‘Türkiye’de 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya’-VİDEO

PİRHA- İHD Mersin Şubesi yaptığı basın açıklamasıyla 21 Şubat Dünya Anadil Gününü kutlayarak, her çocuğun en doğal insan hakkı olan kendi anadili ile eğitim alma hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini, başta Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesinde çekince koyduğu anadil ve farklı kültürel kimliklerin öğrenilmesini öngören maddelerdeki çekinceleri kaldırılmasını talep etti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) 21 Şubat Dünya Anadil Günü vesilesiyle basın açıklaması yaptı.

Dernek yöneticisi İlhan Kılıç tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de 18 dilin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de çok sayıda ana dil olmasına rağmen, Türkçe dışındaki bazı dillerde eğitim 5’inci sınıftan başlamak üzere seçmeli ders olarak okutuluyor. Üstelik bir sınıfta 10 kişiden daha az öğrenci bir dersi seçmesi durumunda o dersin okutulması mümkün olamamaktır” dedi.

“HER ÇOCUĞUN KENDİ ANADİLİ İLE EĞİTİM ALMA HAKKI İVEDİLİKLE HAYATA GEÇİRİLMELİDİR”

“Ülkemizin çözüm bekleyen en temel sorunlarının başında gelen “Kürt Sorunun “çözümü ve toplumsal barışın sağlanmasının en temel ilerleme araçlarından birisi kuşkusuz her çocuğun kendisini ait hissettiği topluluğun dili ile kendisini özgürce gerçekleştirme olanaklarına kavuşmasıdır” diyen Kılıç, şunları ifade etti:

“Her çocuğun anasından doğduğundan itibaren hiçbir eğitime tabi olmadan iletişim kurduğu dili özgürce öğrenmesi ve tüm toplumsal süreçlere anadili ile dahil olabilmesinin olanaklarını sağlamak uluslararası evrensel belgelerde devletlerin yükümlülüğü olarak belirtilmiştir. İnsan Hakları Derneği olarak her çocuğun en doğal insan hakkı olan kendi anadili ile eğitim alma hakkının ivedilikle hayata geçirilmesini, başta Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesinde çekince koyduğu anadil ve farklı kültürel kimliklerin öğrenilmesini öngören maddelerdeki çekinceleri kaldırılmasını, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu [UNESCO] tarafından 14 Aralık 1960 tarihli Genel Toplantı’nda kabul edilen Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşmeye taraf olunmasını, Türkiye’nin yargı yetkisini kabul ettiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin farklı etnik ve dini toplulukların dil ve kültürel değerlerini kendi anadillerinde öğrenmelerini öngören hukuksal kararların gereğinin ivedilikle yerine getirmesini talep ediyoruz.”

PİRHA/MERSİN