‘Seçme ve seçilme hakkının gaspına karşı sandıkları sahipleniyoruz’-VİDEO

PİRHA – KESK Ankara Şubeler Platformu, 31 Mart yerel seçimlerine yönelik tutumunu açıkladı. “Demokratik, katılımcı, şeffaf, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan, ekolojik bir yerel yönetim anlayışını savunuyoruz” diyen emekçiler, iktidarın yerel seçimlerinden galip gelerek tek adam rejimini kurumsallaştırma amacında olduğunu söyledi. 

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu, seçimlerde hangi yönde tercih kılacaklarını kamuoyu ile paylaştı. “Demokratik, katılımcı, şeffaf, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan, özgürlükçü ve ekolojik bir yerel yönetim anlayışını savunuyoruz” diyen emekçiler, tek adam rejiminin kurumsal hale getirilmek istendiğini ifade etti.

Ankara Şubeler Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Fevzi Yılmaz, belediye seçim sürecinin genel seçim havasında geçtiğine vurgu yaparak, “31 Mart 2019 yerel seçimleriyle sadece yerel yöneticiler seçilmekle kalmayacak aynı zamanda yasama-yürütme-yargıdaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin iktidar lehine ortadan kaldırıldığı, parlamentonun etkisiz ve göstermelik olarak varlığını koruduğu bir seçim olacaktır” dedi.

“KARANLIK GİDİŞATI DURDURMAK İÇİN…”

Yılmaz, AKP’nin topluma gericiliği dayattığına da vurgu yaparak şunları söyledi:

“Tekçi, otoriter, dinci, mezhepçi ve etnik politikalara dayalı karanlık gidişatı durdurmak için yerel seçimler elbette ne ilk ne son olacaktır. Ancak bu seçimlerin, önümüzdeki yılların gidişatını belirleyecek oldukça önemli bir seçim olacağı da açıktır. Toplumsal mücadelenin her düzeyde gittikçe daha da yoğunlaştığı bir süreçte yaşanacak yerel yönetim seçimleri, bütün toplumun geleceğini ilgilendiren bir mücadele alanı haline gelmiştir. Bu bağlamda emekten, demokrasiden, laiklikten, özgürlüklerden ve barıştan yana bütün toplumsal güçler gibi kamu emekçileri de bu seçimlerde ‘nasıl bir yerel yönetim’ ve ‘nasıl bir gelecek’ istediğini ortaya koyacaktır. Egemenliğin kaynağı olarak referans verilen halktan yükselecek ve kendi otoritelerini sarsacak her tür tepkiyi bastırmaya, halkın kendi hakkındaki kararların öznesi olmasını engellemeye dönük pratikler giderek artmaktadır. AKP özellikle bu pratikleri hayata geçirirken genel kabul gören evrensel değerleri dahi hiçe saymaktadır.”

“KAYYUM, HALK İRADESİNİN GASPIDIR”

Yılmaz, AKP’nin kayyum politikasına da işaret ederek “Kayyum politikası halk iradesinin reddi ve gaspı üzerine kurulmuştur. Tek adam rejiminin yereldeki izdüşümü olan kayyumlar eliyle halkın seçme ve seçilme hakkı elinden alınmıştır. Üstelik yapılacak seçim sonuçları ne olursa olsun yeniden kayyum atama tehdidi de en yetkili ağızdan sıklıkla ifade edilmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki seçim aynı zamanda seçme ve seçilme hakkının gaspına karşı bu hakkın korunma ve halkın kendi iradesine sahip çıkma mücadelesidir” dedi.

“KADINLARI TEHDİT EDEN BİR ANLAYIŞ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Yılmaz, katılımcı yönetim anlayışının yerelden başladığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mahallelerden, semtlerden, köylerden başlayacak demokratik, eşit ve bir arada yaşam doğru bir yerel yönetim anlayışıyla mümkün ve kalıcı olacaktır. Adil, eşitlikçi, laik, demokratik, şeffaf ve katılımcı yerel yönetim anlayışının hakim kılınması makro sorunlarımızın çözüm zeminini de güçlendirecektir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin giderek derinleştiği, kadınlar açısından sömürünün, her tür şiddetin hayatlarını her geçen gün daha fazla tehdit ettiği bir anlayış ile karşı karşıyayız. Kadınların tıpkı ülkemizin genel siyasetinde de özlemini duyduğumuz üzere yönetimlerde daha fazla söz sahibi olması, toplumsal cinsiyet eşitliğini ilke edinen ve kadınların eşit temsiliyetine de önem veren yerel yönetimlerin oluşması tekçi, milliyetçi, gerici zihniyet ve yönetim anlayışını bir o kadar daha geriletecektir. Konfederasyonumuz; devletin ve sermayenin mutlak iktidarına, toplumun ve doğanın talan edilerek nesneleştirilmesine, insanın ve toplumun güvencesiz kılınmasına, piyasanın dokunulmazlık zırhına büründürülmesine, yaşam alanlarımız üzerinde denetim kurulmasına karşı demokrasi mücadelesi yürütmektedir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve özgürlüğü, sermayeden ve devletten bağımsız sendikacılığı savunan, eşit ve özgür yurttaşlığı yeni anayasanın esası olarak gören, düşünce ve ifade özgürlüğünü, bilimselliği, laikliği vazgeçilmez ilke olarak kabul eden, farklılıklarımızla birlikte yeni bir yaşamı inşa eden bir anlayışı savunmaktadır. KESK üyeleri olarak görev aldığımız sandıklardan çıkan sonuçlara sahip çıkacağımızı, oy sayım işlemleri bitinceye kadar ve tutanakların teslim edilmesi, son kontrollerin tamamlanması sürecinde sandıklarımızın başında olacağımızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

PİRHA / ANKARA

pirha.net © 2018