Zainal Abarakov’dan mesaj: Çok kötü bir şey oldu

PİRHA – Dersim’de 5 Ocak’tan bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya hala ulaşılamadı. Aramalar Gülistan’ın en son görüldüğü iddia edildiği Uzunçayır Barajı mevkinde aranıyor. Gülistan’ın arama çalışması 16 gündür bu noktada sürüyor. Dersim’de incelemelerde bulunan Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı heyeti, basın açıklaması yaptı.

Gülistan Doku’nun arama çalışmaları sürerken Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Rosa Kadın Derneği’nden oluşan Diyarbakır Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ağı,  Dersim’’de incelemelerde bulundu.

Doku ailesi, Dersim Barosu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ve birçok kurumla görüşen heyet, olaya ilişkin hazırladığı rapora dair Diyarbakır’da Tahir Elçi Toplantı ve Konferans Salonu’nda açıklama yaptı.

“ETKİN BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİĞİNE DAİR ŞAİBELER”

Rapor şöyle:

“Heyetin izlenimleri ve tespitleri;

  1.  Soruşturma işlemlerinin, soruşturma dosyasının birincil şüphelilerinden Zainal Abarokov’un babasının görev yaptığı Asayiş Şube tarafından yürütülüyor olması, etkin bir soruşturma yürütülmediğine ilişkin şaibelere neden olmaktadır. bu nedenle soruşturmanın Asayiş Şube’ den alınarak tarafsız ve bağımsız bir birim veya kurum tarafından yürütülmesinin sağlanması gerekmektedir.
  2. Soruşturma dosyasında toplanması elzem olan bazı delillerin toplanmamış olması(örneğin Zainal ABAKAROV’ un anne ve babasının çelişkili beyanlarının aydınlatılmaması, ev-araç içlerinde parmak izi, kan, saç kılı, tırnak gibi biyolojik deliller ile şüphe arz edecek eşya ve tüm materyallerin araştırma-incelemesinin yapılmaması) soruşturmanın sıhhatli biçimde ilerlemesini engellemektedir.
  3. Zainal Abarokov’un telefonu ve teknik cihazlarında arama ve el koyma işlemi yapılmamış olması, aralarında geçen konuşmalara dair sadece kişinin kendi rızası ile vermiş olduğu WhatsApp yazışmalarının dosyada bulunması bu soruşturmanın esas olarak intihar ekseninde yoğunlaşmasının başat faktörüdür. Oysa intihara yönlendirme suçu açısından bir değerlendirmenin yapılabilmesi için telefon ve teknik cihazlardan elde edilebilecek deliller hayati bir öneme sahiptir.
  4. Soruşturma dosyasının içeriğine göre bir şahıs, sosyal medya üzerinden, Gülistan’ın zorla arabaya bindirilmeye çalıştığını gördüğünü ve emniyeti aradığını bildirmiştir. Dosya içeriğinde böyle bir emniyet kaydının olup olmadığına yönelik bilgi istenildiğine dair bir müzekkere bulunmamaktadır. Oysa böyle bir ihbar söz konusu ise vakit kaybetmeden 155 kayıtlarının istenilmesi ve belki de soruşturmanın başka bir minvalde sürdürülmesi gerekmektedir.
  5. Aramaların çoğunluğunun suda yapılıyor olması, olayın daha çok intihar ekseninde soruşturulduğunu göstermektedir. Kara aramalarının su aramalarına kıyasen sınırlı oluşu, her iki arama açısından da ekip ve teçhizatın eksikliği hatta bu sebeple suda aramanın sadece günde 4 saat yapılması yeterince etkili bir arama çalışmasının yapılamadığını göstermektedir.
  6. Munzur Üniversitesi’nin Sarısaltuk Viyadüğü(Dinar Köprüsü)’nü ve 1.900 metrelik kamerasız alanı gören bütün kameralarının ve kamera kayıt sisteminin TEKNİK BİR BİLİRKİŞİ HEYETİ aracılığı ile incelenmesi ve Gülistan DOKU ile Zainel ABAKAROV’un 05/01/2020 günü 11:00 sularında bir kafenin önünde konuştuğu görülen görüntülerinin iyileştirilip, dudak okuma yöntemi ile konuşmaların çözümünün yapılması gerekmektedir.
  7. Arama Kurtarma ekiplerinin insan gücü ve teknik teçhizat açısından artırılması ve arama çalışmalarının hem su hem karada paralel olarak devam etmesi gerekmektedir. 

Heyet ayrıca, Gülistan açısından kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun da söz konusu olabileceğini ve Gülistan’ın yaşıyor olma ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtmiş ve soruşturmanın bu kapsamda genişletilmediğine dikkat çekti.

Heyet buna ek olarak soruşturma işlemlerinin, şüphelinin babası olan kolluk görevlisinin çalıştığı Asayiş Şube tarafından yapılmasının şaibeli bir duruma sebebiyet verdiğini belirtti.

Raporda şöyle devam edildi:

“İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi (bundan sonra İHAS olarak anılacaktır) madde 2 ve Anayasa madde 17’de düzenlenen yaşam hakkının usulü boyutunun ihlal edilmemesi için devletlerin etkili soruşturma yükümlülüğü altında olduğu ve kişinin kendisi doğrudan dâhil olmasa bile, yıllardır birlikte çalıştığı arkadaşları tarafından yürütülen soruşturma işlemlerinin etkili bir soruşturma olarak görülemeyeceği konusunda İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin (bundan sonra İHAM olarak anılacaktır) içtihatlarının olduğu hatırlatılmıştır. Savcılık makamı tarafından, şüpheli odaklı yapılan HTS incelemesi ve kameralardan alınan görüntülerle, şüphelinin olayın yaşandığı gün boyunca herhangi bir kopukluk olmadan takibinin sağlandığı ve dolayısıyla şüphelinin tutuklu yargılanmasını gerektirir bir şüphe olmadığı heyete bildirilmiştir. Heyetin, soruşturmanın intihara yönlendirme ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçları açısından incelenmiyor oluşu, dosyada eksik olan soruşturma işlemleri ve soruşturma işlemlerinin Asayiş Şube tarafından yürütülmesinin şaibeli oluşu ile ilgili beyanlarına Savcılık tarafından cevap verilmemiştir.

ÜNİVERSİTEDE MOBBİNG UYGULANMASI

-Munzur Üniversitesi Rektörü Ubeyde İpek ile yapılan görüşmede; Heyetimiz tarafından Gülistan Doku’nun bir öğretim görevlisi tarafından maruz bırakıldığı mobbinge dair sorular sorulmuştur. Sınıfa geç gelen öğrencilerden 5 TL para toplayan öğretim görevlisini şikâyet eden Gülistan Doku’nun rektör ile görüşme talebinin neden reddedildiği, vermiş olduğu dilekçeye dair herhangi bir işlem başlatılıp başlatılmadığı, işlem başlatılmışsa soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve Gülistan Doku’nun arkadaşları tarafından yurtta yapılan ışık açma kapama eyleminden sonra bu eyleme katılan öğrencilerin ailelerinin neden arandığı sorulmuştur.
Rektör Ubeyde İpek, Gülistan Doku’nun vermiş olduğu dilekçenin işleme alındığını ve Cayize isimli öğretim görevlisi hakkında soruşturmanın devam ettiğini belirtmiştir. Yurttaki eylem neticesinde öğrencilerin ailelerinin aranmasının ise kendisiyle bir ilgisi olmadığını keza yurdun Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı olduğunu belirtmiştir. Basına yansıyan haberlerden ve durumun bizzat şahidi olanların tanıklığından da bilindiği kadarıyla, Munzur Üniversitesinde yaşanan ve yine bu Üniversitede çalışan kişiler tarafından gerçekleştiği iddia edilen cinsel taciz ve fuhuş iddiaları sorulmuştur. Rektör, bu konuda ön inceleme yapıldığını fakat herhangi bir şikâyet olmadığından soruşturma açılmadığını belirtmiştir.

“DOSYANIN BİR KISMI KARANLIK”

Dersim Barosu ile yapılan görüşmede; Baro Başkanı Av. Kenan Çetin, Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya dair heyetimize şu ifadelerde bulunmuştur:

“Dosyada Gülistan’ın arkadaşlarının, 3 tane görgü tanığının, erkek arkadaşı ve ailesinin ifadeleri mevcut. Ayrıca HTS kayıtları var. Savcılık görüşmelerine göre evdeki tartışmalarının günü ve saati basında geçtiği şekilde. Tartışmanın yaşandığı akşam öğretmenine gittiği doğru. Ertesi sabah Zainal ile buluşuyor. Görüntüler en son görüntüler. Cumartesi ve pazar günü okulun aktif olmadığını unutmayalım. Tarafımızca Savcılığa Zainal’ın neden ayrıntılı beyanı yok diye soruldu. Bu soru aynı zamanda Savcılığa yazılı biçimde de sunuldu. Aile, üniversite kamerasının görüntülerini izlemiş. Arabalar falan oldukça küçük görünüyor. Kameranın açısı Gülistan’ın durduğu söylenen yeri net göstermiyor. Şoför ise beyanında bana sorulan kişiyi hatırlamıyorum, nerede indiğini yanında kimin olup olmadığını bilmiyorum, demiş. Bu aracın içinde olan kişilerin eşkâli varmış, bu kişilerle ilgili kimlik tespiti yapılmasını istedik. Bu inen kişiler kim? Dosyanın bu kısmı karanlık. Dinar Köprüsünde gördüğünü iddia eden kişiler, yeşil montlu, zayıf yapılı bir kadın olduğunu dile getirmiş. Aile, arabanın bir buçuk kilometreyi 3 dakikada geçtiğini söylüyor o yüzden bu beyanlara pek güvenmiyor, inanmıyor.

ZAİNAL’IN BABASINDAN ANNESİNE ŞİDDET

Arkadaşı Küba’nın ifadesinde Zainal’ın attığı mesajda geçen çok kötü bir şey çıktı cümlesinin bir açıklaması olmamış. Detayı nedir aile de merak ediyor.” Gülistan Doku’nun ailesi yürütülen soruşturmaya dair heyetimize şu ifadelerde bulunmuştur:

“Çocuğun ailesi Gülistan’ı kabul etmiyor sonra işler bozuluyor. Tartışma akşamındaki konuşmalarda ailenin rolü olduğunu düşünüyoruz. Baba, anneye şiddet uygulamış. O sabah Gülistan bu yüzden Zainal’dan özür dilemeye gitmiş. Aile Gülistan’a yoğun biçimde psikolojik ve duygusal şiddet uygulamış. Gülistan bizlerle çok detaylı bir şey paylaşmadı ama evlenmeyi düşünüyorum falan dedi. Rusya’ya gideceğini ve bir Rus’la evleneceğini söylüyordu. Gülistan Zainal’ın annesini sevdiğini dile getirmişti annesine ve ablasına. Zainal’ın ailesiyle de iletişim halindeymiş. Bahsedilen barkodu ve notu biz dosyada görmedik. Diyarbakır Kriminal’a göndermişler.

“GÜLİSTAN’IN İFADELERİ BASIN TARAFINDAN ÇARPITILIYOR”

Ama 30.12.2019 tarihine ait ve soğuk algınlığı sebebiyle olduğunu biliyoruz. Gülistan Doku’nun arkadaşları yürütülen soruşturmaya dair heyetimize şu ifadelerde bulunmuştur:

“İfadelerimizde söylediğimiz şeyler basın tarafından çarpıtılıyor. Örneğin “Munzur’a kendimi atmaya gidiyorum” ifadesi basın tarafından çarpıtıldı. Gülistan normalde de kafa dağıtmak için Munzur’un kenarına giderdi fakat bu farklı yansıtıldı ve intihar edeceğini arkadaşına söylemiş şeklinde basında yer aldı. Oysa gerçek bu değil. Makas mevzusunda da aynı durum oldu bir arkadaşımız kendisinin Gülistan’a verdiği makasa benzediğini ifade etti fakat bu makas o bölümde okuyan bir sürü kişide var. Zainal’ın Gülistan’a daha önce bir kere tokat attığını biliyoruz. Hatta neden ayrılmadığını sorduğum için sonrasında aralarında geçenlerden bana pek bahsetmedi. Gülistan ve Zainal daha önce de iki ay ayrı kalmışlardı. Bunun için intihar edebileceğini düşünmüyorum. Hatta en son ayrılıkta Zainal ara verelim demiş olmasına rağmen Gülistan hayır madem öyle bitsin demiş.

“KORKUYORUM; ÇOK KÖTÜ BİR ŞEY OLDU”

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezinden hukukçular da soruşturmanın eksik yönlerine dikkat çekerek soruşturmanın sadece intihar olasılığı üzerinden yürütülmesine eleştirel yaklaştı.

“Soruşturma tek yönlü gitmemeli. Zainal’ın çelişkili ifadesi var. Olaydan bir gün öce ‘Korkuyorum, çok kötü bir şey oldu…’ içerikli whatsapp yazışmaları var. Böyle bir mesaj atıyor arkadaşlarına. Bu konu irdelenmedi. Polis ifadesinde bunların hiçbirinin sorulmaması, sorgulanmaması çok ciddi eksikler barındırmaktadır.”

(HABER MERKEZİ)

 

buy azithromycin online