CANLI YAYIN
Ana Sayfa ALEVİ HABER, GÜNDEM - MANŞETLER, TÜM HABERLER 26 Temmuz 2018 - 16:30 274 Görüntüleme

Yazar Yıldırım: Eren Erdem’in dede istemesi o kimliğin savunulmasıdır-VİDEO

PİRHA- Araştırmacı-Yazar Ali Yıldırım, Eski CHP Milletvekili Eren Erdem’in tutuklanması ve bulunduğu cezaevinde Alevi dedesi ile görüşme talebinin reddedilmesine ilişkin konuştu. Yıldırım, “Eren Erdem vesilesiyle gördük ki nerede olursanız olun Alevi kimliğinizden dolayı bir eşitsiz, hukuksuz uygulama ile yüz yüze geliyorsunuz, Eren Erdem’in de dede istemesi Alevi kimliğinin savunulması anlamına gelir” dedi.

24 Haziran seçimlerinin ardından tutuklanan Eski CHP Milletvekili Eren Erdem’in cezaevinde din görevlisi ile görüşme hakkı kapsamında istediği Alevi dedesi ile görüşme talebinin cezaevi yönetimi tarafından reddedilmesine Yazar Ali Yıldırım tepki gösterdi.

“CEZAEVİ YÖNETİMİ ALEVİLİĞİ VE İNANÇ ÖNDERİ DEDE’Yİ KABUL ETMİYOR”

“Aleviler söz konusu olduğu zaman hayatın her alanında ayrımcılık, eşitsizlik, hukuksuzluk kendisini gösteriyor” diye konuşan Yıldım şunları vurguladı:

“Eren Erdem’in bu FETÖ soruşturmalarında yine bir komplo ile hakkında soruşturma açıldı. Uzun bir iddianame düzenlendi. Hakkında yıllarca ağırlaştırılmış hapis cezaları isteniyor. Milletvekilliği biter bitmez de Eren Erdem’i gözaltına alıp sonra tutukladılar. Talihsiz bir durum oldu. Ama bundan ziyade Aleviler’in bizim gündemimizde Eren Erdem, özel olarak ta benim gündemime girmiş durumda. Biliyorsunuz cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkumların kendi inanç önderleriyle görüşüp haftada bir kez sohbet etme olanağı var. Yani yeni bir düzenleme ile geldi bu. Eren Erdem de tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde kendisinin Alevi olduğunu bu haktan yararlanmak istediğini cezaevi yönetimine iletiyor ve bir dede ile görüşmek istediğini, onunla muhabbet etmek istediğini söylüyor. Cezaevi yönetimi Eren Erdem’e verdiği yanıtta Alevilik diye bir inanç olmadığını, Alevilik diye bir din olmadığını, dolayısıyla onun din adam olamayacağını dolayısıyla da kendisinin bir dede ile görüşmesinin mümkün olmadığını bildiriyor ve dede olmaz ama istersen sana bir hoca verelim diyor Eren Erdem’e. Eren Erdem de bu konuyu gündeme getirdi, çok da iyi yaptı. Bu sayede şunu gördük: Aleviler söz konusu olduğu zaman hayatın her alanında ayrımcılık, eşitsizlik, hukuksuzluk kendisini gösteriyor. Yani biz örgüt yöneticileri ve aydınları olarak bunu bir Alevi talebi haline getirmemiz geçmişten mümkün olmazdı. Çünkü bu sorun karşımıza somut olarak gelmemişti. Hayat önümüze bir sorun getiriyor, siz de ona çözümler üretmek durumundasınız. Ayrımcılık ve hukuksuzluk burada da ortaya çıkıyor.”

“EREN ERDEM’İN ALEVİ DEDESİ İSTEMESİ O KİMLİĞİN SAVUNULMASIDIR”

Cezaevlerinde ayrımcılığın geçmişte ve yakın zamanda yaşanan örneklerinin bu kadar net olarak açığa çıkmadığının altını çizen Yıldırım şöyle konuştu:

“Buna tepki olarak mecliste HDP milletvekilleri açıklamalarda bulundular. Alevi örgüt yöneticileri Eren Erdem’in anne ve babası da cezaevi yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundular. Eren Erdem’in babası Alevi olarak bu bize ve oğluma yapılan ayrımcılıktır şeklinde açıklamalar yaptı. Çok önemli bir konu gerçekten de. Cezaevinde dahi ayrımcılığa uğrayan geçmişte ve yakın zamanda dahi örnekleri vardı. Ama bu kadar açık ve net ortaya çıkmamıştı. Eren Erdem vesilesiyle gördük ki nerede olursanız olun Alevi kimliğinizden dolayı bir eşitsiz, hukuksuz uygulama ile yüz yüze geliyorsunuz. Eren Erdem’in de dede istemesi Alevi kimliğinin savunulması anlamına gelir. Alevi varlığının, Alevi kimliğinin, Alevilerin eşit haklar mücadelesinin savunulması ve somutlanması anlamına gelir. O nedenle bu talebe kesinlikle sahip çıkmak ve onunla ilgili olarak gereğini dışarıda da bizlerin yapmasının anlamlı olacağını düşünüyorum. İkinci bir konu da Eren Erdem açılamada bulunmuştu. Cezaevinden bir not gönderdi ve dedi ki; bana mektup yazın, kitap gönderin. Benim de kendisi ile tanışıklığım, muhabbetim vardı. Ben de kendi iki kitabımı Eren Erdem’e gönderdim.”

“KİTAPLARIM EREN ERDEM’E SAKINCALI DİYE VERİLMEDİ”

“Alevi olarak insanlarımız haksızlığa maruz kalıyor, bizim de onları savunmak kendi kimliğimize de o arkadaşlarımız için de en doğru tavırdır” diye belirten Yıldırım son olarak şunlara değindi:

“Alevilerin El Kitabı ve Osmanlı Engizisyonu kitabımı Eren Erdem’e vermişler, fakat Osmanlı Engizisyonunu sakıncalı bulmuşlar. Demişler önce biz bunu inceleyelim, ondan sonra verelim. Geçen haftadan beri hala Osmanlı Engizisyonu kitabını inceliyorlar. Eren Erdem’in kafasını karıştırır mı diyorlar. 1996 yılında yazılmış 8 baskı yapmış bir kitap. Bu kitap neyi anlatıyor? Onu fark etmişler midir bilmiyorum. Kitap Alevi toplumunun bütün 1000 yıl boyunca Osmanlı rejimi altında nasıl baskıya, zulme, katliamlara uğradığını bizzat Osmanlı belgeleriyle padişah fermanlarıyla şeyhülislam fetvalarıyla anlatan bir kitap. Yani kendileri bugün Alevilere haksız, hukuksuz davranırken geçmişte yapılan haksızlıkların, hukuksuzlukların da öğrenilmesini istemiyorlar. Eren Erdem tabi ki bunların büyük bir bölümünü biliyor ama somut bir durum var. Alevi olmaktan kaynaklanan haksız ve hukuksuz bir uygulama var. Evet, o nedenle nerede olursan ol, içeride, dışarıda, derste, sırada madem ki Alevi olarak insanlarımız haksızlığa maruz kalıyor, bizim de onları savunmak, kendi kimliğimize de o arkadaşlarımız için de en doğru tavırdır diye düşünüyorum.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018