CANLI YAYIN
Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEOLAR 11.07.2018 259 Görüntüleme

“Soma’daki katliama ucuz emek zihniyeti neden olmuştur”-VİDEO

PİRHA – Ankara’da bulunan emek ve meslek örgütleri, temsilci ve üyeleri Soma’da 4 yıl önce maden ocağında meydana gelen facia sonucu yaşamını yitiren madenciler için bir araya gelerek, “Soma’da ki bu faciaya, bu katliama aşırı üretim ve kar hırsı, taşeronlaştırma, özelleştirme, ucuz emek zihniyeti neden olmuştur” ifadeleri yer aldı.

4 yıl önce Soma’da meydana gelen katliama ilişkin emek ve meslek örgütleri Ankara Kızılay’da bulunan madenciler heykelinin önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Ortak basın açıklaması metnini KESK Ankara Şubeler Platformu dönem sözcüsü Tüm Bel Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Devrim Kahraman okudu. “Madencinin ölümü ‘kader’ değildir” diyerek konuşmasına başlayan Kahraman şunları dile getirdi:

“13 Mayıs 2014’ de Soma Maden ocağında meydana gelen faciayla ilgili açılan davanın karar duruşması bugün Soma’ da görüldü. İlk edindiğimiz bilgiler şunu göstermiştir ki kamuoyunun ve bizlerin beklediği bir sonuç çıkmamıştır. Bu dava sadece yakınlarını kaybeden ailelerin değil, tüm emekçilerin, Türkiye işçi sınıfının taraf olduğu, takip ettiği bir davadır. Davanın sadece şirket yöneticileriyle sınırlı kalmayıp bu alanda politika geliştiren, uygulayan, hükümetin; ilgili bakanlık ve bürokrasisine de uzanması gerekir. Çünkü iklimi ve çevreyi koruma politikaları çerçevesinde dünya devletleri kömürden yenilenebilir kaynaklara geçişi benimserken Türkiye’ de ise Enerji Ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tam tersine kömürü yaygınlaştırma politikalarını teşvik etmektedir. Bu çerçevede Bakanlık 2012 yılını “kömür yılı” ilan ederek; yerli kömür çıkarılması, kömürün elektrik üretiminde kullanılması, rödovans ihaleleri, şirketlerin çevresel yükümlülüklerinden kurtarılması ve daha pek çok teşviklerle sektörün denetimsiz hale gelmesine neden olmuştur.”

“TÜRKİYE’DE HER ŞEY PAHALI İNSAN HAYATI UCUZ HALE GELMİŞTİR”

“Soma’ da ki bu faciaya, bu katliama aşırı üretim ve kar hırsı, taşeronlaştırma, özelleştirme, başta madenlerde olmak üzere rödovans sistemiyle kamu kaynaklarının yağmalanması, iş ve işçi sağlığı güvenliğiyle ilgili düzenlemelerde işverenin kollanması, ucuz iş gücü, ucuz emek zihniyeti neden olmuştur. Bugün Türkiye’ de her şey pahalı, insan hayatıysa ucuz hale gelmiştir” diye konuşan Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizlere Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 6331 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanununa dayanılarak çıkarılan İş Yerlerinde İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetmeliğinden bir bölüm okumak istiyorum. “ Grizulu ve yangına elverişli kömür damarlarının bulunduğu ocaklarda tüm çalışanlar, çalışma süresince yanlarında karbon monoksit maskesi veya ferdi oksijen kurtarıcıları taşır ve gerektiğinde kullanır.” Buradan da anlaşılacağı üzere İş ve İşçi Sağlığı Güvenliği şirketlerin, holdinglerin insafına bırakılmıştır. Bu yüzden bizler iş kazalarına iş cinayetleri diyoruz.

Ülkemizde en çok maden ocaklarında kazalar yaşanmaktadır. Buna tarımdan, inşaata hemen hemen bütün sektörlerde yaşanan kazaları da eklediğimizde dünyada birinci sırada olduğumuz görülecektir. Bu tür kazaların bir daha yaşanmaması için öncelikle emekçileri ucuz iş gücü kaynağı olarak değerlendiren ve onlara yedek parçaymış gibi yaklaşan bu kapitalist sömürü zihniyetinin değişmesi gerekir. Burada biz emekçilere de düşen sorumluluklar vardır. Her şeyden önce iş sağlığı ve iş yeri güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmalıyız. Haklarımızın bilincinde olarak hareket etmeliyiz. İş yerlerimizde işveren yanlısı sarı sendikalarda değil, devletten, siyasi partilerden, işverenden bağımsız sendikalarda örgütlenmeliyiz. Ve diğer iş kollarındaki tüm emekçilerle ortak hareket etmeliyiz.”

Kahraman, “Bizler; çözüm olarak hükümetin rüzgâr, güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmasını istiyoruz. Maden işçilerinin de yenilenebilir enerji sektöründe istihdam edilmesini öneriyoruz. Çünkü; kömür çıkarılmasından, tüketilmesine kadar tüm aşamalarda çevreye ve insan sağlığına büyük zararlar veren maliyeti yüksek bir madendir. İş yeri ve işçi sağlığı güvenliği ile ilgili işçi sağlığını ve güvenliğini merkeze alan bir anlayışla mevzuat hazırlanmalı, denetim mekanizması sağlanmalı, iş yerleri meslek odalarının ve emek örgütlerinin de denetimine açılmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018