CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 20 Şubat 2018 956 Görüntüleme

Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO

Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO
Tarih: 20 Şubat 2018 - 9:30

PİRHA- Sanatçı Tolga Sağ, son dönemlerde yaşanan siyasi baskılara ve MESAM’daki tartışmalara ilişkin konuştu. Sağ, Türkiye’de bir karşıtlık yaratılmaya çalışıldığını vurguladı.

Haberin Videosu

Sanatçı Tolga Sağ ile geçtiğimiz günlerde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Şubesi’nde gerçekleşen Hızır Cemi öncesi sohbet ettik. Türkiye’deki son dönemlerde yaşanan güncel gelişmelere ilişkin PİRHA’ya konuşan Sağ, OHAL’den toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiğini söyledi.

Referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibi gerekçe gösterilerek TRT’de kendisine yasak konulduğunu söyleyen Sağ, “Vergi ödediğim katkı sunduğum bir kurumun içinde kendimi ifade edemiyor olmak ciddi bir baskı” dedi.

‘Barış’ kelimesinin son dönemlerde suç unsuru olmasına değinen Sağ, Türkiye’de karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçiminin olduğunu söyledi. Şimdi ise barışı karşıt bir söylem olarak kendi savaş koşullarına kılıf hazırlamaya çalıştıklarını vurguladı.

Orhan Gencebay’ın “MESAM’ı Aleviler ele geçirdi” sözleri ile başlayan tartışmalara da değinen Sağ, burada da karşıtlık söyleminin meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çekti. Sağ, “Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var” ifadelerini kullandı.

“TOPLUM NE KADAR BASKI ALTINDAYSA BİZ DE..”

Sanatçı Tolga Sağ, sanatçıların meslekleri itibariyle bir nebze de olsa toplumun aynası olma görevini üstlendiklerini söyledi. OHAL’den de toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiklerini ifade eden Sağ, “Sonuçta biz toplumdan aldığımızı toplumla paylaşıyoruz. Kültürü inancı neyse. Hangi müziği yapıyorsak. Her müzik toplumun köklerinden bize ulaşıyor. Biz onları tekrar yorumlayıp tekrar kendi müzikal kimliğimize büründürüp tekrar aynı toplumla paylaşıyoruz. Ve bu toplum OHAL’den ne kadar etkileniyorsa sanatçılarda o kadar etkileniyor. Çünkü birlikte paylaşıyoruz hayatımızı, dünya görüşümüzü. O yüzden ülkedeki insanlar mutsuzsa bizim yaptığımız müziğe de yansıyor. Çünkü müzik motivasyon işi. Bizim o anki düşüncemiz ile duygusal motivasyonumuzla çok ilintili. Çok doğaldır ki bizim de yaşamdaki zorluklar ve bu kısıtlamalar yaptığımız mesleğe yansıyor. Ve toplumun ne kadar baskı altında olduğunu hissediyoruz” dedi.

“15 YILDIR KENDİ İNSANLARIM İLE BULUŞUYORUM”

Sağ, 15 senedir kendi insanıyla buluştuğunu bundan dolayı da yoğun bir baskı hissetmediğini şu sözlerle ifade etti:

“Kendimi özgür hissetmediğim olmadı. Çünkü son 15 senedir zaten kendi insanlarım ile buluştuğum etkinliklerde yer alıyorum. Şöyle bir durumum olsa belediye etkinliklerinde, konserler veren bir sanatçı olsam veya devlet imkanlarını kullanan onların kanallarında programlar yapan ya da oralara katılan, valiliklerin özel etkinliklerinde sahne alan birisi olsam o zaman baskı altında hissederdim. Ben zaten o baskıyı hissedeceğim ortamda değilim. Ben yine kendi insanlarım ile kendi kültür ve inanç birlikteliğim ile programların içinde olduğum için benim üzerimde öyle bir baskı yok.”

“TRT’DE YASAKLI OLMAK BİR BASKI”

TRT’de referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibinde adı geçtiği için yasaklı olan Tolga Sağ, “Baskı diyorsan TRT’de yasaklıyım ben şu an. Yani bu kadar insani, yaşamanın en doğal haklarından birini uyguladım diye şu an benim de vergi ödediğim -içinde olmak olmamak isteyip istememekten bağımsız olarak- o kurumun her santimetrekaresinde benim de katkım var. Ve ben o katkı sunduğum kurumun içinde kendimi ifade edemiyorum. Bu ciddi bir baskı psikolojik olarak. Yoksa ben TRT’ye çıksam ne çıkmasam ne? Mesele bu değil. Sonuçta ben kendimi ifade edebilen biriyim. İsteyip de çıkamamak. Bunlar gerekçe gösterilerek çıkmamın engellenmesi. İşte bu baskı burada başlıyor işte” ifadelerini kullandı.

“BU KOMEDİ BİR TEK TÜRKİYE’DE OYNANIYOR”

Türkiye’de şimdilerde ‘Barış’ kelimesinin suç unsuru olarak sayılmasına da tepki gösteren Sanatçı Tolga Sağ, “Herhalde bu komedi bir tek Türkiye’de oynanıyor” dedi.

Dünyanın hiçbir yerinde en gerici ülkede bile barışın bir suç unsuru sayılamayacağını söyledi.

“SAVAŞA KILIF OLARAK BARIŞ KARŞITLIĞI YAPILIYOR”

Sağ sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada o kadar insanları ayrıştırarak bir politik varlık yarattılar ki yıllardır ve bunu farkındalar. Barış diyeni de ötekileştirerek hani ‘Afrin’e savaşa gidelim’ diyenin karşısında barış diyeni bir karşıt olarak sunmaya çalışmak. Ve oradan faydalanmak. Yoksa ‘Afrin’e gidelim’ diyen adam da barıştan yana olabilir. Yani Afrin’e gitmeyi kendince geçerli bir bahaneyle ‘evet gitmeliyiz’ diyen bir mantık da yine barışı istemeli. Çünkü dünyada herkes barışı istemeli. Savaşın kime neye neden yarar sağlar. Bunu oturup bir düşünse insanlar barış demenin neresinin suç olacağını zaten kavrayacaklar. Ama Türkiye’de o karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçimi var. Bunun altının çok dolu olması çok mantıklı olması gerekmiyor. En mantıksız lafının arkasına taraftar toplayabiliyor ve bir karşıtlık yaratıyor. Bu yıllardır deneyip sahneleyip karşılığını aldıkları bir formül. Ve bence bu formülün peşinden gidiyorlar. Bugün de barışı bir karşıt söylem olarak kendi savaş koşullarına bir kılıf hazırlıyorlar.”

Sağ, sanatçının tüm bunlara karşı toplumun duyarlılıklarını yanında durabilmesi gerektiğini kaydetti.

MESAM’DAKİ ‘ALEVİ’ TARTIŞMASI

Tolga Sağ, ayrıca geçtiğimiz haftalarda gündeme gelen ve tartışma yaratan Orhan Gencebay’ın, “Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği MESAM’ı Alevi mezhebiyetinin ve sol zihniyetin hâkimiyeti var. Kendilerinin dışında hiçbir inanca, mezhebe, siyasi görüşe hayat hakkı tanımıyorlar. MESAM Aleviler tarafından ele geçirilmiştir” iddialarına da yanıt verdi.

Sağ, “80-100 arası çalışanı var. Bunun 10 tanesi Aleviymiş. Yani yüzde 10. Kimse demiyor ki burayı Sünniler bastı. Kimse bunu sorgulamıyor. Bir de MESAM’ın genel kuruluna daha çok halk müziğine gönül vermiş üyeler katılıyor. 11 tane yönetim kurulu üyesi var bunun büyük ağırlığı halk müzikçi oluyor. Ama çoğunlukla özellikle son 10-15 yıldır halk müziği ile uğraşan sanatçıların oransal olarak çok ciddi bir çoğunluğu Alevi” ifadelerini kullandı.

“KARŞITLIKTAN BESLENMEYE ÇALIŞIYORLAR”

İktidarın yaratmak istediği karşıtlık söylemini meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çeken Sağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada belki de başka bir el olarak karıştırmak için müdahale ediyordur. Burada da belki Orhan baba o ele hizmet ediyordur. O karşıtlıktan beslenmeye çalışıyorlar. Yani Alevi olmayanları belki bir gruplaşmaya hizmet etmeye çalışıyorlar. Belki kendileri seçilebilsin diye orada bir şey yaratmaya çalışıyorlar. Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var. Ve bu iki üç arkadaşın seçilememesi için karşıtlık yaratmaya çalışıyorlar.”

Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

İSTANBUL

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018