CANLI YAYIN
Ana Sayfa EKOLOJİ, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 28 Nisan 2018 - 17:03 435 Görüntüleme

Sur ve Hasankeyf için ortak eylem: Gitmiyoruz, gitmeyeceğiz-VİDEO

PİRHA- 28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü nedeniyle Batman, Diyarbakır, Van ve Urfa’nın da aralarında bulunduğu bir çok kentte yapılan eş zamanlı eylemlerde, “Surdayız, Hasankeyf’teyiz, Dicle’deyiz, gitmiyoruz, gitmeyeceğiz” denilerek, Ilısu Barajı ile Sur’daki yıkımın durdurulması istendi.

Hasankeyf Gönüllüleri ve Sur’la Dayanışma Platformu, 28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü kapsamında Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. “Sur ve Hasankeyf için hala vakit var”, “Su ve Hasankeyf için ses ver” pankartını açan grup, “Hasankeyf’te yıkım ve taşınma dursun halk göçe zorlanmasın”, “Sur’a Hasankeyf’e Çekerek Irmağı’ndan bin selam” el dövizleri açtı.
Grup adına ortak açıklamayı dansçı Zeynep Tanbay yaptı.

Mezopotamya Ekoloji Hareketi, Sur’un Yıkımına Hayır Platformu, Sur’la Dayanışma Platformu ve Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi tarafından hazırlanan ortak basın açıklamasını dansçı Zeynep Tanbay yaptı.

“SUR VE HASANKEYF’İN SESİ İÇİN BİR ARADAYIZ”

Sur ve Hasankeyf’in sesini duyurmak için bir araya geldiklerini söyleyen Tanbuy, “Bugün çok sayıda ülkede bu iki antik kent üzerinde devam eden yıkım ve taşınmanın durdurulması için eş zamanlı olarak bir dizi eylem ve etkinlik yapılacak. Biz de Sur’dan Sur’un sesini duyurmak için buradayız. Dicle ve Hasankeyf için buradayız. Bugün bu kentler ile ilgili tarihe bir not düşmek için buradayız, Bu doğal ve tarihsel alanların çığlığını dünyaya duyurmak için buradayız” dedi.

‘MİRAS ALANLARI İÇİN YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR’

Asırlardır kesintisiz bir yaşamın sürdüğü Sur ve Hasankeyf’in yok olma ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Tanbay, “Dicle nehrinin kenarında bulunan bu iki kültürel ve doğal miras alanı, dar bir çevrenin ekonomik ve siyasi çıkarları uğruna son yıllarda telafisi mümkün olmayan çok boyutlu yıkımlara maruz kaldı. Bu yıkımlar karşısında yüksek siyasetin ilgisizliğini eleştiriyor ve bu sessizliğin kırılmasını istiyoruz artık. Neoliberal, rantçı, baskıcı ve savaşçı politikalara yıkımı ve yapımı ile malzeme haline getirilmek istenen bu ortak miras alanlarımız için yapabileceğimiz çok şey var” dedi.

Çatışmaların sona ermesinden sonra Sur’un gerçek sahiplerini teslim etme yerine yıkım yapıldığını ifade eden Tanbay, yasağın olmadığı mahallelerde “kentsel dönüşüm” bahanesiyle insanların zorla evlerinden çıkarıldığını kaydetti.

‘DEMOGRAFİK YAPIYI DEĞİŞTİRMEK İNSANLIK SUÇUDUR’

Sur’u insansızlaştırmanın ve demografik yapısıyla oynamanın insanlık suçu olduğunun altını çizen Tanbay, “Sur’da yasaklar neden kalkmıyor? Sur’daki hafriyatın tarih ile birlikte yok edilmesinin amacı neydi? Surluların evlerine ve mahallelerine dönmelerine neden izin verilmiyor? Ya orada yapılan villalar kimlere satılacak?” diye sordu.

Tanbay, Sur ile ilgili mahallede oturan yurttaşlar, hukukçular, mimarlar ve göç uzmanları ile görüşmelerde ortaya çıkan taleplerini şöyle sıraladı:

“* 6 mahallede uygulanan sokağa çıkma yasağı kaldırılmalı, mahalleler uluslararası uzman heyetlere ve ilgili kent dinamiklerinin incelemesine açılmalıdır.

* Acele Kamulaştırma kararı kaldırılmalı, bu kararlara şu ana kadar yapılan uygulamalara itirazın hukuk yolu açık tutulmalıdır.

* Sur’da kentsel dönüşüm, kentin tarihsel, kültürel, ekolojik ve politik yıkımıdır. Kentsel dönüşüm bir an önce durmalıdır.

* Yıkım süreci ile birlikte revize edilen KAİP yeniden düzenlenmeli veya eski haline getirilmeli.

* Yeniden yapılacak yapılarda bu duruma göre KAİP referans alınmalı

* Bu mahallelerde yapılan yeni evlerin yapımı ve satışı durdurulmalı, yeni yapılan evler KAİP –Koruma Amaçlı İmar Planı – restore edilmeli ve mahallede oturan hak sahiplerine herhangi bir sözleşme ve borçlanma talep edilmeden teslim edilmelidir.

* Mülkiyet devri iptal edilmeli, yurttaşların mülklerine el konulmasından vazgeçilmeli, evrensel hukuk normları ile güvence altına alınmış olan ‘Barınma ve Mülkiyet Hakkı’ derhal sağlanmalıdır.

* Surlular evine dönmelidir.

* Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde yapılan evlerin tümü mülk sahiplerine teslim edilmeli, bu evler hiçbir koşulda şirketlere verilmemeli, ticari faaliyetler için değil yurttaşların barınma ihtiyacı için kullanılmalıdır.

* Sur halkının kültüründen uzaklaştırılıp asimile edilmesine, ekonomik olarak yoksullaştırılmasına, toplumu tek tipleştirme aracı olarak kullanılan TOKİ konutlarına borçlandırma ve takas yoluyla mahkûm edilmesine son verilmelidir.

* Surlular evlerine ve mahallelerine geri dönmeden, Sur kenti asıl sahiplerine teslim edilmeden buradaki sorunlar çözülmeyecektir.

10 İLDE EŞ ZAMANLI EYLEM

28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü kapsamında birçok kentte eş zamanlı eylemler yapıldı. Batman’ın Hasankeyf ilçesinde Seyir Tepesi’nde bir araya gelen çok sayıda kişi, tarihi kentin Ilısu Barajı altında bırakılacak olmasını protesto etti. Hasankeyf Yaşatma Girişimi öncülüğünde düzenlenen eyleme Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Mehmet Ali Aslan ve Ayşe Acar Başaran, Eğitim Sen, Petrol-İş, Genel-İş, SES yöneticileri de destek verdi. Hasankeyf Yaşatma Girişimi pankartının açıldığı eylemde milletvekilleri kısa birer konuşma gerçekleştirirken, 10 ilde eş zamanlı eylemlerde hazırlanan basın metni okundu. (HABER MERKEZİ)

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018