CANLI YAYIN

‘Yüzde 80 engelli eşimin cemevi için para toplaması suç sayılmış’- VİDEO

PİRHA– 4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul’daki evinden gözaltına alınan, yüzde 80 engelli olan Haydar Yıldırım altı aydır tutuklu. Hakkında herhangi bir iddianamenin hazırlanmadığı Yıldırım, 1996 yılında cezaevinde ölüm orucuna girmiş ve Wernicke- Korsakoff hastası. Yıldırım’ın eşi Zeynep Yıldırım tüm kamuoyuna çağrıda bulunarak, davaya sahip çıkmalarını istedi. Yıldırım ayrıca eşinin cemevi için para toplamakla suçlandığını iddia etti.

4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Küçük Armutlu’daki evinden gözaltına alınıp tutuklanan Haydar Yıldırım’ın %80 engelli raporu var. Yıldırım 1986 yılında cezaevinde ölüm orucuna girmiş ve halen Wernicke- Korsakaff hastası.

“KAPIYI KIRARAK İÇERİYE GİRDİLER”

Armutlu Cemevi üyesi olan Haydar Yıldırım 58 yaşında. PİRHA’ya konuşan Haydar Yıldırım’ın eşi Zeynep Yıldırım, eşinin 4 Ekim 2017’den beri tutuklandığını belirtti. Yıldırım, eşinin gözaltına alınmasını şöyle anlattı:

“Gece evimize geldiklerinde hiçbir gerekçe göstermediler. Kapıyı kırarak girdiler bizim açmamıza da izin vermediler. Saat ikiydi. Biz yataktan kalkmadan kafamıza dikildiler silahlarla. ‘Ne oluyor?’ diye sorduğumuzda da ‘Haydar Yıldırım senin için geldik’ dediler. Gerekçe ne? Hiçbir gerekçe göstermediler. Evi aradılar, eşimi aldılar. Eşim direndi tabi. Bir buçuk saat falan uğraştılar evin içerisinde. Bayağı arbede oldu. Eşim rahatsız bir insan. Üstünde, başında hiçbir şey kalmamıştı. Çırılçıplak sürüyerek evin merdivenlerine indirdiler. Caddeye elbiseleri tamamen çıkmış, iç çamaşırıyla atlet falan da sıyrılmış asfaltın üzerine atmışlardı. Ben evden çıktım, onların peşinden koştum, işte o zaman ben tepki göstermeye başlayınca da aldılar arabaya koydular. ”

Tutuklanma aşamasında kendilerine ‘Bir ifade varmış’ dediklerini aktaran Yıldırım, dosyalarda gizlilik kararı olduğunu aktardı.

“CEZA İÇERİSİNDE TEKRAR CEZA YAŞATIYORLAR”

Eşinin 1996 ölüm orucu direnişçisi olduğunu kaydeden Zeynep Yıldırım, eşinin kapalı yerde kalamayacağına dair raporunun olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Cezaevinden kalan bir rahatsızlığı var. Wernicke-Korsakoff. % 80 engelli raporu var. Kapalı yerde kalamaz, çalışamaz diye raporu var. Şimdi kaldığı yer, cezaevinde küçük bir koğuş. Ayrıca havalandırmaların üzerine teller gerilmiş, bu ayrıca insanlara bir işkence. Havayı bile görmeyi engelliyorlar. Ceza içerisinde tekrar tekrar ceza yaşatıyorlar. % 80 engelli raporu olan bir insan sürünerek gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Hala dosyasında da gizlilik kararı var. ‘Ya benim gibi düşüneceksiniz, biat edeceksiniz’ diyor şu anki sistem ya da ‘yaşama şansınız yok’ diyor. Biz de biat etmeyeceğiz. Benim eşim rahatsız. Eşime olabilecek her hangi bir şeyde buradaki herkes sorumludur.”

“İKİ AY İLAÇLARI VERMEDİLER”

Eşine iki ay boyunca ilaçlarının verilmediğini, iki ay sonra avukatları ve götürülen raporlar sayesinde ilaçlarının verildiğini belirten Zeynep Yıldırım, iki ay ilaçlarını alamamasının, hastalığının daha da ilerlemesine sebep olduğunu kaydetti. Yıldırım, cezaevinde beslenme koşullarının da kötü olduğunu belirtti.

“CEMEVİ İÇİN PARA TOPLAMA SUÇ SAYILMIŞ”

Eşinin cemevine üye inançlı bir insan olduğunu olduğunu vurgulayan Zeynep Yıldırım, “Alevi inancının tam anlamıyla hayata geçmesi için çaba sarf eden, her türlü asimilasyona karşı olan biriydi” dedi.  Yıldırım, avukatların gülerek, ‘Haydar abi, cemevi için zorla para toplamış’ dediklerini belirtti.

Zeynep Yıldırım, eşinin cemevi için para toplamasının suç sayıldığını belirterek, “Evet biz kapı kapı dolaşıp para topladık, topluyoruz da bunu hiç reddetmedik. Bu cemevini yaptırmak için. Bu cemevini kendi olanaklarımızla yaptırıyoruz. Bu rızalıktır, bizim inancımızda bu dayanışma vardır. Kimseden zorla para almıyoruz. Suçlamalardan biri bu. Cemevi için para toplama.”

“HALA İDDİANAME ÇIKMIŞ DEĞİL”

Zeynep Yıldırım, altı aydır eşinin tutuklu olduğunu ve hala bir iddianamenin bile hazırlanmadığını söyledi. Yıldırım, “Sorulduğunda da hiçbir cevap verilmiyor. Doğru dürüst hastaneye götürülmüyor. ‘Dışarıda katledebildiğimizi edelim, edemediğimizi cezaevlerinde edelim diye’ düşünülüyor herhalde. Başka nasıl bir açıklama getireyim ki % 80 raporu olan bir insanı öyle tutuyorsa bunun açıklamasını mantık alır gibi değil” şeklinde konuştu.

ADALETSİZLİKLERE KARŞI BİRLİKTELİK ÇAĞRISI

Tüm kamuoyuna çağrıda bulunan Zeynep Yıldırım, “Sadece Alevi kurumlarına değil kendine insanım diyen herkese bu çağrıyı yapmak istiyorum. İnsanlar düşündüğü gibi yaşamak ister ve Alevi kimliğiyle de yaşamak ister. Herkesin tek düzeyde yaşaması bence çok da sağlıklı değil. Biz kimsenin inancına laf etmeyiz. İnancından dolayı saldırmayız. Bu yanıyla bütün insanım diyen herekse adaletsizliklere ve haksızlıklara karşı mücadele etmeye ve birlikte olmaya çağırıyorum” dedi.

PSAKD’LİLERİN TUTUKLANMASINA TEPKİ

Öte yandan önceki günlerde 16 PSAKD Erzincan Şube yöneticisi ve üyesinin tutuklanmasına da tepki gösteren Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, “Nerede bir adaletsizlik, eşitsizlik ve haksızlık varsa onun karşısında duracağız, durmaya da devam edeceğiz. Bizi yok saymalarına asla izin vermeyeceğiz” dedi.

Tutuklanan PSAKD üyelerine Alevi örgütlerinin yeterince sahip çıkmadığını belirten Zeynep Yıldırım,  sebebini şöyle açıkladı:

“Biz kendi özümüzü yeterince yaşamıyoruz. Kendi dilimizde asimilasyona uğradık, var olan korkularımızla asimilasyona uğruyoruz. Kendi çıkar kaygılarımıza düşüyoruz onun için inançlarımızdan ödün veriyoruz. Oysa bizim inancımızda çıkar yoktur, toplumsal çıkar vardır. Bireysel çıkar hiç olmamış bu inançta. Onun için toplumsal çıkar değerlerini öne alırsak bu doğrultuda da hareket edersek biz sahip çıkarız.”

“BEDELLER AĞIR OLSA DA TOPYEKUN KARŞI ÇIKMALIYIZ”

Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, baskılara ve tutuklamalara karşı nasıl tavır göstermeleri gerektiğini ise şöyle açıkladı:

“Bu örgütlülüğü daha güçlendirip alanlarda da saflarını belirlemeli. Ben, o, diğeri değil. Bugün Pir Sultan’a gelen yarın onların kapısını çalacak. Benim eşim gitti ses çıkarmadık, Cevahir gitti sadece basın açıklamalarıyla geçirdik, ama en son ne oldu bir şubemizi neredeyse kapatma durumuna geliyorlar. Yarın başka yerde başka şeyler de yapılabilir bu böyle devam ettiği sürece. Sen sorununa sahip çıkmazsan kimse senin sorununa da sahip çıkmaz, sana yardımcı da olmaz.

Toplumun en dinamik güçlerinin cezaevinde olduğunu biliyorlar. Oradaki insanlarımıza da sahip çıkmak zorundayız. Bu sadece benim eşim özelinde değil. Bu tek tipler gerçekten toplumun değerlerini yok etmek, toplumun kişiliğini yok etmek, toplumsal muhalefeti ortadan kaldırıp tamamen biata yönelik yapılan bir saldırıdır. Bu saldırıya topyekun karşı çıkmadığımızda bedelleri çok ağır olacaktır ve bu bedellerin önüne şimdiden geçelim ki bu kadar büyük bedeller ödemeyelim.” (HABER MERKEZİ)

 

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

pirha.net © 2018