Ana Sayfa GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER, VİDEO 24.04.2019 220 Görüntüleme

‘Soykırımla yüzleşmek zorunluluktur’ – VİDEO

PİRHA- Ermeni Soykırımı’nın 104’üncü yılı nedeniyle basın açıklaması yapan 24 Nisan Anma Platformu, 24 Nisan 1915’ten beri Türkiye’de yaşamın çoraklaştığını ve bu çoraklığın Ermeni Soykırımı’yla yüzleşilmedikçe giderilemeyeceğini kaydetti. 

Ermeni Soykırımı’nın 104’üncü yıl anması Beyoğlu Tünel Meydanı’nda izin verilmediği için Şişhane Meydan’da yapıldı. 24 Nisan Anma Platformu’nun düzenlediği anmada “24 Nisan’da kaybettiklerimizi saygıyla anıyoruz” pankartı ve katledilen Ermeni yurttaşların resimleri taşındı. Anmaya HDP Milletvekili Garo Paylan da katıldı.

BÜYÜK BİR SUÇUN İLK ADIMLARI

24 Nisan Anma Platformu adına ortak basın metnini okuyan Meltem Oral, “104 sene önce bugün büyük bir suçun ilk adımları atıldı. Hiç kimse yaklaşmakta olan şiddetin boyutlarını tahmin edemiyordu.” dedi.

104 sene önce hayat olağan bir şekilde akarken Ermenilerin kapılarının tek tek çalındığını ancak kimsenin neler yaşanacağına dair bilgisinin olmadığını kaydeden Oral, “Felaket çok gizlice örgütlenmişti, neler yaşanacağıyla ilgili tek bir ipucu bile sızdırılmamıştı. Kimse, dönemin hiçbir demokratı, çeşitli siyasi gruplarda yer alanlar ve Ermeniler, yaşanacak olaylar hakkında hiçbir fikre sahip değillerdi. Değillerdi zira böylesine büyük bir felaketi tahayyül etmek bile imkansızdı.” diye konuştu.

24 Nisan 1915 yılında başlayan süreçle birlikte 250 Ermeni aydınının sürüldüğü, 174’ünün yargılanmadan öldürüldüğü bilgilerini aktaran Oral, “1914 yılında Anadolu’da toplam nüfus 14 milyon civarındaydı ve nüfusun yüzde 30’unu oluşturan Türk-Müslüman olmayan nüfus, beş sene içinde yüzde 3’e düştü. Bugün bu nüfusun binde 1.5 gibi bir oranda olduğu tahmin ediliyor, Bu oran, kaybımızın ne kadar şiddetli olduğunu gösteriyor” diye ifade etti.

BAHATTİN ŞAKİR’İN 3 MART TARİHLİ MEKTUBU

Oral, geçtiğimiz haftalarda tarihçi Taner Akçam’ın açığa çıkarttığı Bahattin Şakir’in 3 Mart tarihli mektubunda yer alan bilgileri şöyle anlattı:

“Cemiyet, vatanı bu lanetlenmiş kavmin [Ermenilerin] ihtirasından kurtarmaya ve bu konuda Osmanlı tarihine sürülecek lekenin sorumluluğunu milli onura sahip omuzlarına almaya karar vermiştir. Birbiri ardı sıra gelen intikam duygusu ile ağzına kadar dolu, uğursuz ve acı geçmişi unutamayan cemiyet, gelecekten ümitli olarak Türkiye’de yaşayan bütün Ermenileri, bir tanesi kalmayıncaya kadar mahvetmeye karar, bu hususta da hükümete geniş yetki vermiştir. Hükümet katledip yok etmenin nasıl gerçekleşeceği konusunda, vali ve ordu kumandanlarına gerekli izahatı verecektir. İttihat ve Terakki’nin bütün delegeleri bulundukları yerlerde bu konunun takibiyle ilgilenecek, hiçbir Ermeni’nin korunmasına ve yardım görmesine meydan vermeyeceklerdir.”

“24 NİSAN BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNE SAPLANAN HANÇER”

24 Nisan’la yüzleme mücadelesinin halkların kardeşliği için ses çıkartmaya ara vermeyenlerin mücadelesi olduğunu ifade eden Oral, bu mücadelenin devam etmek zorunda olduğuna işaret ederek “Devam etmek zorunda çünkü demokrasinin zaman zaman göz kırpıp, gelişiyormuş gibi yapıp gözden kaybolmasının temelinde 1915’le yüzleşmenin yapılmamış olması yatıyor” dedi.

24 Nisan ile başlayan sürecin insanların bir arada yaşama kültürüne saplanmış bir hançer olduğunu dile getiren Oral, bu yüzleşme tamamlanmadığı taktirde baskının, katliamların, linçlerin olağanlaşmasına neden olacağını belirtti.

“ÇORAKLIK ANCAK YÜZLEŞMEYLE GİDERİLİR”

24 Nisan 1915’ten beri Türkiye’de yaşamın çoraklaştığına vurgu yapan Oral, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir halk bütün değerleriyle tasfiye edilirken, toplumun tüm değerleri yaralandı. Ermeniler gibi, arkalarında bıraktıkları kültürel mirasın izleri de yok edildi. Binlerce tarihi yapı, kilise ve okul, bilinçli olarak harabeye dönüştürüldü. Sanki Ermeniler gibi onlar da bu topraklarda hiç bulunmamışlar gibi davranıldı. Anadolu’nun bu kültürel ve insani çoraklaşması, nesiller boyunca Türkiye’de yaşayan tüm insanları, hepimizi yalnızlaştırdı. Kuşakları etkileyen, çevreleyen, hastalandıran bu çoraklık, ancak ve ancak büyük bir yüzleşme hamlesiyle giderilebilir.”

“YÜZLEŞMEK ZORUNLULUKTUR”

Oral, demokrasinin, çatışma kültürü yerine barış içinde bir arada yaşama dinamiklerinin güçlenmesi için yüzleşmenin bir zorunluluk olduğunu kaydetti. Oral, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bu yüzleşme olmadan Hrant Dink’i, Sevag Balıkçı’yı, Marisa Küçük’ü öldürerek 1915’in o korkunç geleneğini sürdüren ve bebeklerden katil yaratan karanlığın üzerimizdeki ağırlığından kurtulmamız mümkün olmayacak. Bu yüzleşmenin gerçekleşmesi için çabalamak, Hrant Dink’e, Sevag Balıkçı’ya, Marisa Küçük’e, dünyanın dört bir yanına dağılan, topraklarından uzakta yaşamak zorunda kalan kardeşlerimize olan borcumuzdur. Kendi vicdanımıza karşı olan borcumuzdur.”

Açıklama ardından Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) “Soykırım yalanı ABD’nin planı”, “Soykırımı savunan ABD’nin uşağı” sloganlarıyla anmayı sabote etmeye çalıştı.

PİRHA/İSTANBUL

 

pirha.net © 2018