Sanatçı Mirov Desmond: Duyun sesimi

PİRHA-İhmaller sonucu geçirdiği iş kazasında parmağı kırılan İbrahim Koyun, işyerinin üstüne düşeni yapması ve kazayla beraber meydana gelen sorunların çözümü için çalıştığı şirkete çağrıda bulundu.

Birçok alanda olduğu gibi müzikle uğraşan sanatçısında, müzisyenine, canlı performansçısından sokak müzisyenine kadar on binlercesi pandemiden olumsuz etkilendi. Ekonomik sıkıntılarla yüz yüze kalanların bazıları intihar ederken, büyük çoğunluğu ya enstrümanını satıyor yada başka işlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Sanatçı Mirov Desmond da ekonomik sıkıntı yaşayıp, başka bir işte çalışmak zorunda kalanlardan biri.

Asıl adı İbrahim Koyun olan sanatçı, pandemi nedeniyle CarrefourSA mağazasında mağaza personeli olarak çalışmaya başladıktan bir süre sonra, iş kazası geçirerek parmağını kırdı.

Koyun, yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.

Koyun, müzisyen olduğunu ve salgın başladıktan kısa bir zaman sonra müzik işleri kötüleşince CarrefourSA da çalışmaya başladığını belirterek, “8 aya yakındır çalışıyorum. 3 Şubat’ta iş yerinde bir kaza geçirdim ve sağ elimin serçe parmağı kırıldı. Kazada sağ elimin beşinci parmağında parçalı kırık var. Vücudumun çeşitli yerlerinde küçük ezilmeler oldu. İlk müdahaleyi, eczanede yapma fikrini saçma buldum. Mağazanın diğer bir çalışanının şahsi arabasıyla devlet hastanesine gidip acilde uzun bir sıra bekledikten sonra ilk müdahaleyle pansuman yapıldı. 10 gündür Devlet Hastanesi’nden ameliyat için gelecek sırayı bekliyorum” dedi.

“MÜZİK HAYATIM DA SEKTEYE UĞRAYACAK”

İş kazası sonucu kırılan parmağın yanlış veya hasarlı kaynaması durumunda müzik hayatının da sekteye uğrayacağını belirten İbrahim Koyun, şunları ifade etti:

“Adalet bakanlığının bu ay yaptığı ve yapacağı on parmak ve diğer sınavları da kaçırdım. Mağaza sorumlularımın bunları biliyor olmasına rağmen, şirketim ameliyat için herhangi bir destek vermiyor. Bu süreçte zaten yanımda olmayan şirketim, yanımda olacağa da benzemiyor. Bir özel hastaneye gidip ameliyat için gereken tüm işlemleri yaptıktan sonra ödeme için şirketim olan CarrefourSA ile iletişime geçtim. Önce mağaza müdürü sonra da bölge sorumlusuyla mevcut durumu paylaştım. Herhangi bir olumlu sonuç alamadım. Şirket sürekli benden Devlet Hastanesi’nden acil ameliyat olmam gerektiğine dair resmi bir yazı istiyor. Ama gittiğim 3 devlet hastanesinin hepsi de böyle bir dilekçe olmadığını ve hatta yasak olduğunu belirttiler. Ben de bu sebeple ameliyat olmam gereken hastaneden ayrıldım. O hastaneye ödediğim muayene ve pansuman masrafları bir yana, ameliyat için yapılan ön hazırlık işlemlerinin borcu da hala duruyor. Ben şu an evde kırık parmakla ameliyat için sıranın bana gelmesini bekliyorum. Ay başında aldığım asgari ücretimin tamamına yakınını hastaneye, taksilere ve ilaçlara harcayacağım. Ay ortasında gelecek kiramı ve faturalarımı da kim ödeyecek bilmiyorum. Şirketim CarrefourSA da bilmiyor, işin aslı ve can sıkan yanı da, bu şirketin umurunda değil. En azından var olan tablo bunu gösteriyor.”

Durumun iç açıcı olmadığını belirten Koyun, “Ne şirketle ne de şirketsiz bu ameliyatı olamıyorum. Şikayetim var ey arkadaş, ey su içen ve yemek yiyen insan evladı ! Bir iş kazası geçirdim, iş yerimin üstüne düşeni yapıp, bu kazayla beraber çıkan sorunları çözmesi gerekiyor” diyerek sesinin duyulmasını istiyor.

Diren SATI/İSTANBUL