Yazar Özcan: Üniversite, cemevi ve kayyum Dersim’i talan ediyor- VİDEO

PİRHA- Araştırmacı- Yazar Mesut Özcan, 1980 yılı itibariyle dönemin valisi olan Kenan Güven’in Dersim’e gelmesiyle inanç asimilasyonun başladığını, bu asimilasyonun kurumlaşarak sistematik olarak devam ettiğini söyledi. Özcan, “Bugün bir yağma ve talandan sözü ediyorsak bunun üç kurumu var. Biri Munzur Üniversitesi, biri Tunceli Cemevi, biriside kayyum olarak atanan belediyedir” dedi.

Araştırmacı Yazar Mesut Özcan, Dersim’de yaşanan inanç asimilasyonuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.

Özcan, “Dersim’de bugün bir yağma ve talandan söz ediyorsak bunun üç kurumu var. Biri Munzur Üniversitesi, biri Tunceli Cemevi, biri de kayyum olarak atanan belediyedir” dedi.

“Biliyorsunuz bir 12 Eylül darbesi yaşadı ülkemiz ve bu darbe Dersim’de kardeşliğin tesisi ve devamı için dinin gerekli olduğu söylemiyle yaygınlaştırıldı” diye konuşan Özcan, darbeden sonra dönemin Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Kemal Gürel’in MGK odasına götürdüğü rapora değindi.

Raporda gençlerin dini boşlukta oldukları, sol kesimler tarafından kafalarına yanlış bilgiler doldurulduğu ve bir an önce doğu bölgesinde izlenecek bir kültür politikası ve propaganda faaliyetlerinin geliştirilmesi şeklindeki kararlara dikkat çeken Özcan, dönemin Tunceli Valisi Kenan Güven’in bu faaliyetler için Dersim’e özel olarak yollandığını vurguladı.

“5000 DERSİM’Lİ ÇOCUK KURAN KURSLARINA GÖNDERİLDİ”

Dönemin Tunceli Valisi Kenan Güven’in, “İslam’ın getirdiği birlik beraberlik ve kardeşlik fikri işlenebilir. Biz ne kadar bazı vatandaşlarımızı Türk kabul etsek de onlar kendilerini bizden kabul etmiyorlar. O zaman Müslümanım fikrinden hareket edebiliriz. Bunun laikliğe aykırı bir tarafı yoktur. Benim Tunceli’ye geliş amacım İslamiyet’i yaymak ve sizleri müslümanlaştırmak” şeklindeki sözlerini hatırlatan Özcan, şöyle konuştu:

“Öncelikle Dersim’de yoksul çocukları özellikle yatılı bölge okullarına, yaklaşık 5000 kişi de Dersim’in dışında kuran kurslarına gönderiliyor. Gönderilenlerin önemli bir bölümü geri dönüyor fakat bunların içerisinde Mısır’a El Ezer Üniversitesine kadar giden oluyor. Kenan Güven’in kuran kurslarına gönderdiği çocuklar Diyanet İşleri Vakfı’ndan Türkiye’nin farklı illerinde kuran kurslarına gönderilirler. Fakat o dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı da yapan Kenan Güven döneminde, geçmiş dönem Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Tayyar Altıkulaş 1969’da askerlik yapmıştır Dersim’de. Dersim’de askerlik görevi yaparken bir aya kadar da Nazimiye’de kalıyor. Hem çeşitli dini bilgiler vermek için toplantılar düzenlenmekte, hem de asker olarak görev yapmaktadır.

Yine o dönem bu çocukların kuran kurslarına gönderilmesinin bizzat içinde yer alanlardan biri 1984-1986 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Din Eğitimi Genel Müdürü olan ve 2002 seçimlerinde AKP Çankırı milletvekili seçilmiş olan Hikmet Özdemir’dir. Daha sonra AKP milletvekili seçiliyor. Özdemir Dersim’de inşaat çalışması yaparak 350 öğrenciyi, İstanbul Çağlayan’da kuran kurslarına götürür. Çağlayan kuran kursu da o sırada kapalıdır. Dersim’deki çocuklar gönderilince açılır.”

“DERSİM’DE KÜRT VE ALEVİ OLMAYACAK”

2008’de Munzur Üniversitesi’nin açıldığını ve atanan rektörün daha sonra AKP’den İzmir’den aday adayı olan Durmuş Öztuğ’un “Dersim’deki üniversitede solcu olmayacak, Alevi olmayacak, Kürt olmayacak ama herkes olacak” sözlerini hatırlatan Özcan, bu kişinin Dersim’de Dersimli olmayanlarla bir Alevi Sempozyumu gerçekleştirdiğini belirtti.

“Bugün bir yağma ve talandan sözü ediyorsak bunun üç kurumu var. Biri Munzur Üniversitesi, biri Tunceli Cemevi, birisi de kayyum olarak atanan belediyedir” diyen Özcan, Dersim’de talan ve yağma ile birçok şeyin peşkeş çekildiğini belirtti. Özcan, şunları ifade etti:

“2015 yılında bir Alevi Bektaşi Enstitüsü’nün kurulmasıyla ilgili Senato kararı aldı ve bu senato kararında, Aleviliği 13. yüzyılda Hacı Bektaş’la birlikte başlattı ve bu görüşe karşı çıkanları ise işbirlikçi, dış güçlerin maşası olarak nitelendirdi. O senato kararı yayınlanmıştı, aynı üniversite rektörü Ordu’da bir televizyon kanalına konuk oluyor ve tıpkı yaklaşık 100 yıl önce Abdülhamit döneminde bir tahsisi ihtikattan söz ediliyor ya, Kenan Güven de onu diyor.  Dersim’dekiler boşluktaydı ve ben bu boşluğu doldurmaya geldim, diyor.

2014 yılında Munzur Üniversitesi rektörü de Ordu’da katıldığı bir televizyon programında Dersim’de insanların inanç olarak boşlukta olduğunu, bu boşluğu doldurmak için Alevi Bektaşi Enstitüsü’nün kurulması gerektiğini söylüyor. Bu enstitüyü kurarken yanında aslında Alevilikle çok yakından ilgisi olmayan bir takım kişileri alıyor, bunun içerisinde Tunceli Cemevi başkanı da vardır.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

pirha.net © 2018