CANLI YAYIN

Yazar Ali Yıldırım’dan çağrı: Asimilasyona karşı çocuklarınızı koruyun-VİDEO

PİRHA – Araştırmacı- Yazar Ali Yıldırım, Alevileri Şiileştirilme ve Sünnileştirme politikalarını PİRHA’ya değerlendirdi. Yıldırım, “Asimilasyonun daha çok esas olarak devletin Sünnileştirme politikalarının bir uzantısı olduğu düşüncesindeydik. Hala bu önemli bir biçimde resmi olarak devam ediyor” dedi. 

Alevileri Şiileştirme ve Sünnileştirme politikalarına ilişkin Araştırmacı-Yazar Ali Yıldırım, PİRHA’ya konuştu.

Yıldırım, “Asimilasyonu, esas olarak devletin Sünnileştirme politikalarının bir uzantısı olduğu düşüncesindeydik ve hala bu önemli bir biçimde resmi olarak devam ediyor. Bunun yanı sıra çok ciddi bir biçimde Alevilere yönelik olarak Şii Caferi eğilimli bir asimilasyon faaliyetinin son zamanlarda yoğun bir biçimde hayata geçtiğine tanık oluyoruz” dedi.

90’LI YILLARDA DİYANET’İN HAZIRLADIĞI GİZLİ RAPOR

1990’lı yılların başında gizli bir raporun ortaya çıktığını ifade eden Yıldırım, rapor hakkında şu bilgileri verdi:

“Diyanet İşleri Başkanlığı Başmüfettişinin hazırladığı bir rapordu. Bu rapor zamanın Başbakanı Tansu Çiller’e sunulmuştu.

Bu raporda deniyordu ki; Türkiye’deki Aleviler hızla yoldan çıkıyorlar. Ya siz el atın bu Alevileri Sünnileştirin ya da bize bırakın bu Alevileri Şiileştirelim demişlerdi.

Bu raporun çerçevesinde esas olarak 1 -2 nokta daha vardı. Bunlardan en önemli olanı Cemevlerinin asla ve asla ibadethane olarak kabul edilmemesi gerektiği idi. Çünkü cemevlerinin varlığı Alevilere kimlik, kişilik, statü kazandıracak deniliyordu. Şöyle ekleniyordu: Her dinin, inancın bir ibadet merkezi var. İslam’ın camisi var, Hristiyanların kilisesi var, eğer cemevi de ibadethanedir dersek Aleviliği de kendi başına bir inanç olarak tanımlamış kabul etmiş oluruz. Bu tehlikeli bir şeydir. Asimilasyon faaliyetimizde uygun olmaz deniliyordu ve şiddetli bir biçimde cemevlerine karşı çıkılıyordu ve bu anlamda Sünnileştirilmesi ya da Şiileştirilmesi yönünde el atın Sünnileştirin ya da bize bırakın Şiileştirelim. Kim demişti bunu? İran’ın dini lideri, Diyanet başkanıyla görüşen dini lideri demişti.”

“SÜNNİLEŞTİRME POLİTİKASI İFLAS ETTİ, ŞİİLEŞTİRME ASİMİLASYONU VAR”

Uzun süredir Alevilere yönelik Sünnileştirme politikaları, Alevi köylerine zorla cami yapılması ve Alevi çocuklarına zorla okullarda din dersi verilmesi şeklinde devam ediyordu. Kamuda ayrımcılıklar şeklinde devam ediyordu. Fakat son zamanlarsa bu politikaların iflas ettiği görülmüş olmalı ki şimdi Alevilerin değerleri üzerinden Hz. Ali üzerinden 12 İmam, Kerbela üzerinden yürüyen bir asimilasyon faaliyeti, oradan Alevi kimliğini, kişiliğini ortadan kaldırmaya yönelik bir faaliyetle yüz yüze gelmiş bulunuyoruz” diye konuşan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlar Alevilerin bugün var olan örgütlerini, yok Alisiz Alevilik diye suçlama yoluna gidiyorlar. Aleviliğin bu temel değerlerine, yani bizim inancımızın bir parçası yaptığımız değerlerine sözde sahip çıkarak Alevilere yönelik özellikle Alevi çocuklarına yönelik özel olarak da ciddi bir asimilasyon faaliyeti var. Özellikle İstanbul merkezli yürüyen bir faaliyet bu.

Bunlar Şii Caferi olsalar, diyeceğiz onlar kendi inancına Alevileri çekiyorlar, ama değil. Bunların tamamen özellikle de Tunceli kökenli insanlar olduğuna tanık oluyoruz. Bunlar Alevilik bildirgesi, Alevi dedeler topluluğu gibi, Hazreti Ali cemevi gibi Alevi değerlerini kullanan bir yöntemle Alevi çocuklarına yönelik bir asimilasyon faaliyeti içerisindeler.

Buna karşı çok dikkatli olmak lazım. Bizim değerlerimize Aleviliği içten çürütme yönünde atılmış adımlar, ‘Alevi dedeler topluluğu’ denen topluluk her kimse bunlar Alevilerin hakka yürüyen canlarını bağlama eşliğinde kaldırılmasına yönelik semah dönmenin kaldırılmasına yönelik nefret söylemi geliştirmeye çalışıyorlar.”

ASİMİLASYONA KARŞI DİKKAT ÇAĞRISI

Yazar Ali Yıldırım, Alevileri Şiileştirmek isteyenlerin cemevlerine gelmelerine izin verilmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

“Biz deyişlerimizi bağlamamızı telli kuran, sureler, ayetler olarak değerlendiriyor ve ibadetimizin zorunlu parçası olarak bunları değerlendiriyoruz. Onlara göre ise bunlar sazdır türküdür. Cenaze diyorlar, biz Hakka yürüme diyoruz, onlar ölüm diyorlar bizim için ölüm yok. Bunlar esas olarak Aleviliğin özgün değerlerine yönelik bir saldırı içerisindeler. Bunları cemevlerimize sokmayalım, çocuklarımıza bu anlamda sahip çıkalım. Hz. Ali 12 İmam Kerbela Aleviliğin kendi içinde büyüttüğü, var ettiği özel anlamlar yüklediği zulme ve zorbalığa karşı kendi öz benliğine kattığı değerleridir. Bu anlamda İslam coğrafyası içerisinde çıkan bir takım söylemlerin, yaklaşımların ya da bunların tarif edilmesinin bizim dünyamızda asla bir yeri yoktur. Biz Ali’yi 18 bin aleni var eden bir Ali olarak görmüşüz Hz. Hüseyin Kerbela’da şehit olurken bütün zulme ve zorbalığa karşı zulmün önünde eğilmeyen bir simge olarak görüyor o anlamda da tüm bunların içinin boşaltmasına da asla ve asla izin vermememiz lazım.”

Yıldırım, “Özellikle cemevi yöneticilerine, dedelerimize, ana babalarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Bu Şiileştirme operasyonlarına karşı uyanık olalım diyorum” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018