CANLI YAYIN
Video bulunamadı...
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEOLAR 13.01.2018 236 Görüntüleme

‘Sevdiklerimiz kömür olarak bir çuvalla verildi bize’-VİDEO

PİRHA- Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 668. haftasında Güçlükonak katliamında hayatını kaybedenleri ve 12 Ocak 1996 yılında gözaltında kaybedilen Ahmet Kaya’yı anarak adaletin yerini bulması talep etti. 

Haberin Videosu 

668. haftada Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri üzerinden 22 yıl geçen Güçlükonak katliamında yaşamını yitirenleri ve 12 Ocak 1996 yılında gözaltına kaybedilen Ahmet Kaya’yı andı. Kayıpların resimlerinin taşındığı eylemde açılan “Failler belli kayıplar nerede?” pankartının üzerine kırmızı karanfiller ile barışı temsilen beyaz tülbentler kondu.

“DEVLETİN YAKAYI ELE VERDİĞİ BİR OLAYDI”

Güçlükonak katliamının yaşandığı dönemde Barış İçin Bir Arada grubunda yer alan Şenay Yurdatapan bölgedeki tanıklıklarını anlattı. “Devletin dört dörtlük yakayı ele verdiği bir olaydı” diyen Yurdatapan, katliamın önce PKK yapmış gibi gösterildiğini ancak PKK’nin bunu yalanladığını belirtti. “Derin devlet değil devletin ta kendisini suç işledi” ifadesini kullanan Yurdatapan, “Devlet ne yaparsa yapsın, KHK’ler çıkarsın gerçekleri örtbas edemeyecek” dedi.

“SEVDİKLERİMİZ KÖMÜR OLARAK BİR ÇUVALLA VERİLDİ”

Yurdatapan’ın arkasından söz alan Ahmet Kaya’nın yeğeni Emine Kaya anadilinde seslenerek barış için çabalayacaklarını vurguladı. Emine Kaya şunları kaydetti: “Herksin gözü önünde insanlarımız kül oldu. 22 yıldır aynı acıyı yaşıyoruz. Sevdiklerimiz kömür olarak bir çuvalla bize verildi. Yazık… Damarlarımızdaki son damla kana kadar barışı savunacağız…”

“HASRET KALDIK DEDEME”

Emine Kaya’nın arkasından söz alan Ahmet Kaya’nın torunu Rojin Kaya “Hasret kaldık dedeme… Keşke ölmeseydin canım dedem. Biz dedeme sonuna kadar sahip çıkacağız. Sonuna kadar devletten adalet isteyeceğiz” dedi.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına açıklamayı cumartesi insanlarından Gülseren Yoleri okudu.

Yoleri, 668 haftadır ‘Şiddet kültürünün egemenliğine son vermek ve demokratik bir gelecek kurmak için, geçmişin suçlarıyla yüzleşmek ve hesaplaşmak gerekir’, ’22 yıldır inkarla, cezasızlıkla üzeri örtülmek istenen Güçlükonak katliamı unutulmasın’ diyerek Galatasaray’da olduklarını hatırlattı.

Yoleri, 15 Ocak 1996 tarihinde Şırnak Güçlükonak’ta yaşanan saldırıya ilişkin bu bilgileri paylaştı:

“İçinde 7 köylü ve 4 korucu bulunan minibüs önce kurşunlandı sonra yakıldı. Olay, Taşkonak Taburu ve Koçyurdu Karakolu arasındaki asker ve korucuların denetimindeki dar bir toprak yolda gerçekleşti.

Genelkurmay Başkanlığı o güne kadar yapmadığı bir uygulamayı ilk kez gerçekleştirdi. 16 Ocak 1996 günü Ankara’dan yerli ve yabancı gazetecileri helikopterle Güçlükonak’a getirdi. Olay yerine götürülen gazetecilere Genelkurmay adına Albay Oğuz Kalelioğlu açıklama yaptı. Albay ”Katliamı PKK’nin gerçekleştirdiğini ve örgütün bir ay önce ilan ettiği ateşkesi bozduğunu’ açıkladı.

“GAZETECİLER AÇIKLAMALARI KUŞKU VERİCİ BULDU”

Olay yerinde yalnızca 20 dakika kalmalarına izin verilen gazetecilerden bazıları resmi açıklamaları çelişkili ve kuşku verici buldu. Bu gazetecilerden biri kuşkularını İHD ve Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu ile paylaştı. Bunun üzerine Barış İçin Bir Araya Çalışma Grubu, yazarlar, sanatçılar, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve bilim insanlarından oluşan bir heyetle olay yerine gitti.

“BEDENLERİ TAMAMEN YANMIŞ KÖYLÜLERİN KİMLİKLERİ SAPASAĞLAM”

Heyetin olay yerinde elde ettiği tanıklıklar, bilgi ve bulgular resmi açıklamalar ile tümüyle çelişiyordu. Korucuların olaya müdahale etmesi, köylülerin olay yerine gitmesi askerler tarafından engellenmişti. Arazinin fiziki yapısı katliamı gerçekleştirenlerin olay yerinden rahatça ayrılmasını imkansız kılıyordu. Bedenleri tamamen yanmış köylülerin kimlikleri sapasağlam askerlerin elindeydi. Ayrıca minibüste katledilenler resmi açıklamanın aksine normal bir yolculuk yapmıyorlardı. 10-15 Ocak tarihleri arasında gözaltına alınan ve Taşkonak Jandarma Taburun’da tutulan kişilerdi. Heyet ulaştığı bütün bilgi, bulgu ve belgeler ışığında kamuoyuna: “Bu katliamı PKK değil, devlet güçleri yapmıştır.” açıklamasında bulundu ve raporlarıyla birlikte Diyarbakır DGM, OHAL Valiliği ve Genelkurmay’a başvurdu. Ancak tüm girişimler sonuçsuz kaldı. AİHM’e taşınan davada ise Türkiye etkin soruşturma yapmadığı için mahkûm oldu.”

“JİTEM’İN İŞİYDİ SÖYLEYEMEDİK”

Katliamdan 13 yıl sonra,  2009 yılında dönemin bakanlarından Adnan Ekmen, ‘Olayı araştırınca arkasından devlet çıktı. JİTEM’in işiydi, söyleyemedik’ söylemedik sözlerini hatırlatan Yoleri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2013 yılında Ergenekon yargılamaları sürerken hükümete yakın bir gazete Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın Güçlükonak katliamıyla ilgili yürüttüğü soruşturmada o dönemde bölgede görev yapan pek çok kişinin ifadesinin alındığı, savcının önemli tanıklara ulaştığı ve katliamda şüphelilerin JİTEM’le bağlantılı görevliler olduğu şeklinde bir haber yaptı. ( 3.11.2013 Türkiye Gazetesi)”

“SORUMLULARI BİLİNMESİNE RAĞMEN 22 YILDIR CEZASIZ”

Yoleri, nasıl gerçekleştiği ve sorumluları bilinmesine rağmen Güçlükonak katliamının 22 yıldır cezasız bırakıldığına dikkat çekti.

Yoleri, “Köylüler Abdullah İlhan, Ahmet Kaya, Halit Kaya, Ali Nas, Neytullah İlhan ve Ramazan Oruç ile korucular Hamit Yılmaz, Abdülhalim Yılmaz, Mehmet Öner, Lokman Özdemir ve minibüsün sürücü Ramazan Nas’ın gözaltına alınarak katledilmeleri ve adeta kül olmuş bedenlerinin, ailelerine teslim edilmeden, güvenlik güçlerince toplu halde gömülmeleri insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Herkes için bir mezar, insanlık onurunun gereğidir. Gerçek ortadayken devlet bu katliamda da kendi hukukuna aykırı hareket etti. Adli makamlar da bu hukuksuzluğun ve adaletsizliğin üzerini kapattı. Ama biz hakikat adına, adalet adına Güçlükonak katliamının unutulmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018