‘Tüm PTT işyerlerini eylem alanına çevireceğiz’

PİRHA- Park Konak’ta yetkili sendika olan PTT-Sen ile TİS görüşmesi sürerken, şirket yetkilileri tarafından sendika üyelerine, sendikadan istifa etmeleri için baskı yapılıyor. PTT-Sen Örgütleme Uzmanı Leyla Bihter Özenç, “Bir tek arkadaşımızın daha tehdit edilmesine, işten atılmasına tahammülümüz yok. Hakkımızı alana kadar direneceğiz” dedi.

PTT-Sen, Park Konak şirketine karşı başlatmış olduğu hukuk savaşını kazanmıştı. PTT-Sen’in birçok işçiyi sendikal faaliyet yürüttükleri gerekçesiyle işten çıkardığı Park Konak şirketine açtığı davada şirket; sendikal baskı, salgın döneminde işten çıkarma ve ücret ödememe ve kişisel verilen paylaşılması suçunun da aralarında bulunduğu suçlar nedeniyle toplam 1 milyon 575 bin TL cezaya çarptırılmıştı. Firmanın sendikaya açtığı yetki davasını da kazanan PTT-Sen, Park Konak şirketiyle Toplu İş Sözleşmesi (TİS) için 11 Ağustos tarihinde ilk görüşme gerçekleşmişti.

PTT’de çalışan taşeron işçilerin kurduğu PTT-Sen, PTT’nin Ege Bölgesi’nde kargo ve dağıtım hizmetlerini yürüten Park Konak şirketinde sendika mücadelesini sürdürüyor. Şirket ile sendika arasında Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmesi sürerken şirket yöneticilerinin sendika üyelerine, sendikadan istifa etmeleri için baskı yapıldığı kaydedildi.

PTT-Sen örgütleme uzmanı Leyla Bihter Özenç yaşadıkları süreci PİRHA’ya anlatarak haklarını alana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini ve anlaşma sağlanamazsa grev haklarını kullanacaklarını belirtti.

“SÜREKLİ PATRON YAVUZ ÇAKIR’IN TEHDİT VE HAKARETLERİNE MARUZ KALIYORUZ”

Sürdürdükleri örgütlenme çalışmaları devam ederken geçen sene 1 Ağustos’ta Ege Bölgesi ihalesini alan Park Konak A.Ş. Patronu Yavuz Çakır ve ortakları tarafından önce yöneticilerinin işten atıldığını daha sonra üyelerinin zorla istifa ettirildiğini ifade eden Özenç şunları dile getirdi:

“Pandemi sürecinde tüm yönetim kurulumuz işten atılarak işsizlik ve açlıkla yüzleşmeye mahkum bırakılmaya çalışıldı ve üyelerimize yöneticilerimiz üzerinden gözdağı verildi. Ancak pes etmedik, 110 gün boyunca İstanbul Sirkeci PTT Başmüdürlüğü ve İzmir Bayraklı Posta İşleme Merkezi önünde direnişimizi sürdürdük. Defalarca kez Ankara’ya gittik, bakanlarla ve siyasi parti yöneticileri ile görüştük. Alalede anayasayı çiğneyen, kanunları hiçe sayarak işçilerin anayasal hakkı olan örgütlenme ve sendikalı olma hakkını yok sayan, sendika üyesi olduğu için hukuksuzca insanları sürgüne gönderen Park Konak A.Ş.nin karşısına dikilmeyen polis maalesef Ankara’da bizim karşımıza dikildi. Yılmadan anlattık, direnişimizi tüm posta merkezlerinde örgütlenme çalışmalarını büyütmeye gayret ederek sürdürdük. Park Konak ile başladığımız TİS sürecimiz ise tüm müzakere zeminlerini zorlamamıza rağmen patron Yavuz Çakır’ın hakaretleri, ailelerimize, çocuklarımıza uzanan tehditleri ve yine açıkça anayasayı çiğneyen saldırıları ile sonuçlandı. Patronun sahada aparat olarak kullandığı Öz Haber İş Sendikası yetkilisi olduğunu söyleyen numaralar tarafından işçi arkadaşlarımız tek tek aranarak tehdit edilmeye başlandı.”

“PANDEMİ BOYUNCA USANMADAN, GÜCENMEDEN ÇALIŞTIK”

Park Konak A.Ş. Patronu Yavuz Çakır’ın Genel Başkanları Halit Büyük’ü ve Örgütlenme Uzmanlarını küfür ve hakaretlerle tehdit ettiğini söyleyen Özenç sözlerine şu şekilde devam etti:

“15 Eylül’de gerçekleşen ve anlaşmama ile sonuçlanan ikinci TİS toplantımız itibariyle yasa tanımayan patron anayasal hakkını kullanan ve kendisini aramamasını söyleyen taşeron kardeşlerimize ‘Burası bir otobüs ve bu otobüsün kaptanı benim ben ne dersem onu yapacaksınız, PTT-SEN’den istifa etmezseniz başka iş arayın’ şeklinde konuşmuş, yıldırana kadar çocuklarıyla tehdit etmiş, sendikamızdan istifasını gerçekleştirene kadar KOD 46 ile çıkış kağıdını hazırlayıp ahlaksızlık suçlamasıyla işten attığını söylemiş ve kendi sendikasına üyelik sağlanınca işe geri almıştır. Bugün itibariyle, dik duran, onurlu 5 taşeron işçi arkadaşımızı KOD-46 ile işten atmıştır. Biz PTT’deki işçilerin ancak ve ancak dayanışma ile güçleneceğini ve yaşanan tüm bu kanunsuzlarla ancak kol kola durarak mücadele edeceğimize inanıyoruz. Yıllardır sırtımızda kilolarca kargo taşıyarak tüm Türkiye’nin sokaklarını adım adım gezdik, pandemi sürecinde herkes evine kapanmışken devletin yaptığı yardımları sokak sokak gezerek halkımıza ulaştırdık. Usanmadan, gücenmeden çalıştık. Tüm bunlara rağmen bize reva görülen, anayasal hakkımızı kullanmak istediğimiz için bizi işten atılmak oldu.”

“YAVUZ ÇAKIR VE ORTAKLARI KESİLEN CEZALARA RAĞMEN SUÇ İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR”

‘Buradan tüm PTT taşeron işçisi arkadaşlarımıza bir kez daha sesleniyorum: Sendikanızdan istifa etmeyin! Her durumda koşulsuz şartsız yanınızdayız!’ diyen Özenç; “Biz haklıyız ve yalnızca bir arada olduğumuz sürece kazanabiliriz. Bu alçak patronların ve yandaşlarının tüm oyunları tek tek ortaya çıkartacağız. Devletin kanunlarını, SGK kodlarını kendi eline oyuncak etmiş, AKP içerisindeki yakınlıklarından ve PTT kurumu içerisindeki samimiyetlerinden dem vurarak açık aleni suç işleyen Yavuz Çakır ve suç ortakları 181 yıllık çınar denen bu kurumun köklerine dinamit koyduğunu buradan bir kez daha duyuruyoruz. Bir taşeron patronunun Anayasa ve kanunları siyasetçilerin isimlerini kullanarak ihlal etmesini kesinlikle kabul etmiyoruz, Çalışma Bakanlığı ve PTT müfettişlerinin sendikal baskı nedeniyle kestiği cezalara rağmen bu kararları da tanımayarak hareket eden bu gangster haydutun derhal durdurulması bir kamu sorunu ve inceleme konusudur” şeklinde konuştu.

“TÜM PTT İŞYERLERİNİ EYLEM ALANINA ÇEVİRECEĞİZ”

Özenç haklarını alana kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayarak şunları aktardı:

“PTT Genel Müdürlü Hakan Gülten’e sesleniyoruz: PTT’de yaşanan bu kanunsuzluğa daha fazla sessiz kalamazsınız. Bugün PTT’den sadece sendikalı olduğu için işten atılan 5 işçi arkadaşımızın koşulsuz şartsız yanındayız. Eğer müdahale etmez tüm bu yaşananlara sessiz kalmaya, safınızı bu aşağılık patrondan yana tutmaya karar verirseniz bilin ki tüm PTT işyerlerini eylem alanına çevireceğiz. Bir tek arkadaşımızın daha tehdit edilmesine, işten atılmasına tahammülümüz yok. Atılan tüm arkadaşlarımızın bir an önce işe iadesini, hukuksuzca sürgün edilmek istenen tüm arkadaşlarımızın da üzerindeki baskının bir an önce son bulmasını talep ediyoruz.”

Melis CİDDİOĞLU/ANKARA