SES’ten bütçe açıklaması: Kronikleşmiş yoksulluk problemine çözüm üretilmeli-VİDEO

PİRHA- ‘2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ne dair açıklama yapan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, “Bütçe hazırlanırken emekçilerin talepleri dikkate alınmadı. Kronikleşmiş yoksulluk problemine çözüm üretilmeli. İktidarın siyasi ihtiyaçlarından arınmış bir bütçe yapılmalı” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2022 bütçesi yarın itibari ile görüşülmeye başlanıyor. Görüşülecek olan bütçe taslağı üzerinden Bakanlığın önümüzdeki yıl için nasıl bir hizmet hedeflediğine dair değerlendirmelerini ve taleplerini paylaşmak isteyen Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) basın açıklaması düzenledi. SES Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen açıklamanın yapıldığı salona ‘Bütçede sosyal hizmet emekçileri için insanca yaşanacak koşullar ve halk için sosyal hizmet yok!’ pankartı asıldı.

Açıklamayı yapan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, bütçe görüşmelerine, ne taslak hazırlığı aşamasında ne de hazırlanan taslağın Meclis’e sunulması aşamasında sendikalarının ve iş kolunda örgütlü yapıların dâhil edilmediğini belirterek, iktidarın siyasi ihtiyaçlarından arındırılmış, emekçilerin sorunlarını çözecek bir bütçe yapılması gerektiğini aktardı.

“KAYNAKLAR DOĞRU YERLERE AKTARILMALIDIR”

Ekonomik kriz karşısında 2022-2023 toplu iş sözleşmesinin, sermayenin çıkarlarını korumanın yolu olarak emekçilere dönük sömürüyü artırdığını ve kamu emekçilerinin daha da yoksullaştığını ifade eden Atabey, “Gelirlerimizi azaltma yönünde politika güden iktidar, mevcut haklarımızı da ortadan kaldırmak, sermayeye ise her türlü kaynağı aktarmak tercihinde ısrar etmektedir. Salgının sonuçları nedeniyle ekonomik olarak etkilenen kesimler için; işsiz kalanlar, ücretsiz izne çıkartılanlar, gelirleri düşenler, işyeri kapananlar gibi salgın nedeniyle daha çok risk altında olan kesimler için gerçek tedbirler alınmamış, kaynaklar buralara aktarılmamıştır. Bakanlık bütçesi, zam üzerine zam yapılan, dolar ve Euro karşısında gelirlerimizin eridiği, alım gücünün düştüğü ve açlık sınırının bandında gezen gelirimizle, tüm emekçilerin geçinemiyoruz dediği ve ek zam talebinin yaygın bir talep haline geldiği bir zamanda yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

“BAKANLIK, KAMU HİZMETİNİ HAYIR İŞİ YAPMA MİSYONUNA ÇEVİRMİŞ DURUMDADIR”

2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Yasa Tasarısı’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na aktarılması öngörülen ödeneğin 66 milyar 131 milyon 543 bin TL olduğu bilgisini veren Atabey sözlerine şu şekilde devam etti:

“2022 Bütçesinin %3.8’ini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi oluşturmaktadır ve bakanlıklara bütçeden ayrılan pay bakımından 6. sırada gelmektedir. Bakanlıklar ayrılmadan önce %12.7 ile en büyük 3. paya sahip olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (AÇSHB)‘lığına ayrılan bütçe göz önüne alındığında 2022 yılında aile ve sosyal hizmetler politikaları için ciddi bir bütçenin ayrılmadığı, ihtiyacı karşılama gibi bir niyetinin olmadığı açık bir şekilde görülmektedir.

Nisan 2021’de bakanlıklar ayrılıncaya kadar AÇSHB’ye ayrılan toplam bütçede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB)’ye ayrılan payın Aile ve Sosyal Hizmetlere ayrılandan iki kat fazla olduğu görülmektedir.  2021 Haziran sonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) Bütçesinin %50.5’si harcanmıştır. ASHB; sosyal politikalar üretme konusuna sadece istatistiki yaklaşmaktadır ve kendisine başvurulmayı beklemekle yetinen bir yaklaşıma sahiptir.  ASHB sosyal politika üretme niye, ti olmayan birimleri hakkında nitelik arttırma yaklaşımından uzak; sanki sosyal yardım derneği gibi davranan ve zaten sağlaması gereken kamu hizmetini hayır işi yapma misyonuna çevirmiş durumdadır.”

“KRONİKLEŞMİŞ YOKSULLUK PROBLEMİNE ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

2022 bütçesi hazırlanırken kur farkı, enflasyon, eşya ve hizmetlerin değerinin artmış olduğu kriterlerin dikkate alınmadığını da söyleyen Atabey, “Hedeflerin 2021 yılı gerçekleşen hedeflerine bakılarak belirlendiği ortaya çıkmıştır. Bu kriterlere göre incelendiğinde bile aslında ASHB’nin bir önceki yıla göre daha az harcama yapmayı planladığı ortadadır. Bu durumda ASHB’nin hedefinin kronikleşmiş yoksulluk problemine çözüm üretecek bir sosyal politika üretmek olmadığı ve sağlaması gereken kamusal hizmeti kendine başvuruda bulunanlara hayır işi olarak yaptığı açıktır” dedi.

“KADINLARA YÖNELİK POLİTİKALARA DAHA FAZLA PAY AYRILMALI”

Atabey Bakanlığın, Kadınlara yönelik hizmetlerin planlanması ve şiddetin önlenmesi konusunda ana sorumlu ve koordinatör birim olan KSGM için 2022 bütçesinde 22.020.000 TL pay ayırdığını ve bunun yetersiz olduğunu dile getirerek; “Ayrılan ödeneğin %75 ‘inin personel giderleri için kullanılması öngörülmektedir. Bu bütçe planı, yani yeterli ve etkili oranda bütçenin ayrılmaması KSGM’nin uzun süredir giderek daha çok etkisizleştirilmesinin bir parçası olarak görülmektedir. Kadın erkek eşitliğinin sağlanması hedefi ve buna uygun faaliyetler Genel Müdürlüğün hedeflerinden çıkartılarak revizeler yapılırken, kadınların varlıklarını ve haklarını aile içindeki ‘görevleri’ üzerinden tanımlayan muhafazakâr söylem ve pratikler KSGM’nin çalışmalarını da büyük ölçüde etkilemiştir” ifadelerini kullandı.

“2 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ OLDUĞU KAYDEDİLDİ”

Türkiye nüfusunun %27,2’sinin çocuk olduğunu ve çocukların ihtiyaçları, çocuk koruma mekanizmasındaki eksiklikler, koruma ve önleme odaklı çalışmalardaki zayıflıkların sıkça dile getirildiğini aktaran Atabey,  “Türkiye ‘de 2018 TÜİK verilerine göre 720 bin, DİSK’in hazırladığı rapora göre de 2 milyon çocuk işçinin olduğu kaydedildi. Çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ulaşılan çocuk sayısının 9.000’den 10.000’e çıkma hedefi Türkiye’de kayıtlı ve kayıt dışı çocuk işçi sayısı dikkate alındığında bu yapısal sorunun çözümüne dair umut vermekten uzaktır. Ayrıca rakamlar yapılan çalışmaya dair niteliksel bir veri sağlamadığı için, ulaşılan çocukların yaşamlarında dönüştürücü bir etki yaratılamamakta, sorunun kronikliğini korumasına neden olunmaktadır” diye belirtti.

“SOSYAL YARDIMLAR EMEKÇİLERİ İKTİDARA BAĞIMLI HALE GETİRMEK İÇİN KULLANILIYOR”

AKP iktidarının uzun süredir sosyal yardımı hak olmaktan çıkardığını, yardımları lütuf ve bağımlılık ile oy ilişkisi bağlamına yerleştirdiğini vurgulayan Atabey şunları kaydetti:

“Sosyal yardımlar yoksulluğu sürdürme, yoksullaştırılan emekçileri iktidara bağımlı hale getirme politikasının bir aracı olarak kullanılmaya devam edilmektedir. 2020 yılı bütçesinde sosyal yardımlara ayrılan kaynak 69 milyar lirayken, 2019’da ise bu rakam 55 milyardı. Bakanlığın 2020 Faaliyet Raporuna göre, sosyal yardımlardan faydalanan 6 milyon 630 bin hane oldu. Bu hanelerden 2 milyon 450 bin 80 hane düzenli yardım, 2 milyon 733 bin 741 hane ise süreli yardım almıştır. 1 milyon 436 bin 799 hane ise hem düzenli hem de süreli yardımlardan faydalanmıştır. 2019 yılına göre 2020 de sosyal yardıma muhtaç olan hane sayısı 2 kat artmış ve oran olarak % 102 hane sayı artışıyla sosyal yardıma muhtaç hale gelmiştir.  TÜİK’e göre ortalama hane halkı büyüklüğünün 3,35 kişi olduğu düşünüldüğünde Türkiye’de en az 20 milyon 200 bin kişinin Bakanlık bünyesindeki sosyal yardımlardan faydalandığı görülmektedir. Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programı’na göre ise belediyeler dışındaki kamu kuruluşlarının sosyal yardım harcamalarından 17 milyona yakın kişi yararlanmıştır.”

“İKTİDARIN SİYASİ İHTİYAÇLARINDAN ARINDIRILMIŞ BİR BÜTÇE YAPILMALI”

‘Bütçe halkın ve emekçilerin örgütleri aracılığı ve onların katılımı ile yapılmalıdır’ diyen Atabey herkes için ve iş kolu emekçileri için taleplerini dile getirdi.

Ayrı bir Kadın Bakanlığı ve Çocuk Bakanlığı’nın kurulmasını, ayrı ve ihtiyacı karşılayacak bütçeleri olması gerektiğini belirten Atabey, sosyal hizmet alanlarındaki politikaların sorunları önlemeye odaklı, iktidarın siyasi ihtiyaçlarından arındırılmış, kapsamlı politikalar olması gerektiğini söyledi.

‘Bu alanda yapılacak planlarda ekonomik tasarruf ya da kesinti düşünülmemeli, ihtiyaç neyse gerekli bütçe ayrılmalı’ ifadesini de kullanan Atabey; “Yoksulluğu teşvik eden değil istihdamı önceleyen ve yoksulluğu bitirme hedefiyle bütçe planlamaları yapılmalıdır. Pandemi nedeni ile bakanlık personelinin iş yükü çok fazla artmıştır. Bütçede personel ödemelerinde personel açığı düşünülerek kadrolu ve güvenceli istihdamla personel açığının hızlı bir şekilde giderilmesi için ödenek arttırılmalıdır” dedi.

PİRHA/ANKARA