Ümraniye Katliamı duruşması ertelendi; ‘Katliamın esas sorumlusu devlettir!’-VİDEO

PİRHA- 23 yıl sonra görülmeye başlayan Ümraniye Katliamı davasının duruşması bugün Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. 4 Kasım’a ertelenen duruşma sonrasında açıklama yapan şehit aileleri, cezasızlık politikasının temel nedeninin bu katliamların esas sorumlusu devletin kendisi olduğuna vurguda bulunarak, devlet eliyle gerçekleştirilen katliamların hesabını sormaya devam edeceklerini belirttiler. 

15 Mart 1995 tarihinde İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki saldırıları Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde protesto eden gruba polis tarafından açılan ateş sonucunda 5 kişi ölmüş 14 kişi yaralanmıştı. Olaya ilişkin açılan dava 23 yıl aradan sona tekrar görülmeye başlandı.

Bugün Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eeden duruşma 4 Kasım 2021 tarihine ertelendi.

 Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, şehit ailelerinin yanı sıra HDP Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, PSAKD Ataşehir Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, Gaziosmanpaşa Cemevi Başkanı Hıdır Çam, DAD Genel Sekreteri Bülent Felekoğlu, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin de katıldı.

Gazi-Ümraniye Şehit Aileleri adına açıklamayı okuyan Kibar Poyraz, Gazi ve Ümraniye’de yaşamını yitirenlerin aileleri olarak katliamın sorumlularının cezalandırılması için bu davaların ısrarlı takipçisi olacaklarını kaydederek, devlet eliyle gerçekleştirilen diğer katliamların hesabını sormaya devam edeceklerinin altını çizdi.

“ÜMRANİYE, TIPKI MARAŞ, SİVAS KATLİAMLARI GİBİ CEZASIZLIKLA SONUÇLANDI”

 Poyraz, 26 yıl önce12 Mart 1995 günü, Gazi Mahallesi’nde bulunan bir pastane ile yakınındaki kahvehanelere bir taksi içinden otomatik silahlarla ateş edilerek özel olarak hedef seçilen Halil Kaya adlı Alevi Dedesi’nin öldürüldüğünü ve açılan ateş sonucu ise, Gazi Mahallesi’nde toplam 17 canın yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

Poyraz, “Gazi Mahallesi’nde yaşanan ve günlerce süren bu katliamı protesto amacıyla, 15 Mart 1995 tarihinde, Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi 30 Ağustos İlk Öğretim Okulu önünde toplanan kalabalığa açılan ateş sonucu ise 5 canımız yaşamını yitirmiş, onlarcası yaralanmıştır. Tarihe “Gazi-Ümraniye Katliamı” olarak geçen bu katliamlar da tıpkı Çorum, Maraş, Sivas katliamları sonrasında yaşandığı gibi, açılan göstermelik davalar ve yargılamalar sonrasında cezasızlıkla sonuçlandırıldı” ifadelerini kullandı.

“KATLİAMIN ESAS SORUMLUSU DEVLETTİR”

Yaptıkları suç duyurularının takipsizlikle sonuçlandırılarak, itirazların reddedildiğini dile getiren Poyraz, yeniden yargılamaya devam edilmekte olan Ümraniye Katliamı davasının cezasızlıkla sonuçlandırılmak istendiğine vurgu yaptı.

Poyraz, cezasızlık politikasının temel nedeninin bu katliamların esas sorumlusunun devletin kendisi olduğuna işaret ederek, “Nitekim Gazi Katliamı’nın devlet eliyle gerçekleştiğini dönemin Emniyet Genel Müdürü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı açıkça itiraf etmiş ve olayları ilk başlatan ve kahvehanelerle pastaneyi tarayan grubun “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da içinde yer aldığı bir kontrgerilla ekibi olduğunu söylemiş ve sonraki günlerde yaşanan saldırılarla ilgili olarak da Kaymakamlıkta aralarında Korkut Eken ve Hüseyin Kocadağ ile Ayhan Çarkın, Oğuz Yorulmaz gibi Özel Harekatçılardan oluşan bir “karargah” kurulduğunu ve saldırıların bunlar tarafından organize edildiğini söylemiştir” diye belirtti.

“AĞAR, ALEVİLERE VE KÜRTLERE YÖNELİK POLİTİKALARIN SORUMLULARINDANDIR”

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, son günlerde yaptığı açıklamalarda Mehmet Ağar’ın Gazi’de yaşanan katliama benzer biçimde cemevlerine yönelik yeni saldırılar planladığını ifşa etmesine değinen Poyraz, “şunları kaydetti:

“Alevi halkının yine karanlık bir geleceğe mahkum edilmek istendiğini göstermektedir. Biliyoruz ki Mehmet Ağar, Gazi katliamının gerçekleştirildiği tarihte bu ülkede Emniyet Genel Müdürlüğü yapmaktaydı ve övünerek anlattığı “Bin operasyon” ile 1990’lı yıllarda Alevilere, Kürtlere yönelik olarak gerçekleştirilen kirli savaş politikalarının da sorumlularındandı.”

“İFŞALAR, ALEVİLER AÇISINDAN BÜYÜK VE CİDDİ BİR TEHLİKEYE İŞARETTİR”

Sedat Peker’in açıklamalarının kendileri açısından geçmişe dair bildiklerinin tekrarı olduğunu söyleyen Poyraz, bunun gelecek açısından büyük ve ciddi bir tehlikeye işaret olduğuna dikkat çekti.

Poyraz, Gazi ve Ümraniye’de yaşamını yitirenlerin aileleri olarak katliamın sorumlularının cezalandırılması için bu davaların ısrarlı takipçisi olmaya devam edeceklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Son dönemlerde gündeme gelen ifşaatlar da mevcut siyasi iktidarın yalnızca baskı ve şiddet politikalarını devreye sokarak hak ve özgürlük mücadelesi veren toplumsal muhalefete saldırmakla yetinmeyeceğini, daha büyük saldırı planları ve iç savaş hazırlıkları yaptığını ortaya koymuştur. Bizler, yaşadığımız süre boyunca Gazi- Ümraniye Katliamı’nın ve devlet eliyle gerçekleştirilen diğer katliamların hesabını sormaya devam edeceğiz. Ancak bizler bununla yetinmeyerek, bundan sonraki süreçte olası katliamların önüne geçmek için de mücadele edeceğiz. Bu nedenle herkesi katliamların yaşanmayacağı bir ülke için birlikte mücadele edeceğiz.”

“İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇLARDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

Gazi Ümraniye avukatlarından Sevim Akat ise bu katliamların arkasında özel birimlerinin olduğunu hatırlatarak, “Gazi davasından çok çaba harcadık. Yargılananlar beraat etti. Yine Ümraniye davasında takipsizlik kararı verildi. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının olmayacağını ifade ediyoruz. Yargı gerekli sorumluluğunu yerine getirmedi. Bu olay,  dosyada sanık olan gösterilen polislerin işi olabilecek kadar basit değil. Dönemin emniyet müdürü, içişleri bakanı dinlenmedi. Bu olayların takipçisi olacağız. Katliamların arkasından özel birimlerin olduğu biliniyor” diye konuştu.

“KURULUŞUNDAN BU YANA DEVLET-MAFYA İLİŞKİSİ SÜRÜYOR”

Açıklamada söz alan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Alevilerin tarihinin katliamlar tarihi olduğunu dile getirerek, “Bizim tarihimiz katliamlar tarihidir. Devletin kuruluşundan beri mafya-devlet ilişkisi devam ediyor. Tüm katliamlarda devlet ya göz yumuyor, ya da kendisi katlediyor. Hiçbir sorumlu yargılanmadı. AKP-MHP iktidarı bunun araştırılmasını reddetti. Devlet bu katliamların sorumlusudur” ifadelerini kullandı.

Bir diğer HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ise organize çete başı Sedat Peker’in açıklamalarının, katliamlar planlı bir şekilde işlendiğine yönelik ifşalar olduğuna işaret ederek, “Bunun araştırılması, açığa çıkarılması gibi bir dertleri yok. Bu çete anlayışından hesap soracak birlikteliği geliştirmek gerekiyor. Hakikatlerin araştırılması ve toplum nezdinde mahkum edilmesi açısından bu mücadeleyi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Gülsev Kaya da “Alevi toplumunun yüz yüze kalmış olduğu katliamlarla, hep konuşur olduğumuz Alevilerin adalet talebini hatırlatmak, söylemek için buradayız. Yarına dair söz söyleyen herkesin bu katliamlarla yüzleşmesi gerekiyor. Biz bu katliamları tabi ki unutmayacağız. Buna dair söz söylemeye devam edeceğiz, bununla yüzleşeceğiz. Toplumun bununla yüzleşmesi için çabalayacağız” dedi.

PİRHA/İSTANBUL