Alevi Haber Ajansi – PİRHA

‘Tabutta tahliye koca bir toplumu hiç mi rahatsız etmiyor’-VİDEO

03 Ağustos 2019 - 15:45 pirha.net
‘Tabutta tahliye koca bir toplumu hiç mi rahatsız etmiyor’-VİDEO
49 views
03 Ağustos 2019 - 15:45

PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 257. hafta basın açıklamasında tutukluyken yaşamını yitiren Tahir Çetinkaya’yı gündeme getirerek “Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İç İşleri Bakanlığı bir araya gelip devasa ve acı veren bir soruna dönüşen hasta mahpuslar için bir politika geliştirme ihtiyacını, bunca ölüme rağmen neden gündeme almazlar?” diye sordu.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 257. hafta basın açıklamasında hastanede tedavi gördüğü sırada yaşamını yitiren Tahir Çetinkaya ile birlikte yüzlerce hasta tutuklunun durumuna dikkat çekti.

Sakarya Caddesi’nde yapılan eylemde basın açıklamasını okuyan İHD Ankara Şube Yöneticisi Nuray Çevirmen “Bu hafta cezaevinde tabutta tahliye edilen bir mahpustan bahsedeceğiz” diyerek şunları söyledi:

“Dün 02 Ağustos 2019 tarihinde cezaevinde verdiği yaşama mücadelesini hastanede kaybetti Tahir Çetinkaya. 67 yaşındaydı ve dışarıda iken geçirdiği bir kazadan dolayı bir ayağı sakattı. 8 ay önce 4 küsur yıllık kesinleşen cezası için tutuklanarak Van F Tipi Kapalı Cezaevine konulmuştur. Cezaevinde iken 3-4 kez rahatsızlanmış ve en son felç geçirerek başkalarının bakımına muhtaç hale gelmiştir. Çocuklarının verdiği bilgiye göre hiç bir işini tek başına yapamamaktadır ve ihtiyaçları cezaevinde birlikte kaldığı arkadaşları tarafından karşılanmıştır.

Yapılan tetkikler sonucunda beyninde tümör tespit edilmiş ve tedavi amaçlı olarak Ankara Sincan 2 Nolu F Tipi Hapishanesine yaklaşık 6 ay önce sevk edilmiştir. Tedavi için hastaneye gidiş ve gelişler yapmış ve 5 gün önce durumu ağırlaşınca şehir hastanesine kaldırılmıştır. 02 Ağustos günü sabah 05.00 civarında Şehir Hastanesinde yaşamını yitirmiştir. Oğluna haber verilmiş ve hastaneden savcı tarafından Ankara Adli Tıp Kurumuna cenazesi yollanan Tahir Çetinkaya’nın cenazesi otopsi işleminin ardından akşam saatlerinde alınarak yıkanmış ve Esenboğa Havaalanından bugün sabah uçağı ile memleketi Hakkari’de defnedilmek için ailesi ve yakınları eşliğinde yola çıkarılmıştır.

Ailesi ve çocukları bu süre zarfında kendisini çok az görebilmiş ve görüş süresi dolduğu için oğlu ile görüşmesine izin verilmemiştir. Yine ailesi tarafından birçok kuruma, cezaevi idaresine, savcılığa, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne infazının durdurulması yönünde başvuruları olmuş ancak bu başvurular olumsuz sonuçlanmıştır. 13 Temmuz 2019’da Ceza ve Tevkifevlerine yazılan yazıya, 26 Temmuz’da verilen cevaba göre ‘Denetimli serbestlik koşulları oluşmamıştır’ diye cevap gelmiştir. ‘Neye göre oluşmamıştır?’ sorusunun cevabı, yok elbette.

“NE İLK OLDULAR NE DE SON OLACAĞA BENZİYORLAR”

Geçen hafta yaşamını yitiren Muhsin Kızılkan, bu hafta Tahir Çetinkaya… Görünen o ki ne ilk oldular ne de son olacağa benziyorlar. Yapılan uygulamalar akla, mantığa ve vicdana nasıl sığmaktadır? Ölümün sınırına gelmiş olan ağır hasta mahpusları cezaevinde tutan ve orada yaşamlarını yitirmelerine seyirci kalan bir kamusal mekanizmayı ne yazık ki hiç bir hukuksal ve etik normlar ortadan kaldıramıyor. Sormak lazım; bu ‘tabutta tahliye’ kamu görevlilerini, yasa yapıcılarını, uygulayıcılarını, devletin adalet sağlama mekanizmalarını, siyasetçilerini, partileri, kurumları ve bütünde koca bir toplumu hiç mi rahatsız etmiyor, hiç mi ne olacak bu işin sonu dedirtmiyor? Yavaşlatılmış ölümün dayatıldığı cezaevlerinde Bakanlığın bile kabul ettiği Hasta Mahpuslar sorunu için adım atmaktan geri tutan ne gibi etkenler olabilir? Konunun muhatabı olan Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İç İşleri Bakanlığı bir araya gelip devasa ve acı veren bir soruna dönüşen Hasta Hahpuslar için bir politika geliştirme ihtiyacını, bunca ölüme rağmen neden gündeme almazlar? Kaç mahpus daha cezaevinde yaşamını yitirecek? Kaç ailenin ocağına acı düşecek?

Cezaevlerinde Temmuz 2019 itibari ile toplam 280.000 tutuklu ve hükümlü kalıyor. Yüzlerce ağır hasta var, yaşlısı var, tek başına yaşayamayacak durumda olan var, fiziksel engelli var, zihinsel engelli var, nerede olduğunu dahi bilemeyecek durumda olan var. Ama ne hikmettir ki tek bir çözüm pratiği yok. Hiç biri bırakılmıyor, hiç birinin yaşam hakkı gözetilmiyor.”

PİRHA / ANKARA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

© 2019 pirha