Ana Sayfa EMEK-EKONOMİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 13 Temmuz 2019 - 15:34 320 Görüntüleme

‘Şehir hastanesinde meydana gelecek bir kimyasal kazayı yönetebilir miyiz?’-VİDEO

PİRHA- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Ankara Tabip Odası, Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi’nde kimyasal maddenin sebep olduğu kazaya ilişkin açıklama yaparak “Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, aldığımız yoksulluk seviyesindeki maaşlarımızla tükenmemize rağmen hastalarımıza umut olmaya çalışırken her türlü riske maruz kalıyoruz” dedi.

SES ve ATO, 11 Temmuz’da Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi’nde yaşanan kimyasal maddenin sebep olduğu kazaya ilişkin basın açıklaması yaptı.

Laboratuvarda kimyasal madde şişesinin dökülmesi sonucunda 19 çalışanın yayılan gaz sebebiyle etkilendiğini aktaran SES Ankara Şube Eş Başkanı Rona Temelli, şu bilgileri paylaştı:

“HER TÜRLÜ RİSKE MARUZ KALIYORUZ”

“Olağanüstü durumun bertaraf edilmesi sırasında çalışan güvenliğini koruyan önlemlerle, her türlü tedbirin alındığına, en kısa sürede çalışanların ve hasta yakınlarının güvenli bir şekilde ortamdan uzaklaştırıldığına, olayın açıklamada belirtildiği gibi laboratuvarda gerçekleştiğine inanmak durumundayız çünkü sağlık alanındaki en yetkili kurumdan yapılan açıklama bu şekilde. Ama bu açıklamaya; 6331 sayılı İş(çi) Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve kanuna bağlı mevzuatın hastanelerimizde uygulanma durumunu göz önünde bulundurduğumuzda inanmamız mümkün değildir.

Biz sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, aldığımız yoksulluk seviyesindeki maaşlarımızla, sırtımızı kambura çeviren iş yüklerimizle, tükenmemize rağmen hastalarımıza umut olmaya çalışırken her türlü riske maruz kalıyoruz. Çalışma ortamlarımızda radyoaktiviteden, kimyasallara, biyolojik ajanlardan, psikolojik ve ergonomik risklere ne ararsanız var adeta. Çok tehlikeli bir alanda çalışanların diğer çalışanlara nispeten ücretle ödüllendirilmeleri lazımken her geçen gün eriyen ücretlerimizle artık güç bela geçinmeye çalışırken can güvenliğimizin derdine de düşer olduk. Yani anlayacağınız tabiri caizse ‘koyun can derdinde kasap başka dertlerle meşgul'”

“LÜTFEN HASTANELERİ TEFTİŞ EDİNİZ”

Kazaya ilişkin yetkililerin yeterli açıklamayı yapmadıklarını ifade eden SES ve ATO, hazırladıkları şu soruların da ilgililerce yanıtlanmasını istedi:

“Bu kaza gerçekten laboratuvar da mı meydana gelmiştir? Yoksa transfer esnasında koridora mı dökülmüştür? Transfer uygun koşullarda ve eğitimli ekipçe mi yapılmaktadır? Tehlikeli Kimyasalın depolanmasından, saklanmasından ve transferinden kimler sorumludur? Bu sorumlular Tehlikeli Kimyasallarla Güvenli çalışma hakkında eğitim almışlar mıdır? Kendilerine zimmetlenmiş kişisel koruyucu ekipmanları bulunmakta mıdır?

Dökülen kimyasalın ne olduğu bakanlığın açıklamasında belirtilmemiştir. Kimyasalın “formalin” olduğu yönünde söylentiler doğrulanmalıdır. Laboratuvar çalışanlarının Formalin maruziyeti ölçüm kartları bulunmakta mıdır? Kaza sonrası maruziyet ölçümü yapılmış mıdır?

Kaza sırasında dökülmelerde kullanılmak üzere dökülme setleri bulunmakta mıdır? Kaza sonrasında dökülme seti kullanılarak temizlik yapılmış mıdır?

Kaza sonrasında göz ve vücuda sıçrama yaşanmış mıdır? Gözden ve vücuttan kimyasal maddeyi uzaklaştırmak için laboratuvarda duşlar bulunmakta mıdır? Formalinle çalışan personelin uygun kimyasal maskesi, koruyucu gözlük ve yüz kalkanları temin edilmiş midir?

Hastane formalin atıkları ne şekilde imha edilmektedir? Nötralizasyon yapılmakta mıdır?

Bu kazadan etkilenen çalışanların acil kayıtları iş kazası şeklin de mi yapılmıştır? 19 kişinin hepsi çalışansa iş kazası bildirimleri kurum tarafından Çalışma Bakanlığı’na bildirilmiş midir?

İşçi sağlığı ve güvenliği kurul kararları, çalışan temsilcileri tarafından çalışanlarla paylaşılmakta mıdır? Kurullar düzenli aralıklarla toplanmakta mıdır? Kaza sonrasında alınan kararlar çalışanlarla paylaşılacak mıdır?

Çalışan temsilcileri yasada belirtilen şekilde çalışan ile yöneticiler arasında bir köprü görevi yapmakta mıdır? Önerileri dikkate alınıp, gerekli düzeltici önleyici faaliyetler yapılmakta mıdır? Çalışan temsilcileri seçilmiş mi yoksa atanmış mıdır?

Laboratuvar çalışanları dahil olmak üzere çalışanların sağlık gözetimleri yapılıp kayıtlar tutulmakta mıdır? Kaza sonrası kazadan etkilenen çalışanların sağlık gözetim takibi yapılacak mıdır?

Hastanenin Nisan ayında “masa başı hastane afet planı tatbikatı” yaptığını öğrenmiş bulunmaktayız. Hastane Afet Planı sitede yer almamakta ama ekip olduğunu ve tatbikatlar yapmış olduğunu da görsellerden teyit edebiliyoruz. Saha tatbikatı olarak yaşanan bu kazanın görüntüleri kamera kayıtlarında bulunmaktadır. Bu kaza kayıtları AFAD ekipleriyle birlikte 25 kişilik ekip tarafından değerlendirilmeli, yaşanan kazalardan ders alma, kendini değerlendirme açısından oldukça önemlidir.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkililerine bu kazayı ihbar ediyoruz diyoruz ki bu hastane kısmen bazı sorumluluklarını yerine getirmiş bir hastane olmasına rağmen bir kaza yaşıyor. Ankara’nın göbeğinde Bakanlığa 10 km uzaklıkta hastanelerde 6331 sayılı kanun uygulanmamaktadır. Lütfen hastaneleri teftiş ediniz. Yaptırım uygulayınız. Ayrıca,  420 yataklı hastane bu olayla yanlışı ya da doğrusu ile başa çıkabildiğini varsayarsak; 3600 yataklı şehir hastanelerinde ne yapılacağı ve ne tür önlemler alınacağı Bakanlık tarafından düşünülmüş müdür? Şehir hastanesi laboratuvarında meydana gelen bir kimyasal kazayı yönetmeye hazır mıyız?”

YASALARLA HER ŞEY KORUNMUŞ DURUMDA AMA…

Açıklama ardından konuşan ATO Başkanı Vedat Bulut da iş güvenliği konusunda yönetimlerin zayıf olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Şehir Hastanesi süreciyle birlikte taşınacak olan hastanelerde ihmaller gerçekleşti. Çünkü ‘nasıl olsa taşınılacak, öbür tarafa giderken yatırım yapmaya gerek yok’ denildi. Bu tür teknik hizmetlerdeki aksamaların ne tür sonuçlar doğuracağı malum. Aslında yasalarda, mevzuatta her şey korunmuş durumda. Örneğin laboratuvarlarda bir duşun olması gerekir. Bunun dışında giyilecek olan, yüzü gözü koruyacak tulumlar vardır. Bunların hastanelerde ihmal edildiğini biliyoruz. Bizler sağlık çalışanlarının sağlığının da en az hizmet ettiği vatandaşlarımız kadar önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü onlar olmasa sağlık hizmeti de verilemez.”

PİRHA/ANKARA

pirha.net © 2018