Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 16 Ocak 2017 335 Görüntüleme

‘Yargılanan laiklik ve bilimsel eğitimdir’

‘Yargılanan laiklik ve bilimsel eğitimdir’
Tarih: 16 Ocak 2017 - 15:14

İzmir’de AKP’nin eğitim politikalarına karşı “Laik ve bilimsel eğitim” talebiyle Eğitim Sen, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF), Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin çağrısıyla 13 Şubat 2015 günü gerçekleştirilmek istenen yürüyüşe yönelik polis saldırısı sonucu çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan 94 kişi hakkında “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması İzmir Adliyesi’nde görüldü.

İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya sanıklar ile avukatları katılırken, mahkeme sanık sayısının fazla olması nedeniyle davayı üç güne böldü. Kimlik tespitinin ardından ifadelere geçilen duruşmada sanıklar, anadilde eğitim hakkı ve laik demokratik bir eğitimi savunduğum için orada olduklarını söyledi. “Bu suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğim. Hukuksal hakkımız engellenmiştir” diyen sanıklar,  polis saldırısının planlı yapıldığını ve mağdurların yargılandığını söyledi. Ayrıca sanıklar o gün Türkiye genelinde aynı amaçlı eylemler yapıldığını ancak bir tek İzmir’de saldırı olduğuna da dikkat çekti. Sanıklar suçlamaları kabul etmeyerek, asıl yargılanması gerekenlerin demokratik haklarına müdahale eden kolluk kuvvetlerinin olduğunu söyleyerek berat kararı verilmesini talep etti.

“LAİKLİĞİN YARGILANMASINA DEVAM EDİLMEMELİDİR”

Sanık avukatlarından Hasan Hüseyin Evin müvekkillerin meşru haklarını kullandığını ve şu an cemaat soruşturması sebebiyle tutuklu olan dönemin İzmir Emniyet Güvenlik Şube amiri Yusuf Uysal’ın toplanan kişileri tahrik ederek müdahale ettiğini söyledi. AHİM’in gösterilerde müdahale edilenlerin “direnme hakkı” olduğuna karar verdiğini hatırlatan Evin, “Bir suç varsa sanıklar değil orada müdahale eden kolluk kuvvetleri suçudur. Bu tür eylem ve etkinliklerde polisin bir görevi demokratik hakkını kullanan kişilerin güvenliğini sağlamaktır. Ama ülkemizde demokratik talebini kullananlara önce polis müdahale etmektedir. Anayasada tanımlanan laik, sosyal, demokratik devlet gerçekten varsa yargılanması gerekenler dönemim valisi, emniyet amiri ve dosyayı hazırlayan savcıdır. Biz insanlara neden demokratik hakkınızı kullandınız diyemeyiz. Böyle bir yargılama olmaz. Bir hukukçu olarak böyle bir yargılamada savunma yapmaktan utanıyorum. Sanıkların ifadeleri den sonra dosya aydınlanmıştır. Sanıkların demokratik haklarını kullanmışlardır. Bu kişilere daha fazla soru sorulmaması, hukuksuzluğa daha fazla devam edilmemesi ve laikliğin yargılamasına devam edilmemesi için derhal berat kararı verilmelidir” dedi.

“SİZ BURADA LAİKLİĞİ YARGILIYORSUNUZ”

Avukatlardan Nedim Değirmenci ise, müvekkillerinin toplantı özgürlüğünü ifade eden çağrı üzerine eyleme katıldıklarını belirterek, “Kolluk güçlerinin müdahalesine kadar hukuka aykırı herhangi bir eylemde bulunulmamıştır. Demokratik haklarını kullananlar hakkında hukuksal olmayan bir yola dava açılmıştır. Bu dosya hukuksuzluk dosyasıdır. O gün emniyette yaşananları da gördük. Dosya oldu bitti ile muhalif güçlerin sesini bastırılması dosyasıdır. Ortada bir suç işleme durumu yoktur. Sanıkların derhal baretine karar verilmesini talep ediyorum” diye konuştu. Savunma yapan diğer avukatlar ise Anayasada geçen “laiklik” ve “demokratik devlet” ibaresinin hiçe sayılarak bu yargılamanın yapıldığını belirterek, “siz burada laikliği yargılıyorsunuz” dedi.

Öte yandan sanıkların bir çoğuna polisin müdahalesi nedeniyle alanın trafiğe kapanmasından dolayı para cezası kesildiği de ortaya çıktı. Mahkeme bir kısım sanıkların dinlemesi için duruşmayı 17 Ocak’a erteledi.

Konuya ilişkin duruşmada yargılanan Narlıdere Cemevi Başkanı Mustafa Aslan PİRHA’ya konuştu. Aslan “Biz bu ülkede laik, bilimsel bir eğitim istedik.  Şuan burada yargılanan laikliktir, bilimsel eğitimdir” dedi.

“HAKLI TALEBİMİZİ DİLE GETİRDİK”

Mustafa Aslan yaptığı savunmada “Alevi temsilcisi olarak, Alevi kurumları olarak Türkiye’de laik ve bilimsel eğitim ile ilgili vermiş olduğumuz mücadeleye vurgu yaptım. Zorunlu din derslerinin kaldırılmasıyla ilgili vermiş olduğumuz mücadeleye değindim. Danıştay ve AİHM’in kararı olmasına rağmen zorunlu din derslerinin kaldırılmadığını, hükümetin adım atmadığını hatırlattım. Biz Alevi kurumları olarak haklı bir talebimizi dile getirdik diye bugün burada yargılanıyoruz” diye ifade etti.

“DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANDIK”

Laik ve bilimsel eğitimin demokratik bir hak olduğunu söyleyen Aslan, “Biz anayasanın 2’nci, 10’uncu ve 24’üncü  maddesine dayanarak hem laiklik hem  sosyal hukuk devleti talebimizi dile getirdik,  eşit yurttaşlık hakkımızı ve ifade özgürlüğümüzü kullandık, herhangi bir hukuksuzluk yapmadık. Bu iddianamenin geçersiz olmasını ve beraatimizi  istedik” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE  HER ŞEYE DAVA AÇILIYOR”

Çarşamba günü görülecek son grupla davanın ertelenebileceğini söyleyen Aslan, “Son dönemlerde Türkiye’de bu tür basın açıklamalarıyla, bu tür ifade özgürlükleriyle beraber her şeye dava açıldığı gibi bu davanın da kapatılacağını düşünmüyorum” ifadesinde bulundu.

“Yargılamada 1 yılla 3 yıl arası hapis istemi, 5 binle 30 bin arasında para cezası talebi var” diyen Mustafa Aslan, “Yargılama devam edecek, mahkeme nasıl sonuçlanacak bilmiyorum” dedi.

Semra Acar / İSTANBUL

 

 

 

 

pirha.net © 2018