Sağlıkçılardan ortak ses: Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz, ölümleri durdurun!- VİDEO

PİRHA- Türkiye’nin bir çok kentinde sokaklara çıkan sağlık örgütleri koronavirüs salgına ilişkin, “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz! Ölümleri Durdurun!” eylemi gerçekleştirerek, iktidarın salgını değil algıyı yönetmeyi seçtiğini belirtti. Açıklamalarda, “Mevcut sağlık politikalarının başarısız olduğu artık kabul edilmeli; sağlığa bütüncül bakan toplum ve sağlık örgütlerinin katılımıyla dayanışma içerisinde yeni bir sağlık sistemi kurulmalıdır” çağrısında bulunuldu.

Tüm dünyada etkisini sürdüren koronavirüs salgını Türkiye’de pik yapmış durumda. Türkiye haritasının tamamına yakını kırmızı olurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salgına dair Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada ‘kısmi kapanma kararı’ aldıklarını duyurdu.

Sağlık örgütleri ise salgına ilişkin Türkiye’nin bir çok kentinde sokaklara çıkarak, “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz! Ölümleri Durdurun!” eylemi düzenledi.

İSTANBUL

İstanbul’da da İl Sağlık Müdürlüğü önünde açıklama yapmak isteyen sağlık meslek örgütleri polis engeli ile karşılaşıp, darp edildi. Türk Tabipler Birliği (TTB), İstanbul Tabip Odası, İstanbul Diş Hekimleri Odası, İstanbul Eczacı Odası, İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık-İş), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (Tüm-Rad-Der) yöneticileri ve üyeleri, “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz, ölümleri durdurun” demek için Fatih ilçesindeki Çemberlitaş Tramvay Durağı’nda bir araya geldi. Sağlık emekçilerine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Oya Ersoy ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da destek verdi.
POLİS DARP ETTİ
Açıklama Sultanahmet’te bulunan İl Sağlık Müdürlüğü önüne yürümek isteyen sağlık emekçileri, polislerce önleri kesilerek engellendi. Polisler, Fatih Kaymakamlığı’nın koronavirüs tedbirleri kapsamında aldığı yasak kararlarını gerekçe göstererek yürüyüşüne izin verilmeyeceğini belirtti. Bu konuda yaşanan tartışma sırasında yasadışı olduğunu ifade ettikleri kararı tanımayacaklarını söyleyen sağlık emekçilerine polisler kalkanları ile müdahale etti. Bu sırada çok sayıda sağlık emekçisi darp edilirken, onlara destek veren TİP Genel Başkanı Erkan Baş da polisin hakaretine maruz kaldı.
Polis müdahalesini  “Hekimleri değil, ölümleri durdurun” sloganı atarak protesto eden sağlık emekçileri, açıklamalarını Çemberlitaş Meydanı’na yapmak zorunda kaldı. Meydana üzerinde “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz, ölümleri durdurun” yazan bir çelenk bırakılıp, salgında yaşamını yitiren sağlık emekçilerinin fotoğrafları taşındı.
İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Güray Kılıç’ın yapmak istedikleri açıklamanın engellemesi ve iktidar politikalarını eleştirmesinin ardından sağlık emekçileri sloganlar eşliğinde dağıldı.

ANKARA

Koronavirüs salgınında vaka ve ölüm sayılarındaki artışa karşı hükümetin adım atmasını talep eden Türk Tabipleri Birliği (TTB) öncülüğündeki sağlık meslek örgütleri Ankara’da, Ulus Meydanı’nda eylem yaptı. Eylemde “Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz, ölümleri durdurun!”, “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz”, “Sermayeye değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı.

“SALGINLA MÜCADELE DAYANIŞMA GEREKTİRİR”

Açıklamada konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı:

“Sorumluluğu 84 milyona devreden bir anlayış, sorumsuz bir anlayıştır. Hep beraber ortak kararlar alacağımız, bu pandemiyle mücadelede dayanışma içerisinde olacağımız adımlar atmaya ihtiyacımız var. Birlikte mücadele edelim. Salgınla mücadele dayanışma gerektirir. Bu dayanışmacı mücadeleyi tüm toplumun bileşenleriyle birlikte yapmak zorundayız.” dedi.

PANDEMİ KÖTÜ YÖNETİLİYOR

Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası ve Türk Hemşireler Derneği’nin ortak açıklamasını TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut okudu.

Yaşanan ölümler karşısında sağlık çalışanlarının tükendiğini belirten Bulut, zorunlu üretim alanları dışında en az 14 gün tercihen 28 gün çalışanlar hiçbir şekilde mağdur edilmeden çarkların durdurulması gerektiğini belirterek şunları aktardı:

“13 Nisan Çarşamba günü Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan iki haftalık kısmi kapanma 1 Mart’tan bu yana uygulanan kontrolsüz normalleşememe halinin ne denli başarısız olduğunun ifadesidir. Yeni kısıtlamalar adı altında alındığı söylenen önlemler ölümleri durduramayacaktır. Sağlık çalışanlarının karşılaştığı zorlu koşulları değiştiremeyecektir. Pandemi yoksulları ve işçileri vurmaktadır. Her gün bir uçak dolusu insanımızı toprağa veriyoruz. Her gün yurttaşların on binlercesini hasta eden pandemiyle ve pandeminin kötü yönetimiyle karşı karşıyayız.”

“ÖLÜMLERİN SORUMLUSU AKP İKTİDARIDIR!”

Açıklamanın ardından CHP ve HDP Milletvekilleri de söz alarak sürecin tek sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu vurguladılar.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, “Bu kadar gayri ciddi, bilim dışı bir yönetim pandemiyle mücadele edemez. Ölümlerin sorumlusu biz değil, sizsiniz. 83 milyon değil!” dedi.

HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik ise, “AKP, pandemi sürecini kendi iktidarını perçinlemek için fırsata çevirmeye çalışıyor. Sağlık meslek örgütlerini karar merciine alın. Aksi takdirde bu süreç birçok insanın sağlığını ve yaşamını yitirmesine neden olacak” şeklinde konuştu.

Açıklamaya DİSK, KESK, TMMOB, CHP, HDP, EMEP, Sol Parti, TİP, TKP, Halkevleri, İHD temsilcileri de destek verdi. Yapılan eylemde eyleme destek veren tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri tek tek söz alarak sağlıkçılara desteklerini belirttiler.

MERSİN

Mersin Tabip Odası, Mersin Dişhekimleri Odası, Mersin Eczacı Odası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Ses Mersin Şubesi, Genel Sağlık İş Mersin Şubesi, Birlik Dayanışma Sendikası, Özgür Çocuk Parkı’nda ortak açıklama yaparak, sağlıkta yaşanan sorunlara dikkat çekti.

HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin destek verdiği ortak açıklamayı Mersin Tabip Odası Başkanı Mehmet Antmen okudu.

“BU TEDBİRLER PAKETİ HALKI OYALAMA PAKETİDİR”

Antmen, 13 Nisan Çarşamba günü Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan iki haftalık “kısmi kapanma” 1 Mart’tan bu yana uygulanan “kontrolsüz normalleşememe” halinin ne denli başarısız olduğunun ifadesi olduğunu belirterek, “İktidar bilimin, meslek örgütlerinin sesine kulağını tıkamakta, sermayenin çıkarlarına uygun kararları uygulamaktadır. Bu tedbirler paketi halkı oyalama paketidir” dedi.

“ÖLÜMLERİ GÖRMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI”

“50 metreye varan yazılar yazdık, cevap alamadık, medya aracılığıyla uyardık yapılması gerekenleri söyledik ama duyulmadık. Bugün buradayız çünkü duymama görmeme şansınız yok, bugün buradayız çünkü ölümleri görmeye tahammülümüz kalmadı, meslektaşlarımızın tükendiğine tanıklık etmeye tahammülümüz kalmadı!” diyen Antmen, “Yeter! Bin defa yeter! Bu kâbusu hep birlikte durduralım” çağrısında bulundu.

Yapılan ortak açıklamalarda “Uyarılarımıza rağmen yanlış sağlık politikalarında ısrar edilmesi, sosyal cinayettir. Toplumun ve sağlık çalışanlarının canını ve sağlığını riske atan vurdumduymazlığına daha fazla tahammülümüz kalmamıştır. Siyasi ve ekonomik çıkarları değil insanı önceleyin! Artık tükendik, söylenecek sözümüzü tükettik. Çığlığımızla buradayız! Bu çığlık hepimizin!” denilerek, talepler şu şekilde sıralandı:

“·Mevcut sağlık politikalarının başarısız olduğu artık kabul edilmeli; sağlığa bütüncül bakan toplum ve sağlık örgütlerinin katılımıyla dayanışma içerisinde yeni bir sağlık sistemi kurulmalıdır.

-Pandemi ile mücadele, derhal geniş katılımlı yerel pandemi kurullarına devredilmelidir. Bu kurullara yerel yönetimler, sağlık emek ve meslek örgütleri ve toplum dahil edilmelidir.

-Bilimsel kriterlere uygun filyasyon çalışmalarına hızla başlanıp salgının ilk kaynağına ulaşılmalı, bireyler hastalanmadan veya hastaneye gelmeden gerekli adımlar atılmalıdır.

-Çalışanlar sosyal ve ekonomik hiçbir kayba uğratılmadan; AVM, fabrika, lokanta, atölye, şantiye gibi kalabalık ve kapalı alanlar derhal kapatılmalıdır. En az 14 gün, tercihen 28 gün zorunlu üretim alanları dışında çalışanlar hiçbir şekilde mağdur edilmeden çarklar durdurulmalıdır. Zorunlu üretim alanlarında çalışanlar için işyerine ulaşmada ve iş yerlerinde fiziksel önlemler alınmalı, dönüşümlü çalışma modelleri ile çalışma ortamlarında bulunan sayısı azaltılmalıdır.

-Uluslararası dolaşım en aza indirgenmeli ve yalnızca çok gerekli şartlarda olmalı, yurtdışı seyahatlerinde 14 gün karantina uygulanmalıdır.

-Aşılamada hedef toplumsal bağışıklık olmalıdır. Etkili bir aşılama programı uygulanmalıdır. Aşı temini ile ilgili süreç şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmalı, toplumun önüne net bir aşı takvimi konulmalıdır. Mevcut durumda hızlı aşılama salgınla mücadelenin en önemli parçasıdır. Aşıda patenti ortadan kaldıracak uluslararası adımlar atılmalıdır.

-Sağlık çalışanlarının mevcut pandeminin yükü yetmezmiş gibi iktidarın vurdumduymazlığıyla daha da tükendiği görülmelidir. COVID-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi gibi basit bir adımın bile atılmaması halen bir ayıp olarak ortada durmaktadır. Halen atanmayı bekleyen ve KHK ile gerekçe gösterilmeden ihraç edilmiş tüm sağlık çalışanları hızla salgınla mücadelede yerlerini almalıdır. Sağlık çalışanları artık dinlenebilmelidir.”

PİRHA/İSTANBUL-ANKARA-MERSİN-İZMİR