Türkdoğan: Devlet her türlü tedbiri almak zorunda, Aleviler de kendini korumalı-VİDEO

PİRHA-İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, organize suç örgütü başı Sedat Peker’in, cemevlerine dönük saldırı iddiasına ilişkin “Alevilere yönelik provokatif saldırılar olabilir. Alevi toplumu, böylesi zamanlarda provokasyonlara gelmemeli” dedi. Türkdoğan, “Özellikle devlet yetkilileri, konuşulanları seyretmemeli. Her türlü önlemi almak zorundasınız. Alevi toplumu kendini koruyacak tedbirleri almalıdır” uyarısında bulundu. 

Organize suç örgütü başı Sedat Peker’in, Mehmet ağar’ı kastederek, “Mehmet ve adamamlarının planları bir cemevine saldırıdır” iddiasının ardından bir açıklama da İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’dan geldi. PİRHA’ya konuşan Türkdoğan, “Alevilere yönelik provokatif saldırılar olabilir” diyerek toplumun provokasyonlardan uzak kalması gerektiğini vurguladı.

“ALEVİLERİN SİNDİRİLMEK İSTEDİĞİ GÜNLERİ GEÇMİŞTE ÇOK YAŞADIK”

Öztürk Türkdoğan, Sedat Peker’in iddialarını ciddiye aldıklarını belirterek “Çünkü içerden bir kişinin ifşaatları ile karşı karşıyız” yorumunu yaptı. Türkdoğan, Alevi sorunun çözülmesi gereken en temel konulardan biri olduğuna işaret ederek şu aktarımda bulundu:

“Türkiye’de çok temel problemler var. Nasıl ki Kürt sorunu çözülememiş ise Alevilerin çok uzun zamandan beri dile getirdiği eşit yurttaşlık hakkı, talepleri de karşılık bulmamıştır. Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı aslında bir nevi resmi Sünni Müslümanlığının devletleşmiş halidir. Bunun dışındaki inançları dışlayan, kabul etmeyen bir sistem var. Lozan anlaşmasıyla tanımlanmış, Müslüman olmayan çeşitli dini grupların; Hıristiyanlar gibi çeşitli hakları sınırlı olarak güvence altında olsa da ama nüfusun önemli bir kısmını oluşturan Alevilerin inançlarıyla ilgili dini, ahlaki veya inançsal değerleriyle ilgili herhangi bir resmi tanımı yok.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları ile birlikte Yargıtay’ın yeni aldığı bazı kararlar var. Ama hala cemevlerinin ibadethane statüsü kabul edilmemiştir. Hala zorunlu din dersi uygulamasına devam edilmektedir.

“POLİTİKACILARIN DİNİ KULLANMASI ALEVİLERİ KORUMASIZ HALE GETİRİYOR”

Türkiye’nin tarihinde Dersim’deki Soykırımı başta olmak üzere Alevilere dönük çok sayıda katliam var. 78 Maraş Katliamı, hafızalarımızdan hiç silinmeyen 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı, 90’lı yıllarda Gazi Mahallesi Katliamı… Tabi hep Alevi katliamlarından sonra yaşanan siyasi tartışmalara baktığımızda toplumun kutuplaştırıldığı ve özellikle Sünni-Müslüman dini değer anlayışı üzerinden bu kutuplaştırmanın sürdürüldüğü, Alevi toplumu üzerinde ise baskı politikasının sürdürüldüğü ve onların sindirilmek istediği günleri geçmişte çok yaşadık. Her tartışmada maalesef karşımıza bu çıkıyor. Özellikle çeşitli dini değerleri siyasetin malzemesi haline getiren politikacılar, bunu çok sık kullanıyor. Bu da aslında Alevileri korumasız bırakan bir durum.

“PEKER’İN İDDİASINA ŞAŞIRMADIK”

Peker bir iddiada bulundu ve şaşırmadık. Çünkü bu noktada çok sık Alevilere dönük provokatif saldırılar gerçekleşti. Yakın zamana kadar bazı yerleşim yerlerinde Alevilerin evlerinin üzerine çarpı işareti konulması, Alevilere ait değerlere hakaretler gibi özünde nefrete dayalı ayrımcılığı barındıran uygulamalar hep oldu. Burada tabii ki toplumun dikkati dağıtılmak isteniyor. Devlet içindeki çete yapılarının tartışılması yerine bu tarz toplumu birbirine düşürecek provokatif eylemlerle hem toplumun bir kesimi baskı altına alınmak isteniyor hem de tartışmalar başka boyutlara, yani Alevi-Sünni sorunu varmış gibi bir noktaya götürülmek isteniyor.”

“ALEVİ TOPLUMU KENDİNİ KORUYACAK TEDBİRLERİ ALMALIDIR”

İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı taleplerini hatırlatarak “Bu iktidar, defalarca söz vermesine, AİHM büyük dairesinin kararlarına rağmen bunları yerine getirmedi. Hakikate susamışlık var” diyerek toplumun adalet ısrarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.

Öztürk Türkdoğan, provokatif söylemlere karşı uyarıda bulunarak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

“Tam da böylesi dönemlerde örgütlü bir şekilde bireysel insiyatifleri olarak değil, ama daha dikkatli olacak şekilde provokasyonlara gelmeyecek şekilde hakkımızı aramamız gerektiğini düşünüyorum. İktidarın özellikle yeni açtırdığı camilerde cuma günü duyduğumuz o hutbeler, vaazlar, dini söylemler ki orada çok sık nefret söylemi kullanılıyor. Bu tarz söylemlerle aslında kendi tabanlarını konsolide etmek istiyorlar. Buna karşı da elbette ki Alevilere yönelik provokatif saldırılar olabilir. Tam da böylesi zamanlarda Alevi toplumunun elbette ki bu provokasyonlara gelmemesi ama aynı zamanda bu tarz gericiliğin karşısına çıkmanın yolu da daha güçlü örgütlenme gerçekleştirmek, hem toplumsal hem de siyasi muhalefet içerisinde Alevilerin haklarının savunulması noktasında bir pratik sergilemek gerekiyor. İnsan hakları savunucuları olarak bizler bu konuda yıllardır mücadelenin içerisindeyiz. Her zaman Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı taleplerinin gerçekleşmesi noktasında birlikteyiz. Adalet arama, hakikat noktasında çalışmaları birlikte elbette ki yürütebiliriz.”

İktidara da seslenen İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, “Özellikle devlet yetkilileri, konuşulanları seyretmemeli. Her türlü önlemi almak zorundasınız. Birileri siyasi olarak zora girmiş olabilir. Kendi tabanını konsolide etmek için Alevilere yapılacak saldırı üzerinden tekrar dinci bir söylem geliştirmek isteyebilir. Buna karşı hem devlet yetkilileri tedbir alacak hem de Alevi toplumu kendini koruyacak tedbirleri almalıdır.”

Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/ANKARA