Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 24 Ocak 2019 255 Görüntüleme

Sise Bingöl için İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldı

Sise Bingöl için İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldı
Tarih: 24 Ocak 2019 - 16:11

PİRHA- HDP Muş Milletvekili Gülistan Koçyiğit, Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na başvuru yaparak Sise Bingöl’ün durumunu incelemesini talep etti.

HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuru yaparak komisyonunun acil toplanarak Sise Bingöl’ün durumunu incelemesini talep etti.

Koçyiğit başvuru dilekçesinde, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan 1942 doğumlu Sisê Bingöl’ün, sağlık durumunun her geçen gün kötüleştiğini belirterek, “İki yıldan fazladır Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutulan yaşlı ve ağır hasta Sisê Bingöl sağlık sorunları nedeniyle sık sık hem cezaevi revirine hem de devlet hastanesine sevk edilmektedir.” dedi.

Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Sisê Bingöl hakındaki raporunda ileri yaşı ve diğer hastalıkları ile birlikte değerlendirildiğinde bedeninde yüzde 97 oranında fonksiyon kaybı olduğunun saptandığını ifade eden Koçyiğit “Mersin Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Sisê Bingöl için hazırladığı raporun sonuç kısmında ‘kişide mevcut rahatsızlıklar dikkate alındığında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanunun 16. Maddesi gereğince süresiz olarak tahirinin gerekeceği, kişinin cezaevinde infazı halinde hayati bakımdan tehlike arz edeceği, hükümlünün rahatsızlığının T.C Anayasasının 104/2-b maddesinde yazılı sürekli hastalık, sakatlık, kocama hali niteliğinde olduğu tıbbi kanaatine varıldığı” değerlendirmesi yer almıştır” dedi.

“ATK’NİN RAPORU BİLİMSEL DEĞİL”

“Hazırlanan bu rapor 19 Kasım 2018 tarihinde İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir.  Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu da bir rapor hazırlamıştır. ATK raporunda, Bingöl’ün 7 Ocak 2018’de yapılan muayenesinde, “Yüksek tansiyon nedeniyle baygınlık ve baş dönmesi geçirdiği, idrar kaçırdığı, bez kullandığı, nedenin bilinmediği birkaç defekasyon kontrolsüzlüğü olması, periferik sinir değerlendirilmesinde motor patolojik olmadığı, yorum: unutkanlık tariflediği (ancak konuşturulduğunda kendini kötü gösterme çabasının olduğu düşünüldüğü) diabetik PNP (duyusal) uyumlu şikayetleri dışında nörolojik defisit saptanmadığı…’ bu nedenleAnayasanın 104’üncü maddesi kapsamındaki sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hali kapsamında değerlendirilemeyeceği, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun kapsamında hayatının yalnız idame ettirebileceği” ifadelerinin kaydedildiğini vurgulayan Koçyiğit, Adli Tıp Kurumunun Sisê Bingöl hakkında hazırladığı raporun objektif görüşlerin yer aldığı, teknik ve bilimsel bir rapor olmadığını ve Bingöl için “kendini kötü gösterme çabasının olduğu” şeklindeki beyanların tıp literatüründe olmayan, sağlık etiği ve hekimlik ilkeleri ile bağdaşmayan, insan onuruna yakışmayan, bilimsellikten uzak, taraflı, siyasi saiklerle hazırlanan ifadeler olduğunu ifade etti.

“SİSE BİNGÖL’ÜN CEZAEVİNDE KALDIĞI HER AN ONU ÖLÜME YAKLAŞTIRIYOR”

Adli Tıp Kurumunun hasta tutuklu ve hükümlüler için verdiği raporların ağır yaşam hakkı ihalelerine neden olduğuna dikkat çeken Koçyiğit dilekçesinde şu ifadelere yer verdi; “Zira Adli Tıp Kurumu, ölümcül hastalar için dahi raporlarını geciktirmekte, verdiği raporlarda ise tutuklunun hastalığının ciddiyetinin aksine siyasi saikler doğrultusunda alınan kararların altına imza atabilmektedir.

Dolayısıyla hasta tutuklu ve hükümlülerin durumlarının ciddiyetle incelenebilmesi için sağlık konusunda devlet eliyle yaratılan bu tekelleşmenin ortadan kaldırılması için her türlü teknik donanıma sahip, modern cihazlarla donatılmış tam teşekküllü devlet hastanelerinin, eğitim ve araştırma hastanelerinin, üniversite hastanelerinin raporlarının kabul edilmesi başta yaşam hakkı olmak üzere sağlık hakkı için hayati önemdedir. Rapor sonucunda Sisê Bingöl’ün cezaevinde kalmasının hayati risk taşıdığı vurgulanmıştır. Sisê Bingöl için devam eden bu durum ağır bir yaşam hakkı ihlalidir. Bingöl’ün cezaevinde kaldığı her an onu ölüme yaklaştırırken bunun sorumluluğu da devlete ait olacaktır.

Başta yaşam hakkı olmak üzere sağlık hakkı ihlallerinin giderilmesi için komisyon derhal görev almalı ve Adli Tıp Kurumuna bir heyet aracılığı ile ziyaret gerçekleştirerek kurumun bilirkişilik hizmetin yerinden incelemesi, hasta mahpuslarının raporlarının incelenerek bilimsel, objektif ve tarafsız sağlık raporlarının hazırlanması konusunda sorumluluk almalıdır.

Bu bağlamda, İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun acil toplantı yapmasını ve sağlık raporuna konu olan durumun komisyon tarafından incelenmesi ile komisyon bünyesinde bulunan Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonun Tarsus T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’ni incelemek üzere acil bir ziyaret gerçekleştirmesini arz ve talep ederim.” (HABER MERKEZİ)

 

pirha.net © 2018