Tekkeyi işgal eden selefiden Alevi yazara “Kelleni keseceğim” tehdidi

PİRHA- Araştırmacı Yazar Ayhan Aydın, Makedonya’da selefi grupların işgali altındaki  Harabati Baba Tekkesi için Alevilerin tüm dünyada harekete geçmesi çağrısında bulundu. Aydın, Tekkeyi işgal eden Cumali Seydiu’nun saldırısına uğradığını ve tehdit edildiğini bildirdi. 

26 bin metre kare alanda 9 hizmet binası bulunan Harabati Tekkesi işgal altında.

Bektaşilerin dünyadaki en önemli inanç merkezlerinden biri olan ve kuruluşu 480 yıl önceye kadar giden Makedonya’nın Tetova kentindeki Sersem Ali Dedebaba, yaygın ismiyle Harabati Baba Tekkesi, 2002’den bu yana Bektaşileri yok sayan zihniyet tarafından işgal altında. Tekke’nin Bektaşilerin elinden çıkması gündemde.

Araştırmacı Yazar Ayhan Aydın, tüm dünya Alevi – Bektaşi toplumu ve kuruluşlarına çağrı yaparak,  “Ortak bir eylemlilikle bu gidişi değiştirmek zorundayız” diyerek isyan etti.

1800’lü yıllarda kendisi de bir Bektaşi olan Recep Paşa’nın ciddi yardım ve katkılarıyla mevcut halini koruyabilmiş olan Harabati Baba Tekkesi, Yugoslav Halk Cumhuriyeti devrinde, Tito döneminde, müzeye dönüştürülmüştü.

Yazar Ayhan Aydın, 1945’de, Bektaşi babası Mücerret Kazım Bakali’nin doğum yeri olan Kosova Jakova’ya zorla gönderilmesiyle tekkede bir boşluk doğduğunu, Bektaşilerin kendi evlerine ibadetlerini yapmaya başladıklarını hatırlattı.

Şu anda, Baba Tayyar Gaşi, Derviş Tahir Emini, Abdülmütalip Bekiri’nin 1994’de öncü olup tekkede tekrar hizmetlere başladıklarını belirten Ayhan Aydın, işgal edilme sürecini şöyle anlattı:

“2000 yılında, Baba Tahir Emini, Makedonya Devleti’ne resmen başvurarak Bektaşiliğin yasal olarak tanınmasıyla ilgili dilekçesini verip, Harabati Baba Tekkesi’nin, Makedonya Bektaşiler Birliği Merkezi olarak tastik edilmesi için yasal süreci başlatmıştır. Bu kayıtlama yerine getirilmiştir. Fakat bölgedeki savaş bir belirsiz ortamı yaratmıştır.

CANLAR ÖLÜMLE TEHDİT EDİLMİŞ

15 Ağustos 2002 tarihinde, şu anda tanıkları hayatta olduğu gibi, katil ruhlu 50 kadar insan, silahlarla Harabati Baba Tekkesi’nde Bektaşilerin ibadet mekanı olan meydanevini (cemevi) basmışlar, buradaki canları ölümle tehdit ederek oradan kovmuşlar, tahd-ı Muhammidiye, post, çerağ gibi Bektaşiliğin kutsal simge unsurlarını da dışarı atıp ezan okuyup, namaz kılmaya başlamışlardır. Bektaşilere yapılan baskı, zulüm, hakaret o tarihten bu yana devam etmektedir.”

“SAHTE CAMİ CEMAATİ YARATILMIŞ” 

Tekkedeki Meydanevi’nin bacasına hoparlör takılıp beş vakit ezan okunduğunu, yöredeki insanlara baskı, ikna ve türlü vaadlerle sahte bir camii cemaati yaratıldığını dile getiren Ayhan Aydın, “Daha önce buranın yolunu bilmeyen insanlara, “Kafir Bektaşilerden” burayı kurtarıyoruz, burasını en iyi şekilde yeniden inşa edeceğiz, propagandası yoluyla her geçen gün işgal hareketi genişletilmiş, burada direnen bir avuç Bektaşi, türbelerin bulunduğu alana hapsedilmiştir” dedi.

İşgal ve baskılarla ilgili Makedon Devleti nezdinde Bektaşilerin yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını bildiren Aydın, 2010 yılında Bektaşilerin yaşadıkları Türbelerin bulunduğu avluda kundaklama sonucunda çok büyük bir yangın çıktığını, hizmet binasının tümüyle, türbe yapılarının önemli oranda yakıldığını kaydetti.

Aydın, Türkiye’den Bakırköy, Maltepe, Avcılar belediyelerinin katkılarıyla hizmet binasının 2015’te tamamlandığı bilgisini verdi.

“BEKTAŞİLER MAKEDON DEVLETİ TARAFINDAN TANINMAK İSTİYOR”

Yazar Ayhan Aydın, işgal altındaki Harabati Baba Tekkesi’nin günümüzdeki durumuna ilişkin ise şunları dile getirdi:

“İslam Dini Birliği isimli kurum Makedonya’da Müslüman toplumunu temsil eden kurum olarak tüm İslam toplulukları adına faaliyette bulunmaktadır. Bu bir iddiadır, gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü Makedonya’daki Bektaşiler farklı bir İslam topluluğu olarak bağımsız bir şekilde Makedon Devleti tarafından tanınmak istenmektedirler.

“TEKKEYİ İŞGAL EDENLER PARAYLA TUTULMUŞ TETİKÇİLER”

Harabati Baba Tekkesi’ni işgal edenlerin, sözde bu yasal kuruluşun parayla tuttukları tetikçiler olduğu anlaşılmıştır.
Makedonya İslam Dini Birliği, Makedon Devleti’ne başvurarak, Harabati Baba Tekkesi’nin (işgalci oldukları halde, onca şikayet olmasına rağmen) kendilerinin bir birimi olduğunu kabul ettirmiştir. Zaman içinde görülmüştür ki, Makedonya Devleti, İslam Dini Birliği’nin her dediğini yerine getirip, Bektaşileri yok sayan tavrıyla evrensel hukuk ilkelerini ve inanç özgürlüğü değerlerini yok saymıştır.

ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN ASIL ADRESİ DİYANET Mİ?

Bektaşiler geç de olsa konuyu mahkemeye taşımışlar, hukuki süreç Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yansımıştır. Şimdilik süreç Bektaşilerin lehine işler gibi görünse de bu bence gerçek durumu yansıtmamaktadır.
Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Acaba; Makedonya Devleti’ni, Bektaşiler başta olmak üzere dini konularda yanlış yönlendiren, Türkiye Cumhuriyeti; İslam Dini Birliği’yle işbirliği yapan Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı, buradaki çözümsüzlüğün asıl adresi midir?

“SELEFİ CUMALİ SEYDİU KİMİN ADAMI?”

Ayhan Aydın, işgalden sonra yerleştiği Tekkede herkesin korkarak kaçtığı, insanlara tehditler, küfürler savuran Cumali Seydiu hakkında bilgiler verdi.

“Cumali Seydiu gerçekte kimin adamıdır?” diye soran Ayhan Aydın, şunları kaydetti:

“Kendisini güvenlik görevlisi olarak tanıtmasına rağmen basına yansıdığı gibi bir Türk kadın gazeteciye saldırıp fotoğraf makinesini parçalayan, Türkiye’den gelen akademisyenlere saldırabilen, turistlere hakaret edip olay çıkarması nedeniyle Türkiye Seyahat Acentaları’nın girişimde bulunup Harabati Baba Tekkesi’nin ziyaret edilecek yerler dışında bıraktıran, her gelene birçok yerde savaşmış bir komando olduğunu söyleyen, tekkede bir derebeyi gibi fütursuzca hareket edip tekenin asırlık çınar ağaçlarını kesen Cumali Seydui’yu gerçekte kime hizmet etmektedir?

“MAKEDON POLİSİ NEDEN BU SALDIRGANA MÜDAHALE ETMİYOR?”

Onlarca kez bu tip olaylar sonucu zabıt tutulmasına, tutanak yazılmasına rağmen Makedon polisi neden bu saldırgan insana müdahale etmemektedir- edememektedir?
Harabati Baba Tekkesi’ne işgal ettiği gibi, Tekkenin arazilerini parselleyip para karşılığı mezarlık yeri olarak satan yağmacı İslam Dini Birliği aslında neyin, kimin, hangi zihniyetin hizmetindedir?
Makedonya İslam Dini Birliği’nin kimlik kartını taşıyan, bu kurumun elemanı olan Cumali Seydui bu kurumun IŞID’ci zihniyetini mi yansıtmaktadır?

İNANÇ ÖNDERİNE ÖLÜMLE TEHDİT

Asıl işgalcilerin Bektaşiler olduğu, Bektaşilerin dinsiz olduğu yönünde gelen turistlere ve ziyaretçilere sözler söyleyen Cumali Seydui isimli şahıs onlarca kez buradaki inanç önderi olan Derviş Abdülmüttalip Bekiri’yi ölümle tehdit etmiş, “şeytan oruç tutar ama Derviş Abdülmüttalip oruç tutmaz” (muharrem orucu) demiş, buraya gelen Bektaşilere büyük zorluklar çıkarmış, Bektaşilerin buradan çıkması için her yola başvurmuştur.”

İşgalci saldırgan Cumali Seydiu’nun, ziyaret için gittiği Harabati Baba Tekkesi’nde, 14 Eylül cumartesi günü, Türkiye’den gelen ziyaretçilere tekkeyle ilgili bilgiler veren Yazar Ayhan Aydın’a da saldırdı.

İŞGALCİ SALDIRGANDAN KELLENİ KESECEĞİM TEHDİDİ

Aydın, saldırgan Cumali Seydiu’nun kendisini nasıl tehdit ettiğini şu şu cümlelerle aktardı:

“Senin kelleni keseceğim, her gelene yalan şeyler anlatıp bize işgalci diyorsun, fitne çıkarıyorsun, seni Türk Konsolosluğuna şikayet edeceğim deyip, ağza alınmayacak nice küfürler söyledikten sonra, şimdi sana gününü göstereceğim, adamlarımı çağıracağım, dedi. Bu durum üzerine Derviş Abdülmüttalip Bekiri polisi çağırdı. Tanıklar eşliğinde tutanak tutulurken, türbe kapısının önünde 4-5 “adamıyla” görünen Cumali Seydiu’nun kılı kıpırdamıyordu. Bu saldırgan kişinin polisi hiçe sayması, polisin tutanak tutmak dışında hiçbir şey yapmamaları dikkat çeken bir husustur.”

“DÜNYA ÇAPINDA HAREKET BAŞLATILMALI”

Alevi-Bektaşî kamuoyuna seslenen Ayhan Aydın, Harabati Tekkesi’nin işgali konusunda gerekli kamuoyu oluşturulamadığını ve sürecin iyi idare edilemediğini vurguladı.
Alevilerin tüm dünya çapında büyük bir hareket başlatması gerektiğini belirten Aydın, “Harabati Baba Tekkesi’nin elden çıkmaması, Alevi- Bektaşi toplumuna iade edilmesi için uluslararası çapta bir gayret gösterilmelidir. Türkiye parlamentosunda, Avrupa parlamentolarında konu gündeme getirilmeli, Makedonya Devleti’nin ve Türkiye’nin hatalı, yanlış hak ve hukuk tanımaz, tek taraflı tutumundan vaz geçmesi, Makedonya Devleti’ni burada yaşayan Bektaşi varlığını, amasız, şartsız, şekilsiz, olduğu gibi kabul etmesi için baskı oluşturulmalıdır” çağrısında bulundu.

(HABER MERKEZİ)