CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 9 Ocak 2018 - 23:11 137 Görüntüleme

Soma davasının 20. duruşmasında adalet arayışı sürüyor

Soma davasının 20. duruşmasında adalet arayışı sürüyor

Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin görülen davanın 20. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görüldü. Duruşmaya yarın sabah devam edilecek.

Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliama dair 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı davanın 20. blok duruşması bugün Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanıkların hazır bulunduğu duruşmaya tutuksuz sanıklar ve avukatları, müşteki avukatları ve aileler katıldı.

Duruşmada EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Eğitim Sen MYK Üyesi Özgür Bozdoğan, çeşitli dernek ve siyasi parti temsilcileri de yer aldı.

“FAİLLERİ YARGILAMAK İLE YÜKÜMLÜSÜZ”

Ailelerin avukatlarından Can Atalay, Adalet Bakanlığının yargılamaya doğrudan müdahale ettiğini belirterek şunları söyledi: “Savcı esas hakkındaki görüşlerini bildirmemekte. Dolayısıyla biz de esas hakkındaki beyannameyi tekrarlamak zorunda kalıyoruz. Ceza yargılamasının temel kuralları ihlal ediliyor. Fiilin niteliğinin değerlendirilmesi konusunda farklı bir karar verebilirsiniz ama iddianamede yer alan fiili değiştiremezsiniz. Başka kimse bu dosyanın faili değildir, siz bu failleri yargılamakla yükümlüsünüz.”

 “FACİYA SİNYALİ 2010’DA VERİLDİ”

Ailelerin avukatları daha önceki duruşmalarda yaptıkları detaylı sunumu yeniden savunmaya ekledi. Özellikle madende metan gazının ve yangınların olduğunu ifade eden avukatlar, bu duruma ilişkin TKİ’nin ve Soma AŞ’nin haberinin olduğuna dair belgeleri gösterdi. 2010 yılında, şirket tarafından madende metan bulunduğuna dair, Ramazan Doğru’nun imzasıyla TKİ Müdürü Efkan Kurt’a belge gönderildiği açıklandı. Özellikle A ve D panolarında bulunan metanın miktarı ve vereceği zarar da açık biçimde yer aldı. Avukatlar, TKİ komisyonundan Prof. Dr. Bahtiyar Ünlü’nün metan tespiti yaptığını, 2011 yılında ise hazırlanan başka bir raporda buradaki metana müdahale edilmediği sürece büyük bir faciaya sebep olabileceği ifadelerinin yer aldığını aktardı.

TKİ ile yapılan yazışmaların tümünde Ramazan Doğru ve Süleyman Sarı’nın imzalarınun bulunduğu ve bu belgelerin TKİ’den Efkan Kurt ve Adem Ormanoğlu’ya sunulduğu belirtildi. Yapılması planlanan 3. havalandırmanın yapılmamasını büyük bir ihlal olarak değerlendiren avukatlar, son olarak madendeki ısınmalara da değindi.

“KATLİAMIN ASIL SEBEBİ ÜRETİM BASKISIDIR”

Olayın meydana gelmesinde metan ve galerilerdeki ısınmaların etkili olduğunu, bunların bilirkişi raporlarında da yer aldığını belirten avukatlar, daha sonra dayı başı, rodevans ve işçi sağlığı ve güvenliği sistemi ile ilgili önceki savunmalarını tekrarlayarak, “Katliamın asıl sebebi üretim baskısıdır” dedi.

Özellikle sendikanın patronla birlikte hareket ettiği ve işçilerin haklarının yok sayıldığını söyleyen avukatlar, “Dayı başı sisteminin maden içerisindeki yaygın olmasının sebebi de bu” dedi. Avukatlar, Meclis araştırma komisyonunun dayı başlarının hesaplarının incelenmesini talep etmesine rağmen savcılığın bu konuda hiçbir çalışma yapmadığını söyledi.

“SOMA’NIN KÖMÜRÜ KATİLLERİ BOĞACAK”

Duruşma öncesi madenci yakınlarının aileleri ve siyasi partiler Akhisar gar önünde toplanarak duruşma salonuna kadar yürüyüş yaptı. Yaşamını yitiren 301 madencinin isminin yazılı olduğu pankart ile yürüyen aileler, “301’in hesabı sorulacak” , “Soma’nın kömürü katilleri yakacak” sloganlarını attı.

“BU TÜM EMEKÇİLERİN VE EMEĞİN DAVASIDIR”

Adalet talep eden aileler, dava avukatlarından ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın tutuklu bulunmasına da tepki gösterdi. Açıklamada konuşan avukat Can Atalay ise, “Bu sadece ailelerin değil tüm emekçilerin ve emeği savunanların davasıdır. Bu davaya Türkiye sahip çıkarsa adalet yerini bulur” dedi.

Müşteki avukatları verilen aradan sonra devam edilen duruşmada ilk olarak işveren ve işveren vekillerinin sorumluklarına değinen sunum gerçekleştirdi. Sürekli artan bir üretim zorlamasının olduğu ancak altyapının olmadığı belirtilen sunumda, işveren vekillerinin ve yönetimin işverenle birlikte hareket ettiği ifade edildi.

Sunumu anlatan avukatlar, “Alp Gürkan’ın illa belge üzerinde yetkili olmasına gerek yok, fiili durum zaten ortada. Faaliyete başladıktan sonra alınan önlemler vekillerin oluyor, başlamadan önce ise sorumluluk işverendedir. Burada iş güvenliği için önlemler askıya alındığı zaman işveren daha fazla kazanır” denildi.

“TEFTİŞ KURULU VE MÜFETTİŞLERDE YARGILANMALI”

Manisa’da açılan soruşturmaya ilişkin konuşan müşteki avukatlarından Nergiz Tuba Aslan, “Cumhuriyet başsavcısı sizden belge saklayamaz ama burada gizlik kararı var denilerek mahkemenize gerekçeli bir sebep belirtilmiyor” dedi. Yaşanan olayla ilgili sanıkların hepsinin aynı suçlamadan yargılanmaması gerektiğini anlatan Aslan, “Üç blok ceza talebimiz var. Bunlar olası katız, bilinçli taksir ve birden fazla kişiyi taksirle öldürmektir. Belli fiiller üzerinden belli failler için bu cezaları talep ediyoruz” dedi. Sadece yargılanan sanıkların sorumluluğu olmadığını da hatırlatan Aslan, “TKİ ve ELİ başmühendisleri, maden işleri genel müdürü, teftiş kurulu başkanı üyeleri ile dört yıldır denetimde bulunan müfettişlerinin de yargılanması gerekmektedir” dedi.

“YARGILAMA ADİL VE TARAFSIZ YAPILMALIDIR”

Müşteki avukatlarından Seçil Ege Değerli, “Bu dava işçi sınıfı ve sermaye arasında geçen bir davadır. Maddi gerçeklik dosyada mevcuttur. Dosyanın maddi gerçeklikten koparılıp başka yerlere çekilmeden sonuçlanmasını bekliyoruz. Yargılama adil ve tarafsız bir şekilde yapılmalıdır” dedi.

Daha sonra söz alan müşteki avukatlarından Berrin Demir ise sanıklara seslenerek, “Sizin pırıltılı hayatınız asgari ücret ile yer altında çalışan işçinin hayatından daha değerli değil. Bir yıldır davanın sonuçlanmasını bekliyoruz. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

“ADALETİ HALEN MADENLERDE ÇALIŞANLAR İÇİN İSTİYORUZ”

Mahkeme heyeti daha sonra sözlü madenci yakınlara verdi. Adalet yerini bulunan kadar davanın takipçisi olacaklarını belirten aileler, uzun zamandır duruşmanın tekrar düştüğünü bu yüzden adalete bir güvenlerinin kalmadığını ifade ederek, özellikle adaleti hala madenlere çalışan işçiler için istediklerini vurguladı. Mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi. (HABER MERKEZİ)

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018