Ana Sayfa EMEK-EKONOMİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 12 Temmuz 2019 273 Görüntüleme

SES: OHAL Komisyonu ile adalete erişim mümkün değil

SES: OHAL Komisyonu ile adalete erişim mümkün değil
Tarih: 12 Temmuz 2019 - 13:47

PİRHA – Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), OHAL ve KHK’lar sonrasında açılan davaların bekleme süresini eleştirdi. “OHAL hukuksuzluğu mahkemeler eliyle devam ediyor” denilen açıklamada komisyon kararına karşı açılan davalarda bekleme süresinin en az 900 gün olduğuna işaret edildi.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), OHAL sürecinde yayımlanan KHK’lar ile birçok hukuksuzluğun yaşandığına dikkat çekti. Ankara’da yapılan basın toplantısında, açılan davaların bekleme süresinin 900 güne kadar uzayabildiğine vurgu yapılarak OHAL Komisyonu’nun işleme biçimi ve verdiği kararlar eleştirildi.

SES Eş Genel Başkanı Gönül Erdem’in okuduğu basın metninde şu ifadelere yer verildi:

“OHAL Komisyonu 28.06.2019 tarihinde komisyon kararlarına ilişkin yaptığı açıklamada 28.06.2019 tarihi itibariyle komisyona yapılan başvuru sayısının 126.200 olduğunu, komisyonun 28.06.2019 tarihine kadar 6.000’i kabul, 71.900’ü ret olmak üzere toplam 77.900 başvuruya ilişkin karar verdiğini, incelemesi devam eden başvuru sayısının 48.300 olduğunu açıkladı. 1,5 (bir buçuk) yıllık süre içerisinde toplam başvuruların yüzde 61’i hakkında karar verildiği belirtildi. Komisyon başvurularının yüzde 61’i sonuçlandırılırken sonuçlanan başvurularda kabul oranı yüzde 0,7’de kaldı. 23 Mayıs tarihinde yaptığımız açıklamada ret kararlarına ilişkin verdiğimiz örnekler başvuruların neden yalnızca yüzde 0.7’sinin kabulle sonuçlandırıldığını göstermektedir.

OHAL Komisyonu masumiyet karnesini ihlal etmekte, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmayan üyelerimizin başvurularını reddetmekte, memuriyete girmeden önce kişi hakkında verilen ve denetim süresi dolan kararları ihracın gerekçesi yapmakta, ihraç kararından sonra başlatılan soruşturmaları ret gerekçesi yapabilmektedir.

OHAL Komisyonunun başvurulara ilişkin kararlarının ardından idari yargı süreçleri de adalete erişim için etkili başvuru yolları değildir.

Komisyon kararlarına karşı idari yargıya başvuran üyelerimizin davaları bilindiği üzere özel görevli ve yetkili Ankara idare mahkemelerince incelenmektedir. DGM’ler kapatıldıktan sonra ceza yargılamalarında bir şekilde devam eden özel yetkili yargılamalar böylece idari yargılamalarda da işlerlik kazanmıştır.

Her ne kadar KESK’e bağlı sendikalarımızın üyelerinden ihraç edilenlerle ilgili bugüne kadar idari yargıda sonuçlanmış bir dava bulunmasa da takip edebildiğimiz kadarıyla özel görevli idare mahkemeleri komisyon kararlarına paralel kararlar vermektedir. Bu nedenle komisyon kararlarına ilişkin davaların özel yetkilendirilmiş mahkemelerde görülmesine son verilmeli, davalar genel yetkili mahkemelerde görülmelidir.

Adalete erişimde bir başka sorun ise yargılamaların uzunluğudur. Yıllardır Mahkemeye erişmek için bekleyen üyelerimiz dava açtıklarında davalarının 2 yıl ile 3 yıllık azami sürelerde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini öğrenmektedir. Bu süreler ilk aşama yargılamalar için belirlenmiş sürelerdir.

“KAMU EMEKÇİLERİNİN ADALETE ERİŞİMİ MÜMKÜN OLMUYOR”

Komisyon kararlarına karşı açılan davalarda komisyon kararlarının yürütülmesinin durdurulması taleplerimizin incelenmeksizin reddedildiği bir önceki raporumuzda açıklanmıştır.

Bu şekliyle OHAL Komisyonu ile veya özel görevli ve yetkili idare mahkemeleriyle, bu hedef sürelerle kamu emekçilerinin adalete erişimi mümkün olmadığı gibi, toplumun bir kesiminin temel haklarının ölçüsüzce askıya alındığı bir ülkede hiçbir yurttaşın hakkının güvencede olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bu nedenlerle; Komisyon derhal lağvedilmeli, haksız ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmesi sağlanmalıdır. Bu gerçekleşinceye ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

PİRHA/ANKARA

pirha.net © 2018