Yurtsuzlar Hareketi: Güvencesiz ve rezil geleceğin kölesi olmayacağız -VİDEO

PİRHA- Barınma hakları için eylem yapan öğrencilerin aileleri polis tarafından arandı. Duruma tepki gösteren üniversite öğrencileri, meşru taleplerini dile getirdiklerini vurgulayarak; “bizler güvencesiz, rezil bir geleceğin kölesi olmayacağız. En temel haklarımız için, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın üzerimizde kurmaya çalıştığı korku politikaları boşunadır” dedi.

Ankara’da ‘Yurtsuzlar’ adı altında toplanan ve barınma hakları için eylemeler yapan üniversite öğrencilerinin aileleri polis tarafından aranarak tehdit edildi. Ailelere, çocuklarının 6 Kasım’da eyleme gideceklerini söyleyen polisler üniversiteliler üzerinde baskı kurmaya çalıştı.

Üniversite öğrencileri, konuya ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının yapıldığı salona ‘Boşuna aramayın, her kampüste her sokaktayız’ yazılı pankartı asıldı. Açıklamayı öğrenciler adına Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencisi İrem Naz Çelik okudu.

“40 YIL ÖNCE KENAN EVREN VARDI, BUGÜN SARAY”

6 Kasım’ın Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) 40’ıncı kuruluş yıldönümü olduğunu hatırlatan Çelik şunları dile getirdi:

“40 yıl önce üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldırmak, üniversiteyi sermayeye açmak, üniversitelileri baskı altına almak için kurulan YÖK, bugün baktığımızda işlevini yitirmiş bir şekilde saray kuklalığı yapan bir kurumdan başka bir şey değildir. Emirlerini saraydan almakta ve sadece saraya karşı sorumlu tutulmaktadır. Üniversitelerin özerk ve demokratik yapısı tarih boyunca saldırıya maruz kalmıştır. 40 yıl önce Kenan Evren yönetiminin YÖK aracılığıyla yapmaya çalıştığı saldırılar, bugün ise saray eliyle bizzat yapılmaktadır. Üniversitelerimize seçilmiş rektörler değil, cumhurbaşkanı tarafından kayyum rektörler atanmakta, üniversitelerde halk yararına bilim üretilmesi gerekirken üretilen bilim devlet eliyle sermayeye peşkeş çekilmektedir. Kampüslerimiz sermayedarların cebini doldurmak için ranta açılıp millet bahçelerine, külliyelere dönüştürülmekte, üniversite içindeki kadın ve LGBTİ+ çalışmaları engellenmekte ve cinsel tacizi önleme birimleri işlevsizleştirilmektedir. Pandemiyle birlikte kampüslerin kapısı tamamıyle kapatılmıştı, şimdi ise üniversitelerin kapılarını açtık denilerek belirsiz online ya da hibrit eğitim süreçleri öngörülmektedir.”

“GÜVENCESİZ VE REZİL GELECEĞİN KÖLESİ OLMAYACAĞIZ”

Üniversite öğrencilerinin yoksulluğa ve geleceksizliğe mecbur bırakıldığını belirten Çelik, artan kira fiyatları nedeniyle ev kirası ödeyemeyen, özel yurtlara parası yetmeyen, kalacak yurt bulamayan, barınma imkânı olmadığı için üniversitesine gelemeyen, aile evinden çıkamadığı için baskıya ve şiddete maruz kalan, geçinemediği için güvencesiz iş koşullarında çalışan milyonlarca öğrenci olduğunu söyledi. Çelik; “Fakat bizler güvencesiz, rezil bir geleceğin kölesi olmayacağız. En temel haklarımız için, insanca bir yaşam için mücadele etmeye devam edeceğiz. İktidarın üzerimizde kurmaya çalıştığı korku politikaları boşunadır. Bizler hayatın her alanında üzerimizde kurmaya çalıştığınız baskılara rağmen karşınızda dimdik duruyoruz. Kayyum rektörlere karşı kampüslerde, rant ve talan politikalarıyla yok etmeye çalıştığınız ormanlarda, kadın ve LGBTİ+ düşmanlığına karşı sokaklarda, evsiz ve yurtsuz bırakılmaya karşı parklarda, tüm kampüslerdeyiz.”

“POLİSİN BU TÜR ARAMALAR YAPMASI HUKUSUZDUR”

Geçtiğimiz günlerde Yurtsuzlar Hareketini bahane göstererek üniversite öğrencilerinin ailelerinin kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce arandığını söyleyen Çelik son olarak şunları aktardı:

“Ailelerimiz bizim üzerimizden korkutulmaya çalışılarak üniversitelilerin barınma hakkı mücadelesi engellenmek istendi. Yapılan aramalar tamamıyla hukuksuzdur. Biz üniversitelilerin kalacak yurdu yok, hali hazırda olan KYK Yurtları hem yetersiz hem niteliksiz, öğrenci semtlerinde kiralara fahiş zamlar yapıldı, 650 liralık KYK kredileriyle özel yurtlarda kalmaya paramız yok, tarikat-cemaat yurtlarında kalmak istemiyoruz derken bizlere kalacak nitelikli, tam kapasiteli yurtlar oluşturması gerekenler barınma hakkını isteyen üniversitelilerin ailelerini aramakla meşgul olmaktadır. En meşru ve haklı taleplerimizi dile getiriyor, yurtsuz binlerce sıra arkadaşımızın hakkını savunuyoruz. Nitelikli yurt istemek ve kendi yaşam alanlarımızı savunmak suç değildir. Söz konusu üniversiteliler olunca elinden geleni ardına koymayanlar aynı hassasiyeti kadın ve LGBTİ+ düşmanlarına, faşist çetelere, uyuşturucu satıcılarına göstermemektedir. Boşuna aramayın. Şimdiye kadar yurtsuzların sesini parklarda, sokaklarda, kent meydanlarında, kampüslerde dile getirdik. Bundan sonrasında da ‘Yurtsuzlar’ olarak mücadele etmeye, üniversitelerimizi ve barınma hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Üniversitelilerin, yurtsuzların sesini kısamayacaksınız.”

PİRHA/ANKARA