Ana Sayfa EKOLOJİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 14.05.2019 211 Görüntüleme

Sekiz yıllık rant hikayesi: Yeşil Yol – VİDEO

PİRHA- Milletvekili Murat Çepni, yapımı süren Yeşil Yol Projesi hakkında “Karadeniz Turizm çöplüğüne dönüştürülemez. 16 yılda ancak bitirilen sahil yolu sürekli çöküyor. ‘Ayder’e ihanet ettik’ diyenler bugün gözlerini başka rant alanlarına çevirmiş durumda” yorumunu yaptı.  

HDP Ekolojiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Çepni, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca 2001 yılında gündeme gelen Yeşil Yol Projesi’ni yeniden gündeme taşıdı.

Samsun’dan başlayarak Artvin’in yaylalarına kadar yaklaşık 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki proje ile tam olarak amaçlanan ne; detaylarına baktık.

“YEŞİL YOL PROJESİ TALANIN ÖNÜNÜ AÇACAK”

Murat Çepni’nin öncelikle altını çizdiği nokta; Karadeniz Dağları’nın ekolojik olarak büyük bir tahribata uğrayacağı konusu oldu. Çepni, Yeşil Yol’un geçeceği güzergahın, dünyanın 200 önemli ekolojik bölgesi arasında yer aldığına da işaret etti.

Murat Çepni’nin ısrarla vurguladığı bir diğer husus ise; Yeşil Yol projesinin master planı, yani; inşa sürecine dair detaylı planlama hala açıklanmadı.

Çepni, konuyu meclis gündemine de taşıdıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“İlk başta şunu söyleyeyim; Yeşil Yol projesi bir rant projesidir. Yeşil Yol projesi yaylalar için talan projesidir. Yeşil Yol projesi Karadeniz coğrafyasının sermaye şirketlerine peşkeş çekilmesidir. Bu proje bakanlık tarafından yaylaların turizme açılması adına planlandığı ve o günden bugüne tartışmaları ile birlikte mahkeme süreçleri devam eden, halkın da büyük tepkisiyle karşılaşan bir projedir.”

“YAŞAM ALANLARI ORTADAN KALDIRILIYOR”

Karadeniz dağlarının biyolojik özgünlüğüne vurgu yapan Çepni, söz konusu tehlikelerin neler olabileceğini şu cümlelerle anlattı:

“Tehlike; hem Karadeniz yaylalarının doğal bitki örtüsünün hem de suların yok edilmesi anlamına geliyor. Daha da önemlisi yaylalar zaten bir tür yaşam alanları. Dolayısıyla bunun da ortadan kaldırıldığı bir proje. Yani bu proje ile hem halkın yaylalarla kurduğu ilişki bertaraf ediliyor hem de doğal yaşam tahrip ediliyor.”

“SARAYIN KASASINA PARA GİRSİN DİYE…”

Milli park olarak tanımlanan alanların içerisinden geçirilen asfaltın da eleştirilmesi gereken bir husus olduğuna işaret eden Çepni şöyle devam etti:

“Bu, AKP’nin 17 yıllık hükümetindeki karşımıza çıkan en temel akıllarından bir tanesi. Her tarafın inşaat haline getirilip projelerin firmalara peşkeş çekildiği ve ‘büyük projeler’ üzerinden bir tür ekonomik birikim modelini karşımıza çıkarıyorlar. Yol yaptıklarında bunu rahatlık olarak sunarlarken, diğer yandan da bitmeyen bir proje de ortaya koyuyorlar. Yani; yol = yeni inşaatlar demek oluyor. Yeşil yol projesi dahilinde 40 civarında dinlenme tesisi gibi planlamalar bulunuyor. Bu işin tek mantığı var o da kısa yoldan rant elde edip sıcak paranın sarayın kasasına girmesini sağlamaktır.”

“KARADENİZ NEREDEYSE YAŞANMAZ HALE GELDİ” 

Çepni’nin dikkat çektiği bir diğer nokta da Karadeniz bölgesinin insansız bir coğrafyaya dönüşüyor olması. Halkın arazilerinin şirketlere peşkeş çekildiğini söyleyen Çepni’nin aktarımları şu şekilde:

“Karadeniz, boşaltılıp insansızlaştırılmış bir coğrafya. Karadeniz belki de en çok göç veren bir coğrafya. Tarımı bitirilmiş. Çayı, fındığı ve hali ortada… Turizm diye tarif edilen rant projeleri üzerinden halkın arazileri yabancı şirketlere peşkeş çekildi. Dolayısıyla insanların geçinemediği aç kaldığı ve de göç ettiği bir coğrafyada şimdi kala kala bir tek yaylalar kaldı. Çünkü yaylalar henüz göç etmeyenlerin yaşamlarını idame ettiği bir gelenek ve aynı zamanda da göç etmiş insanların yılda bir-iki ay gelip akrabalarıyla ve doğa ile buluştuğu mekanlardır. Şimdi bunları ortadan kaldırıyorlar. Bu proje halk için değil. Turizm diye tarif ediyorlar ama yalan. ‘Büyük şirketler kuracağız’ diyorlar fakat o tesislerde halk yer almayacak. Tesisler; büyük turizm şirketlerinden gelen insanların büyük paralarla konaklayacağı, halka kapalı yerler olacak. Dolayısıyla turizm gelirleri Karadeniz’i zenginleştirmeyecek. Tayyip Erdoğan, Ayder Yaylası için ‘biz oraya ihanet ettik. Bölgeyi inşaat çöplüğüne dönüştürdük’ demişti. Dün bunu söyleyen, bugün Yeşil Yol üzerinde aynı yaklaşımı ortaya koymaya çalışıyor. Karadeniz coğrafyası neredeyse yaşanmaz bir hale geldi. Adeta çöplüğe dönüşmüş durumda. Biz daha çok sahil yolunu biliriz ama daha büyük tahribatlar içerideki yaylalarda oluyor.”

“16 YILLIK SAHİL YOLUNDAN KAÇ MÜTEAHHİT ZENGİN OLDU?”

İktidarın övgü kaynağı olarak gördüğü Karadeniz Sahil Yolu’nun her yıl çöktüğüne de işaret eden Çepni, şunları da sözlerine ekledi:

“Sahil yolu sıklıkla çöküyor. Aynı yol sellere de sebep oluyor. Sularla deniz arasını kesen bir yol bu. Sellerin sebebi de bu tip yapılaşmalardan kaynaklanıyor. İnşaat sektörü, akarsuları daraltıyor, yönünü değiştiriyor ve ardından da sel ve heyelanlara dönüşüyor. O sahil yolu da 16 sene sürdü. Oradan kaç müteahhit zengin oldu, kapalı kasalara ne kadar para girdi; artık biz tahmin edemiyoruz.”

“NEREYE BAKSANIZ BİR RANT PROJESİ FIŞKIRIYOR”

Yeşil Yol projesine dair itirazların sürdüğünü de söyleyen Çepni’nin aktarımları şöyle:

“İktidarın, Türkiye’nin her tarafında Yeşil Yola benzer projeleri var. Nereye baksanız bir rant projesi fışkırıyor. 2013 senesinde yapılan itirazlara bağlı olarak bilirkişi heyeti oluşturuluyor ve o kurul gidip bölgede araştırma yapıyor. Sonuçta projenin planlandığı üzere yaylalara, doğal yaşama katkısı olmadığı; tam tersine zarar verdiğini ortaya koyuyorlar. Bunun üzerine durdurma kararı çıkıyor fakat buna rağmen fiilen yol yapımı sürüyor.

Söz konusu 40 işletme halkın yararına işletmeler değil. Karadenizlilerin ihtiyacı olan öncelikle barıştır. Sonrasında ise Karadeniz’de yatırıma ihtiyaç var. Örneğin fabrika ihtiyacı…Karadeniz Turizm çöplüğüne dönüştürülemez. Karadeniz’de kültürel turizm olmalıdır. Oralar doğallığı ile zaten turizm merkezidir. Turizm dediğimiz anlayıştan devasa yapılar çıkartmamalıyız. Dolayısıyla orada ekmeğe, fabrikaya ihtiyaç var. Örneğin şu an çay dönemi geldi. Çayın, fındığın desteklenmeye ihtiyacı var. Karadeniz zaten mevcut haliyle bir cennet niteliğinde ve buralar mümkünse korunmalı.”

Eren GÜVEN- Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

pirha.net © 2018