Türkiye’de göç meselesi köşe yazılarına nasıl yansıdı?

PİRHA- Türkiye’nin temel gündemlerinden biri olan göç meselesine dair çok sayıda köşe yazısı var. Bu köşe yazılarının en çok okunanlarını Dr. Sarphan Uzunoğlu derleyip değerlendirdi. Newslab Turkey için hazırlanan araştırmada; mültecilerin ve göçmenlerin köşe yazarlarınca nasıl tanımlandığı, cinsiyet faktörüne ilişkin özel vurguların olup olmadığı, mültecilerin demografik profilinin köşe yazarlarınca nasıl tanımlandığı, en çok hangi gruplardan mültecilerin ve göçmenlerin yazılara konu olduğu ya da motivasyonları gibi çok sayıda farklı soru üzerinde duruldu.

Dr. Sarphan Uzunoğlu, son dönemde yükselen göçmen karşıtlığının köşe yazılarına nasıl yansıdığını Newslab Turkey için hazırladı. Göçmenlerin nasıl tanımlandığından başlayarak birçok kategori ile yazıları değerlendirdi. Uzunoğlu, değerlendirmelerde öne çıkanları şu şekilde sıraladı:

Köşe yazarları göçmen, sığınmacı, mülteci gibi farklı kavramlar kullanmaktadır. Kavramlar konusunda bir kafa karışıklığı olduğu yahut Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mülteci tanımına ilişkin pozisyonuna dayanan siyasi tercihlerde bulunulduğu görülmektedir.

Söz konusu göç olduğunda, aynı gazetede çok farklı seslerin çıktığını görmek mümkün olmamaktadır. Köşe yazarları çoğunlukla gazetelerindeki diğer yazarlarla benzer duruşlar gösteriyor.

Korkusuz, Sözcü, Türkgün, Habertürk, Ortadoğu gazetelerinde mültecilere yönelik negatif söyleme sahip köşe yazılarının yayınlandığı görülüyor.

Mültecilere ve göçmenlere yönelik negatif söylemle devletin göç politikalarına ilişkin söylem arasında stabil bir bağdan söz etmek güç.

İncelenen 50 köşe yazısından 21’inde mültecilere ve göçmenlere yönelik negatif bir söylem kullanılırken, 17’sinde ise pozitif bir ton hakim. Geri kalan 12 yazıda ise nötr bir ton kullanılmış.

CHP’NİN SÖYLEMLERİ KÖŞE YAZILARINDA DA GÜNDEM OLDU

Hükümete yakın medyada özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’nın “Suriyelileri ülkelerine geri göndereceğiz” söylemine tepki olarak mültecilerle göçmenleri ve devlet politikalarını savunan yazılara yer verilmiş.

Sol tandanslı medyada mültecilerle sınıf kardeşliği üzerinden bağ kurulmuş. Mültecilere ve göçmenlere yönelik politik doğrucu bir dil kullanılarak hakları savunulmuş. Devlet politikaları ile göçmen ve mülteci karşıtı söylemse ağır bir dille eleştirilmiş.

Mülteci ve göçmen tartışması çoğunlukla göçen kişilerin yasal statüleri, yaşam standartları gibi sorunlardan ziyade ulusal siyaset ekseninde alınan konumlara göre ya da negatif bir şekilde bir güvenlik ve ekonomi problemi olarak ele alınmış.

CİNSİYETÇİ DİL MAKALELERDE DE ETKİSİNİ GÖSTERDİ

Mülteci ve göçmenlerin cinsiyetine yönelik sosyal ağlardaki yoğun vurguya, analiz edilen 50 makaleden yalnızca 8’inde rastlanmıştır. Yazarlar “erkek”, “adam”, “kadınlarını geride bırakan” gibi bazı ifadeler kullandı.

Mülteciler ve göçmenler bazı köşe yazarlarınca hayat tarzına tehdit olmakla ya da taciz, tecavüz, uyuşturucu ticareti, gasp gibi suçlara yatkın olmakla itham ediliyor; fakat bu eğilime incelenen köşe yazılarının azınlığında rastlanılıyor.

Devletin sorumluluğuna yönelik negatif söylem iktidara yakın olmayan gazetelerde daha yoğunken, iktidara yakın gazetelerde pozitif ya da nötr diyebileceğimiz bir yaklaşım söz konusu.

(HABER MERKEZİ)