CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, BÜYÜK SÜRMANŞET, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 14 Şubat 2018 - 11:20 168 Görüntüleme

Sefa Öztürk Dede: Hızır; iyiliğin, merhametin, sevginin, barışın adıdır

Sefa Öztürk Dede: Hızır; iyiliğin, merhametin, sevginin, barışın adıdır

PİRHA- Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, Hızır ile ilgili kaleme aldığı yazısında, Hızır’ı anlattı. Öztürk, “Hızır, nerede çağırırsan orada hazır. Havaya, suya, toprağa düşen cemredir Hızır. Hızır gah rüzgâr, gâh güneş, gâh bir su; ya da ete kemiğe bürünmüş bir insan. İyiliğin, güzelliğin, cömertliğin, merhametin, sevginin, barışın adıdır Hızır” dedi. 

Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, Hızır ayına ilişkin bir yazı kaleme aldı. Sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında Öztürk, Aleviler açısından kutsal günlerdeyiz. Hızır ayı da denen bu günler Aleviler için felsefi ve inançsal bazda çok önemli” dedi.

Öztürk, “Genelde yöresel farklılıklar göstererek, Ocak ayının sonlarında başlayıp, Şubat sonuna kadar süren, kimi ocaklara göre üç gün, kimi ocaklara göre yedi gün orucu tutulan Hızır kimdir?” diyerek şunları dile getirdi:

“Veli midir, peygamber midir, nedir? Yoksa herkesin kendine göre bir Hızırı mı vardır?
Efsanesi ve söylencesi çok fazla, bunlar ciddi ve uzun konular. Her söylencenin bir çok boyutu var, ciddi kafa yorulması gereken konular. Hızır çok eski çağlardan günümüze ulaşmış geleneksel bir inançtır. Doğayla içiçe geçen felsefeler ve kadim inançlar uzun ömürlü ve doğanın kozmik aklıyla da uyumlu oluyor.

“HIZIR, HAVAYA, SUYA, TOPRAĞA DÜŞEN CEMREDİR”

Kış, doğanın uzun bir uykuya yattığı bir dönemdir. Bir çok canlı türü (hayvanlar ve bitkiler) kışla birlikte derin ve uzun bir uykuya varır. Doğanın üretimi durur, toprak, dağ, taş, su derin bir uykuya teslim oĺur.
Yaşamın varlığı kışın bitmesi, doğanın uyanmasıyla mümkündür. Karakış ve zemheri (Aralık ve Ocak) her canlı için zordur. Doğa pür dikkat havaya düşecek cemreyi bekler. Cemre düşsün ki doğa uyanmanın hazırlığına başlasın. Büyük bir coşku ve gürültüyle dirim-yaşam başlasın. Hava ısınsın, su ısınsın, toprak ısınsın. Hızır, nerede çağırırsan orada hazır. Havaya, suya, toprağa düşen cemredir Hızır. O cemreler düşmeseydi her can sıkıntıdaydı. Her canın carına yetişti. Hızır gah rüzgâr, gâh güneş, gâh bir su… ya da ete kemiğe bürünmüş bir insan. İyiliğin, güzelliğin, cömertliğin, merhametin, sevginin, barışın adıdır Hızır. Herkesin bir Hızır’ı vardır ve mutlaka her canlının carına yetişir. Yeter ki çağırmasını bil.”
(HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018