Üniversiteli İsmail Güçlü cemlerde zakirlik yapıyor: Deyişlerden hissiyat alıyorum-VİDEO

PİRHA- Cemlerde ve cenaze erkânlarında zakirlik hizmeti yürüten İsmail Güçlü, duygularını anlattı. Güçlü, “Zakirlik yaparken belli bir uhreviyat gerekiyor. Cemlerde Alevi yolunun, yol erkânın temel öğretisi deyişler olduğu için deyişlerden hissiyat alıyor ve hizmeti severek yapıyoruz” dedi.

Ordu Üniversitesinde müzik bölümünde öğrenci olan Zakir İsmail Güçlü, cem erkânlarında üstlendiği hizmete dair konuştu.

Güçlü, “Çorum’un Karabıyık köyündenim, şu an 33 yaşındayım, HBVAKV Çorum Şubesi’nde 6 yıldır hizmet yürütüyorum. Cemevine ilk başladığımda 2 yıl kadar boyunca fiili olarak burada çalıştım. Ondan sonra Ordu Üniversitesi’nde Müzik bölümünü kazandım. Şu an son sınıf öğrencisiyim. Hafta sonlarında hizmet olduğu zaman buraya geliyorum, iki gün burada hizmet yaptıktan sonra tekrar okuluma dönüyorum” dedi.

 “ZAKİR OLMAMDA EN BÜYÜK ETKEN BAĞLAMA HOCAMDIR

Güçlü, zakir olmasında bağlama hocasının etkili olduğunu şu sözlerle dile getirdi:

“Zakirilik temiz edebi gerektiren bir duygu. 21 yaşında bağlamaya başladım saz kursu ile birlikte hocam zakirlikle ilgili, yol, erkanla ilgili derin bilgileri olan bir insandı. Yapılan sohbet ve muhabbetler benim içimde hissiyat oluşturdu ve zakirliğe yöneldim. Sazı ele tekniklerine dayalı çalma ve eski tarz geleneksel müziğe daha çok yönelimim oldu.

“ÖĞRECİYİM HAFTA SONLARI CEMLERDE VE CENAZE ERKANLARINDA ZAKİRLİK HİZMET YÜRÜTÜYORUM

Cemlerde zakirlik yaparken belli bir uhreviyat geliyor. Yolun, erkânın temel öğretisi genelde deyişler olduğu için bu yüzden biz de o deyişlerden hissiyat alıyoruz ve hizmeti severek yapıyoruz. Pandemiden kaynaklı on-line (çevrimiçi) sistemiyle eğitim olduğu için genelde Çorum’dayım hafta içi olduğu zamanda cemevine geliyorum. cenaze erkânlarında da hizmet yapıyorum.

Zakirliği içten gelmesi gereken bir duygu olarak ifade eden Güçlü konuşmasının devamında şunlar ifade etti:

“Erdal Erzincan’ın da söylediği gibi “Her Alevinin evinde bir bağlama olması gerekiyor” Bu anlamda bağlama asılı olan evde o çocuk merak eder çocuk bağlamaya heveslenir. Ailesi Alevilikte ilgili, itikatla ilgili, inançlarımızla ilgili bilgiler de çocuğa aşılar ve kursa gönderirse ve bu doğru verilirse zaten gerisi gelir.

“BİRÇOK ALEVİ KÖYÜ KENDİ ERKANINA DÖNDÜ”

Çorum Türkiye de bir istisnadır Çorum’da insanlar yozlaştırılmaya, asimile edilmeye, korkutulmaya ve sindirilmeye çalışıldı ama HBVAKV Hacı Bektaş Çorum Şubesi kurulduktan sonra erkânlar üzerine daha fazla yoğunlaşıldığından dolayı birçok Alevi köyü kendi erkânına döndü.”

“CENAZE ERKANLARIMIZ ALEVİ RİTÜELLERİNE UYGUN ŞEKİLDE YÜRÜTÜLÜYOR”

Çorumda bulunan Alevi nüfusunun %75- %80’i şu anda Alevi erkânını yapıyor. Geri kalan kesimler benim köyüm de dâhil olmak üzere belli bir beyin yıkanmışlığı var. Bizim asıl olan deyişlerle dedelerimizin kaldırdığı cenazeleri burada ötelediler ve şu anda da aynı şekilde devam ediyor. Sadece benim köyüm değil, birkaç tane köy daha var. Alevi erkânına gönül veren köylerimiz anımsamayacak kadar da çok.

Burada biz Türkçe erkan yürütüyoruz. Ben de deyişlerle cenaze kaldırdım. En son Turgut Öker başkanın annesi ve babası Hakk’a yürümüştü onların cenaze erkânlarını deyişlerle uğurlamıştık.

“ARAPÇA VE FARÇA KULLANILAN SÖZCÜKLERİ İNSANLARIMIZ KUTSAL ZANNEDİYOR”           

Dedelerin cemlerde 12 hizmeti yürütürken anadilleri kullanmak yerine Farsça ve Arapça sözcükler kullandığına da dikkat çeken Güçlü şunları ifade etti:

“Arapça kelimeleri, cümleleri insanlarımız kutsal sanıyor. Kendi anladığı dili istemiyor, Arapça okunduğu zaman kabul ediyorlar. Bazı cenazelerde mevlit oluyor. Mevlitlerde Yasin Arapça okunuyor. Arapça okunduğu zaman insanlara daha bir etkileyici geliyor. Türkçesine baksalar Hakk’a yürüyen canla hiçbir alakası olmadığını görecekler. Farklı anlamda kullanılan cümleler olmasına rağmen anlamadığı şeyleri anlıyormuş gibi yapıyorlar.

 SÖYLEDİĞİMİZ DEYİŞLERLERİMİZDE, DUAZ İMAMLARIMIZDA ARAPÇA VE FARSÇA KELİMELER MEVCUT”

“İnsanlarımız, çevremiz ve bizim Alevi canlarımız da cenaze erkanı olduğu zaman Arapça olmasını istiyorlar” diyen Güçlü, Mahsuni Şerif’in söylediği bir esere dikkat çekerek “Ey Arapça okuyanlar Allah Türkçe bilmiyor mu” diyerek sitem etti.

Zakir İsmail Güçlü, “Tabii ki deyişlerimizde de çokça Arapça kelimeler var, Farsça kelimeler var. Tamamıyla Türkçe olan Şah Hatayi’nin,  Pir Sultan Abdal’ın bu tür aşıklarımızın da söylediği deyişler var ama genel olarak söylenen deyişlere baktığımızda Arapça ve Farsça kelimeler çok girmiş durumda” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANKARA