CANLI YAYIN
Video bulunamadı...

Toplaması da yapımı da zor ama…- VİDEO

PİRHA-Tokat’da 3 ay İstanbul’da 9 ay yaşayan Satı Yılmaz’ı kuşburnu marmelatı kaynatırken görüyoruz. Yılmaz, bir günü bulan pekmezi köylülerin dayanışması ile yapıyor. Odunları biri kesmiş, karıştırma işini biri devralmış, kimi ise çalışanlara çay, yemek getiriyor. Bazısı da bu kadar kalabalığı görünce sohbete gelmiş.

HABERİN VİDEOSU

Yabani gül olarak da bilinen kuşburnu kendi içinde yaklaşık 400 kadar çeşidi bulunan bir bitki. Sonbahar aylarında olgunlaşan kuşburnu dikenli olan ağacı, kuşburnu meyvesinin toplanmasında güçlük çekilmesine neden olur. Günler öncesinden toplanan kuşburnu, önce yıkanıp temizlendikten sonra bakır kazanlarda kaynatılır. Sonraki gün ise sabahın erken saatlerinde başlayan ezme, kaynatma işlemleri akşam saatlerine kadar devam eder. Tokat Karakaya Köyü’nde yaşayan Satı Yılmaz da kış için hazırladığı birçok ürün gibi kuşburnu marmelatı kaynatmaya başlamış.

Sabah 5’te kalkıp ezme işlemini yapan Satı Yılmaz, “Alüminyum dibine sarar, yanar diye bakırda kaynatıyoruz” diyen Yılmaz, pekmez kaynayana kadar koca sopa ile karıştırmayı da bir yandan sürdürüyor.

“Saati belli değil, 4-5 saatten fazla sürede kaynıyor. Dibi simsiyah olur, yanar yenmez diye hep karıştırıyorum” diyen Yılmaz, kazanın altındaki ondan fazla odunla yanan marmelatın ateşini hep yüksek tutmaya çalışıyor.

SAATLERCE SÜREN KAYNATMA İŞLERİ

20 kiloya 13 kilo şeker koyduklarını söyleyen Yılmaz,Bunun altını çok yakıyoruz. Yoksa duru oluyor. Sonra sıcakken kavanozlara koyuyoruz. Ağzını aşağı doğru döndürüyoruz kapağı kapalı bir halde. İşte onları teker teker çıkarıp azar azar yiyoruz” diyor.

Pekmez için kuşburnunun tüylerini elekten geçirdiklerini söyleyen Yılmaz, süreci şöyle anlatıyor:

“Bir gün önce kaynatıyoruz, soğuduktan sonra ertesi gün ellerimizle yoğuruyoruz. 3-4 elekle eliyoruz. İnce elek, kalın elek, sık elek. Kolay bir hayat yok, her şey çok zor. Zahmetli bir iş.”

DAYANIŞMA İLE YAPILIYOR

Bu işi dayanışma ile yaptıklarını da ekleyen Yılmaz, “Eltimin gelini, komşu hepimiz yardımlaşarak salçamızı, herşeyimizi yapıyoruz. Bir gün birimizinkini, bir gün birimizinkini yapıyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Öte yandan kış için biber kurusu, domates, konserve, tarhana, salça ve yaprak gibi birçok şey de hazırladıklarını ve İstanbul’a götüreceklerini ekliyor Satı Yılmaz.

Yılmaz, ateşin başında bir araya gelen komşuları ile birlmikte muhabbet eşliğinde karıştırma işlemlerine devam ediyor.

Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR

TOKAT

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018