Sağlık emekçileri İstanbul’dan seslendi: Sadaka değil akan terin hakkını istiyoruz-VİDEO

PİRHA- KESK, SES ve TTB üyesi kamu emekçileri Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde hükümetin yüzde 3’lük maaş zammına tepki gösterdi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şişli Şubesi ve Türk Tabipler Birliği (TTB) üyesi kamu emekçileri hükümetin memur maaşlarına yaptığı yüzde 3,5 zamma tepki gösterdi.

Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde yapılan ve ‘İnsanca yaşamak istiyoruz’, ‘Sendikal faaliyet suç değildir’, ’Ek ödeme nerede?’ dövizlerinin açıldığı açıklamada, “Şüpheli TÜİK verileri ile manüpile edilen enflasyon oranlarıyla, giderek artan vergi dilimleri ile iyice yoksullaşırken istenilen sadaka değil tulumlardan akan terin, gözlüklerde biriken buğunun, topuklardaki sızının, sırt ağrılarının, yakınlarımıza duyduğumuz hasretin, bozulan ruh sağlığımızın hakkını istiyoruz” denildi.

“TÜKENİYOR VE ÖLÜYORUZ”

Dünyayı kasıp kavuran pandeminin ülkedeki emekçilerin, işçilerin üzerinde kabus gibi dolanmaya devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, sağlık çalışanlarının izin hakkının ellerinden alınarak tükenmeye ve ölüme mahkum edildiği vurgulanarak, şöyle devam edildi:

“Pandemi ile baş etmeye çalışan biz sağlık çalışanları ne yazık ki ücretlerimize yapılan zammın, ödenemeyen ek ödemelerin komiklikleri ile uğraşmaktan utanıyoruz. Toplu sözleşme masasına oturan, emekçilerden, yaşanılan geçim sıkıntısından bi haber olan yetkililer ve sarı sendika (bizleri temsil ettiğini sanan Memur-Sen) bu durumun en büyük sorumlularıdır. Oynanan oyunların sonunda hayatımızla sınanan, sürekli zarar gören bizler sizlerden utanıyoruz. Gıdaya, elektriğe, doğalgaza, köprü ve otoyol geçişlerine yapılan zamlar bizlere yapılan zamla kıyaslanamayacak seviyededir. Sözde maaş artışları elimize geçmeden vergi olarak kesiliyor. Bu adaletsiz gelir vergisi tarifesine son verilmelidir. Maaşlarımız yoksulluk sınırının altında kalmıştır. Ek ödeme dediğiniz şeyi ise; ne düzgün verebildiniz, ne de adil olabildiniz. Ek ödeme adaletsizliğiniz çalışma barışını bozmaktan başka bir işe yaramadı.”

“SADAKA DEĞİL AKAN TERİN, BOZULAN SAĞLIMIZIN HAKKINI İSTİYORUZ”

Hükümetin sağlığa ayrılan bütçede de sınıfta kaldığının altı çizilen açıklamada sağlık emekçilerinin talepleri, “Şüpheli TÜİK verileri ile manüpile edilen enflasyon oranlarıyla, giderek artan vergi dilimleri ile iyice yoksullaşırken istenilen sadaka değil tulumlardan akan terin, gözlüklerde biriken buğunun, topuklardaki sızının, sırt ağrılarının, yakınlarımıza duyduğumuz hasretin, bozulan ruh sağlığımızın hakkını istiyoruz. Bizler; meslek örgütlerimize, sendikamıza kulaklarınızı tıkasanız da, Sağlık bakanlığı bizi duymamakta, görmemekte ısrarcı olmaya devam etse de taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz” denilerek şöyle sıralandı;

  • İzin, emeklilik, istifa gibi kazanılmış haklarımızdan elinizi çekin.
  • Gelir vergisini bizden değil patronlardan alın.
  • Sağlıkta şiddeti önleyecek önlemleri derhal alın, yasayı bizi dinleyerek çıkarın.
  • Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin yoksulluğa ve sefalete itilmesine karşılık toplu sözleşmeyi yenileyin ya da seyyanen maaşlarımıza 2000 TL zam yapın.
  • Sağlık çalışanlarının tamamını kapsayan, dönüşümlü çalışma, hamilelerin, kronik hastalığı bulunanların, idari izinli sayılmasını, çocuklu çalışanlardan talep eden ebeveynin idari izinli sayılmasını,
  • 3-4 kalemde ödemeye çalıştığınız ücretlerimizi tek kalemde ödeyin ve emekliliğimize yansıtın.
  • 3600 ek göstergeyi yıpranma payı olarak söz verdiğiniz gibi bir an önce hayata geçirin.
  • Personel eksikliğini kadrolu, güvenceli istihdam ile giderin.
  • Bütün sağlık emekçilerinin temel ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerinde olacak şekilde düzenlenmesini İSTİYORUZ!!!!
  • Son söz olarak tekrar soruyoruz; Kasım-Aralık ek ödemeleri nerede?

PİRHA/İSTANBUL