Temel’den Meclise Araştırma Önergesi: Basın, nefessiz bırakılmak isteniyor

PİRHA-Van Milletvekili Tayip Temel, basın çalışanlarının yaşadıkları baskıya dikkat çekerek Meclis Araştırma Önergesi verdi. “İktidarın basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskısı günden güne artmaktadır” diyen Temel, basın özgürlüğü üzerindeki baskılar nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini aktardı.

HDP Van Milletvekili Tayyip Temel, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde, iktidarın basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskısının günden güne arttığını vurguladı.

Tayip Temel, haber alma hakkının ihlal edilmesine sebep olan sorunların tespit edilmesi gerektiğini belirterek “Anayasa’nın 98. TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz” dedi.

“BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ”

HDP’li Temel,Basın özgürlüğü, haber ve düşünceleri, çoğaltıcı araçlarla, serbestçe açıklayabilmek özgürlüğüdür” diyerek araştırma önergesinin gerekçeleri konusunda şunları kaleme aldı:

“Basın özgürlüğü sadece gazetecinin kendini ifade edebilme özgürlüğü değil, aynı zamanda toplumun da haber alma özgürlüğüdür. Ancak Türkiye’de basın ve özgürlük kavramlarını yan yana kullanmak mümkün görünmemektedir. Türkiye’de 1961 yılından bu yana 10 Ocak’ta kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü’ne 92 gazeteci cezaevinde girecektir.

Türkiye, taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatları, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmelerinin yanı sıra, Anayasa’daki 26. Madde ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini; 28. Madde’de geçen ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ ifadesi ile de basın özgürlüğünü koruduğunu beyan etmiştir. Ancak Türkiye’de ifadenin suç sayılmasının ve sansürün tarihi, çok eskilere dayansa da AKP iktidarı, tüm muhalif basın üzerindeki baskısını çeşitli yöntemlerle arttırmaktadır. OHAL döneminde çıkarılan KHK’ler ile basın, adeta nefessiz bırakılmak istenmiştir. Özgür Gündem, Azadiya Welat gazeteleri ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) ile Jin Haber Ajansı’nın (JINHA) yanı sıra 179 medya kuruluşu KHK’ler ile kapatılmıştır.

Bugün ise mevcut iktidar basın üzerindeki baskısını gözaltı ve hapis cezaları ile sürdürmektedir. 07.12.2020 tarihinde, KHK ile kapatılan İMC TV’nin program koordinatörlüğünü yapan Gazeteci Ayşegül Doğan’ın gazetecilik faaliyetlerinin suç sayıldığı davada Ayşegül Doğan’a 6 yıl 3 ay hapis cezası vermiştir. Kürt sorunundaki çözümsüzlükle beraber yaşanan hak ihlalleri ile ilgili haber yapan bütün gazete ve gazeteciler, özellikle Kürt basını emekçileri ciddi bir baskıyla karşı karşıyadır. Helikopter işkencesinde yaşamını yitiren Servet Turgut’u ve olayda ağır yaralanan Osman Şiban’ın yaşadığı hakikatleri kamuoyuna duyuran Mezopotamya Ajansı muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur, Jinnews muhabiri Şehriban Abi ve gazeteci Nazan Sala 09.10.2020 tarihinde tutuklanmışlardır.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 2020 Yılı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’na göre 79 gazeteci gözaltına alınmış, 24 gazeteci tutuklanmış, 19 gazeteci saldırıya uğramış, 17 gazeteciye kötü muamelede bulunulmuş ve ajanlık dayatılmış, 12 gazetecinin haber takibi engellenmiş, 54 gazetecinin hakkında soruşturma açılmış, 53 gazeteci hakkında dava açılmış, 43 gazeteciye 150 yıl 15 gün hapis, 56.310 TL para cezası verilmiştir. Rapora göre 539 gazetecinin toplamda 231 dosya ile yargılaması devam etmektedir. Ayrıca ilan cezası verilen gazete sayısı 8’dir. İnternet erişim engeli konmuş 1960 haber ve 145 internet sitesi bulunmaktadır. Rapora göre işine son verilen gazeteci sayısı ise 6’dır.

Öte yandan yayın hayatına 30 Kasım’da başlayan ve HDP grup toplantısını yayımladığı için baskı gördüğü öne sürülen Olay TV 25.12.2020 tarihinde kapanmıştır. İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kanalın sahibi Cavit Çağlar’a bir isim listesi gönderdiği ve yeniden yapılanma talep ettiği iddiası Olay TV’nin kapatılma nedenini güçlendirmektedir. Tablo böyle iken Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2020 yılı Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye’nin 180 ülkenin yer aldığı basın özgürlüğü listesinde 154’üncü sırada yer almasına şaşırmamak gerekmektedir.

Gazetecilerin maruz kaldığı baskılar sonucu ortaya çıkan sorunların tespit edilmesi ve Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün sağlanması amacıyla bir araştırma komisyonunun kurulması elzemdir.”

(HABER MERKEZİ)